Bir Kötü Bir Mahalleyi Bozabiliyor…
İyilik iddiasında bulunan yüz kişi bir kötüyü düzeltmezken, bir kötü virüs gibi etrafının hepsini bozabiliyor. O sebeple sürekli olarak kötüler ve kötülük artmaktadır.
Herkes iyi olduğunu iyilik istediğini” söylüyor ama iyilik yapmıyor, iyiye taraf olmuyor.
Kötüye ve kötülüğe karşı olduğunu iddia ediyor ama çıkar, korku, ırk, partizanlık sebepleriyle kötüye taraf olabiliyor.
Kötüler ‘bir’ olurken, iyiler basit sebeplerle birbirlerini yiyor.
Kötüler ırk, parti dinlemeden kötü ve kötüleri savunurken, “iyilik” iddiasında bulunanlar kendileri dışında kimseyi kabul etmiyorlar. Kötülere gösterdikleri müsamahayı birbirlerine göstermiyorlar.
Kötüler kötülükten vazgeçmezken, “iyilik” iddiasında bulunanlar çeşitli bahanelerle iyilikten vazgeçebiliyor.
On ‘iyi’ bir kötüyü susturmazken, susturamazken; bir kötü on ‘iyiyi’ susturabiliyor.
Kötülerin gösterdiği cesareti maalesef ‘iyilik’ iddiasında bulunanlar göstermiyor. Kötüler daha kararlı gözükürken maalesef ‘iyilik’ iddiasında bulunanlar aynı kararlılığı göstermiyor.
“İyi ve iyiden yana” olduğumuzu iddia ediyoruz ama maalesef hayatın gerçeğinde güç ve çekindiğimiz kötüden yana olabiliyoruz. Güç ve makamın insanları bozduğunu söylüyoruz. Ama etrafınıza ve hayatın gerçeğine bakın! Güç ve makamı olan, çok yalan konuşan ve kendini öven, ağzı bozuk, şiddet yanlısı insanların etraflarının çok daha kalabalık olduğunu göreceksiniz.
İyilik istiyorsak! Öncelikle samimi ve dürüst olmalıyız. Söylediklerimiz ve yaptıklarımız uyumlu olmalı. Çıkar ve tarafa göre değil, ilkeler üzerinden hayatı ve insanları değerlendirmeliyiz. Bir şey kötüyse, kim yaparsa da kötüdür. Bir şey iyi ise, muhaliflerimiz de yaparsa iyidir.
İnsanın en önemli ve belirleyici özelliği Adil ve Dürüst olmasıdır. Bunun gereği olarak İyi olması, iyiliğe taraf olması ve kötülüğe karşı olmasıdır. İsim, sıfat ve İnsanların yakınlığından ziyade, bu ilkelere bağlı kalınmalıdır.
Kötüye ve kötülüğe sahip çıktıkça, kötülerin çoğalmasına sebep olarak kötü oluruz. Irk, parti, akraba… Hiçbir gerekçeyle kötülüğü gizlememeli ve taraf olmamalıyız. Kötü ve kötülüğe taraf olmakla ancak kendi değerimizi düşürür ve kötülüğün yayılmasına sebep oluruz.
Kötülük; bozulmuş meyve, pis koku ve virüs gibidir. Bulunduğu ortamı da bozar, hasta eder. Bu sebeple ‘iyilik’ iddiasında bulunanlar kötüye ve kötülüğe taraf değil, karşı olarak tedavi etmeye çalışmaları gerekir.
Toplumların huzur ve ilerlemesi; Hak, Adalet, Dürüstlük, Güven, Çalışmak… İyiliği emretme ve kötülüklerden menetmeyle doğru orantılıdır. Bu değerlere bağlı kaldıkça toplum huzur bulur. Aksi ise toplumu kendi ellerimizle tahrip etmektir.
Kötüye karşı, iyiden taraf olmada dürüst olunmalı. Bütün farklıklara rağmen toplum yararına olan Hak, Adalet, Dürüstlük, İyiden yana ve kötülüğe karşı erdemlerinde toplumsal birliktelik sağlanmalıdır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.