Dosta Yasak, Düşmana Serbest!
Geçtiğimiz hafta Dünya, bir taraftan Yemen’de ABD ve terör rejiminin çıkarmak istediği bölgesel savaş ihtimali ile ABD’nin New York şehrinde 22 Eylül-28 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen BM 81. Genel Kurulu’na odaklandı.
BM Genel Kurulu’nda önemli olaylar yaşandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan başta olmak üzere birçok devlet başkanı Gazze soykırımını BM gündemine taşıyarak, büyük şeytan ABD ve siyonist terör rejiminin Gazze, Batı Şeria, Lübnan, Yemen ve İran’a yönelik soykırım, vahşet ve saldırılarını onların kalesinde anlatma imkânı buldular.
BM’nin utanç verici tarihine kara bir sayfa olarak yazılan olay ise soykırım suçlusu ve bebek katili siyonist terörist Binyamin Netanyahu’nun genel kurulda önceki yıllarda olduğu gibi konuşturulması oldu. Netanyahu (aslında şeytanyahu) kürsüye çıkacağı için birçok ülke salona hiç gelmedi. Kürsüye çıkınca da çok sayıda ülke delegasyonu protesto eşliğinde salonu terk etti. Azerbaycan, Bahreyn, BAE, Brunei, Fas, Gine, Mali ve Tacikistan gibi kör ihanet bataklığına saplanmış ülkeler salonda kalmayı tercih ettiler. 7 Ekim’den beri 3’üncü defadır protesto edilen Netanyahu, BM binası yakınında da büyük kalabalıklar tarafından protesto edildi.
BM Genel Kurulu sırasında yaşanan en önemli olaylardan biri de İran ve ABD heyetlerinin görüşmesi oldu. Arabulucu ülkelerin girişimiyle gerçekleşen görüşmenin sonucu ne olacak zamanla göreceğiz? Ancak İran’ın açıkladığı 7 günlük anlaşma teklifini, ABD’nin aciz ve yalancı başkanı Trump, teklifi kabul etmediklerini açıklayarak büyük saldırı tehdidinde bulundu.
Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’a saldırılar devam ederken, Yemen ve İran’a yönelik saldırı tehditleri yanında ekonomik boykotla boğma planı da devreye girdi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran’ı ekonomik açıdan tecrit edecek adımlar atılması için dünyanın çeşitli bölgelerine ekipler gönderdiğini açıkladı. İran bankaları ve hava yolu şirketlerini hedef alan bir dizi kararı memnuniyetle karşılayan Bessent, “Talimatım üzerine, ülkelerle temas kurmak ve İran rejimine karşı harekete geçmelerini istemek için dünyanın dört bir yanına ekipler gönderildi. Bu çabalar sonuç veriyor” dedi. Türkiye ve Umman’ın İranlı özel hava yolu şirketi Mahan Air’in uçuşlarını durdurduğunu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ise İran hava yolu şirketlerinin bütün uçuşlarını yasakladığını belirtti.
Wall Street Journal ise, ABD Hazine Bakanlığından üst düzey bir yetkilinin bu ay bölge ülkeleri ve Avrupa’yı dolaşarak İran’ın ticaret ortaklarına, Tahran’la mı yoksa Washington’la mı ticaret yapacakları konusunda seçim yapmaları gerektiği uyarısını ilettiğini yazdı. Gazeteye göre bu ticari baskının sonuçları görülmeye başlandı.
Gazete, son günlerde İran Hava Yolu şirketlerinin bölgedeki kritik uçuş bağlantılarının kesildiğini, ülkenin başlıca ticari bankasının ise Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye’de işlem yapmasının engellendiğini belirtti.
Bu açıklamalar doğru mu diye düşünenlere bir hatırlatma yapalım; 19 Eylül’de basına yansıyan haberlerde gördük ki, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), İran merkezli Bank Mellat’ın İstanbul’daki Türkiye Merkez Şubesi’nin faaliyet iznini kaldırdı ve bu karar Resmî Gazete'de yayımlandı.
Bu kararın ne anlama geldiğini kamuoyu tam anlamamışken, şimdi de ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarının devreye girmesiyle maalesef 21 Eylül’den itibaren THY, Ajet ve Pegasus havayolları şirketleri İran uçuşlarını durdurdular. Aynı şekilde İran Mahan Air’in İstanbul ve Ankara uçuşları da 21 Eylül’den itibaren durduruldu.
Şimdi bu kararları alanlara soralım: Türkiye, ABD’nin sömürgesi mi? Yoksa kolonisi mi? ABD’nin yaptırım kararına uyarak komşu ve kardeş ülke İran’a karşı bu kararı neden alıyorsunuz? Peki, aynı kararlılığı neden siyonist terör şebekesine karşı almıyorsunuz? Neden terör rejimine Türkiye’den uçaklar ve gemiler serbestçe kalkıyor? Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı her fırsatta hedef alan ve tehdit eden terör rejimine serbest, ama komşu ve kardeş ülke İran’a uçuşlar yasak öyle mi?
Pezeşkiyan’ın dediği gibi: “Atom bombası israilde, denetçiler İran'da”
Siyonist katiller sürüsü soykırım yapıyor lakin yaptırım İran’a uygulanıyor. İran’a uçuş yasak, terör rejimine serbest öyle mi? Dosta yasak, düşmana serbest mi? Sizin kardeşlikten ve ümmet olmaktan anladığınız bu mu?
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.