Biz Bize Yeteriz, Başka ‘Düşmana’ Gerek Yok!
“Dünyanın en zalim yarattığı kimdir?” diye sorulsa, eminim ki çoğumuz “İnsan” diye cevap verecektir.
İnsanın, insana ve çevreye verdiği zararı, hiçbir hayvan vermiyor. Hiçbir hayvan cinsine karşı bu kadar saldırgan değil.
Gün geçmiyor ki, sudan bahanelerle kavga etmiyor, birbirimizi öldürmüyoruz. Kimse bu cinayetleri ekonomik sebeplere bağlama kolaycılığına kaçmasın. Yanlış teşhis, hastalığın ilerlemesine; çözümü başka yerde aradığınızda da sorunun büyümesine sebep olursunuz. Fakir- fukara geçim derdindedir. Onun kimseyle uğraşacak, ego yarıştıracak zamanı ve niyeti yok. Evet sistemin, yasaların etkisi var ama sorun öncelikle bizim anlayışımızdan kaynaklanmaktadır.
Dé u bav, heta ji zaroké xwre bejin “Léxe kurémin léxe” bu kavga ve cinayetler bitmez. Şiddeti, dövmeyi, adam öldürmeyi marifet sandığımız ve bununla övündüğümüz sürece kavga ve cinayetler durmaz. Dövme, korkutma, tehdit ederek yıldırma, öldürme gibi utanılması gereken kötülükleri, üstünlük gördüğümüz sürece, bu kötülüklere teşvik etmiş olacağız.
Adam, zulüm ve haksızlığa karşı ‘Devrim’ istediğini söylüyor ama sistem yerine, komşu ve köylüsüne saldırıyor. Halk için mücadele ettiğini iddia eden, halka saldırıyor, hesap soruyor.
Bir başkası ‘Milliyetçi olduğunu ve Bağımsızlık’ istediğini söylüyor ama emperyalistler yerine, kendi komşusuna ve sınıf arkadaşına saldırıyor. Milleti için mücadele ettiğini söyleyen, milletine saldırıyor ve hesap soruyor.
Bir başkası ‘Dini’ yaşamak ve davet etmek istediğini söylüyor ama zalim ve emperyalistler yerine, kendi din kardeşine tekfir kılıcıyla saldırıyor.
Adam! Hızını denediği arabasıyla son sürat gelip arkadan bana çarpıyor. % 100 suçlu olduğu halde, şikâyetçi olmamam için “Bak hacı, biz adam öldürmüşüz, bize iğne batırana çuvaldız batırırız” diyerek kendince tehdit ediyor.
Bir başkası benden aldığı bir daire parasını vermemek için ağzını bozarak, bağırıp çağırarak… Yıldırmaya çalışıyor…
Bu kötülükleri ve sahiplerini ayıplayıp tecrit etmedikçe, kavga ve cinayetler bitmez. Şiddeti, insanları korkutarak sindirmeyi ayıplamadıkça, kavga ve haksızlıklar bitmez.
Kibirli, kıskanç, kötü insanlar, kendi ayıplarını örtmek için başkalarını kötülerler. İşyerinde sürekli bana iftiralar ederek dedikodu yapan böyle bir arkadaşın, kendi yaptıklarıyla beni suçladığını duymuştum. Atölyeye döndüğümde onu karşımda görünce, karşısında dikilip “Yahu bütün mesaiyi, kadroyu size bırakmışım, Allah için benden ne istiyorsunuz?” dediğimde, adamın renginin attığını ve donduğunu görünce mahcup oldum. Meğer elimde boru anahtarı ve hırsla söyleyince arkadaş tedirgin olmuştu. Hemen durumu yumuşatmaya ve alttan almaya başladım. Sonra da dönüp gitmek istedim. Ben döndükten sonra kendine gelen arkadaş arkamdan “ Bak heci senden korkmuyorum” diye seslendi. Bende “Ya Rabbi çok şükür… Benden korkmuyor. Arkadaşlar hepiniz şahit olun… Benden korkmuyor. İnsan ancak iftiracıdan korkar, kalleşten korkar, hırsızdan korkar… Kötülerden korkar. Ve şahit olun ki bu arkadaş benden korkmuyor” ve arkadaşa dönerek “ Ve ben senden çook korkuyorum” dedim. Adam afalladı ve bir cevap veremedi.
Şiddeti kutsamak ve İnsan öldürmek en büyük suçlardandır. Şiddeti üstün gelme, hakkı bastırma aracı olarak görme kavga ve öldürmelere sebeptir. Öldürmek, korkutmak, yıldırmak, dövmek övünülecek değil, ayıplanması ve utanılması gereken kötülüklerdir. Toplum olarak bu kötülükleri ve sahiplerini ayıplamamız gerekir. Başta aile, okul ve minberlerde Hak, Adalet, Ahlak, İnsanın kutsallığı işlenmeli; devlet de silah ruhsatı, kontrol ve cezayı müeyyide olarak üzerine düşeni yapmalıdır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.