Yapıcıoğlu'ndan Adalet Bakanı Gürlek'e Başbağlar'ın yıldönümünde katliamın araştırılması çağrısı
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Başbağlar Katliamı'nın 33'üncü yıl dönümü münasebetiyle İstanbul'da düzenlenen anma programına katıldı.
Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programda, çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile Başbağlar Katliamı'nda şehid olanların yakınları da hazır bulundu.
Katliamların asıl hedefi ortak değerler
Programın başında, Ortaköy Büyük Mecidiye Camii İma Hatibi Hafız İsa Bilecen Kur'an-ı Kerim'in tilavet etti, ardından sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi.
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, programda yaptığı konuşmada, "5 Temmuz 1993… 33 masum insan, 33 şehit… 1990'lı yıllar, gerçekten memleketin belki bir daha yaşamak istemediği pek çok karanlık olayın yaşandığı yıllar. Rabbim bir daha o acıları bu millete yaşatmasın. 5 Temmuz aynı zamanda Urumçi Katliamı… Bundan birkaç gün önce de 26 Haziran'da Diyarbakır Silvan'a bağlı Yolaç Köyü'nde yine benzer bir katliam yaşandı. Birkaç gün sonra 11 Temmuz'da Srebrenitsa Katliamı'nın yıl dönümü. Tetikçiler aynı, hep aynı karanlık zihniyet, bizi biz yapan değerlere saldırdı. Orada sadece masum insanlara değil aslında ortak bir kimliğe saldırı yapıldı." diye konuştu.
"Ortak hayaller kurduk ve ortak bir geleceği birlikte inşa etmeye mecburuz"
Yapıcıoğlu, "Doğu Türkistan nere, Srebrenitsa nere... Diyarbakır nere, Erzincan nere… Biri Boşnak biri Türk, biri Kürt ama hepsinin ortak bir değeri vardı. Hepsi aynı kıbleye yöneliyor, aynı Allah'a inanıyordu. Hepsi birbirine kardeşti. 33 sene önce bir 5 Temmuz akşamı, 33 aziz şehidimize sıkılan kurşunlar aslında sadece onları bedenlerine sıkılmamıştı. Bizi biz yapan değerler hedefteydi. Bin yıldır bu topraklarda kardeşçe yaşadık, kardeşliğin hukukunu icra ettik. Yeri geldi ortak vatanımızı savunmak için omuz omuza birlikte cephelerden cephelere koştuk. Ortak acılarımızı paylaştık, ortak hayaller kurduk ve ortak bir geleceği birlikte inşa etmeye mecburuz. Ancak birileri bu ortaklığın nasıl biteceğini çok iyi biliyor.
O yüzden bizi biz yapan ortak değerlerimize saldırıyorlar. Bizi biz olmaktan çıkarıp fırkalara, kavimlere, mezheplere, partilere ya da başka şeylere bölmek istiyorlar. Partilerimiz, mezheplerimiz, anadillerimiz, yaşadığımız şehirler farklı olabilir ama bizi biz yapan değerler ortaktır ve sayılamayacak kadar çoktur. Allah'ın izniyle onlar bu değerlere saldırdıkça şuuru büyütecekler. Allah'ın izniyle ortak değerlerimize saldırdıkça bir taş bile koparamayacak, daha fazla kenetlenmemize yol açacaklar." şeklinde konuştu.

Merhum Aliya Izzetbegoviç'in 'Unutulan katliamlar tekrarlanır" sözüne atıf yaparak konuşmasını sürdüren Yapıcıoğlu, katliamları yapanların zihniyetini bilerek tedbir almak adına yaşanan katliamların unutulmaması gerektiğini ifade etti.
Aliya Izzetbegoviç'in "Bizi toprağa gömdüler ama tohum olduğumuzu bilmiyorlardı" sözünü de hatırlatan Yapıcıoğlu, "Evet, belki Başbağlar'da 33, Urumçi'de 187, Srebrenitsa'da 8 binden fazla, Susa'da 11 kardeşimizi toprağa gömdüler ama o tohumlar yeşerdi, meyveye durdu ve inşallah kıyamete kadar meyve vermeye devam edecek."
Başbağlar için adaletin yerini bulması adına Adalet Bakanı'na seslenen Yapıcıoğlu, zaman aşımına uğrayan Başbağlar Katliamı dosyasına da bir el atılmasını, altında yatan sebeplerin, faillerin kimler tarafından yönlendirilip kimler tarafından korunduğu, davanın neden 1400 kilometre öteye taşındığının araştırılmasını talep etti.
Başbağlar Katliamı'nın 33'üncü yıl dönümü münasebetiyle hazırlanan basın metnini okuyan Başbağlar Derneği Başkanı Erhan Aydınlı, katliamın yaşanma şekline ve sonrasında gelişen olaylara değinerek katliamın kurulacak bir komisyon ile araştırılması ve adaletin yerini bulmasını istedi.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.