Molla Beşir Şimşek: "Kurtuluşun yolu vahdetten geçiyor"
Her yıl bir tema ile Mevlid-I Nebi etkinliği düzenleyen Peygamber Sevdalıları Vakfı, bu yıl "Vahdet ve kurtuluş Önderi Hazreti Muhammed" temasıyla etkinliler düzenlemeye devam ediyor.
İstanbul Bağcılar Meydanı'nda düzenlenen Mevlid-I Nebi etkinliğinde konuşan Molla Beşir Şimşek, İslam dünyasının içinde bulunduğu duruma ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Şimşek, Müslümanların yaşadığı sorunların temelinde birlik eksikliğinin yattığını ifade etti.
"Ey Müslümanlar! Biz niye bu haldeyiz? Niye Aksa'mıza sahip çıkamıyoruz? Niye Gazze'mize sahip çıkamıyoruz? Niye oradaki kardeşlerimize bir bardak su ulaştıramıyoruz? Niye bu zillete boyun eğiyoruz? Niye elimizi düşmanımıza açıyoruz? Umudumuzu onlara bağlıyoruz. Bu zilletin sebebi ne? Bu zayıflığın sebebi ne? Düşmanın çok güçlü olmasından mıdır gerçekten?" diye sorular soran Molla Beşir Şimşek, şöyle konuştu:
"Hayır! Kesinlikle hayır! Bu zilletin en büyük sebebi, ümmet olarak, Müslümanlar olarak, ihtilaflarımızdır. Birbirimize düşmemizdendir. Birbirimize sırt çevirmemizdendir. Kur'an'ın ayetlerini hayatımızdan çıkarmamızdandır. Peygamber Efendimiz'in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nasihatlerine kulak asmayışımızdandır."

Peygamber Sevdalıları Vakfı Genel Başkanı Molla Beşir Şimşek
Konuşmasına bir Hadis-i Şerif ile devam eden Molla Şimşek, "Sakın tartışmayın, Tekbir! Münakaşa etmeyin, birbirinizle uğraşmayın ey Müslümanlar! Dağılırsınız, parça parça olursunuz, gücünüz düşer, kafirlerin kalbindeki heybetiniz kaybolur." dedi. Şimşek şöyle konuştu:
"Evet, işte bu oldu. O yüzden kıymetli Müslümanlar bu çilelerden, dertlerden, zilletten kurtulmamızın tek çaresi var. O da özümüze dönmektir. Kur'an'a kulak vermektir. Peygamber'in sünnetine yapışmaktır. Bu hakikatleri hayatımıza yer edinmektir. Başka çaresi yoktur. Bir an önce bunu gerçekleştirmemiz lazım. Bakın biz, vahdet içerisinde olduğumuz zamanlardaki ecdadımıza bakın. Selahaddin-i Eyyubiler, Nureddin-i Zengiler, ümmeti bir araya getirerek Kudüs'ü fethetmediler mi siyonistlerin elinden? Bizans'ın Haçlıların elinden kurtarmadılar mı?"
Hazreti Muhammed'e tabi olmakla güçlenileceğine dikkat çeken Molla Beşir Şimşek, "Peki, Fatihler bu memleketleri nasıl fethetti? Kürdüyle, Türküyle, Arabıyla, Acemiyle, omuz omuza cephelerde oldukları zaman fetihler gerçekleştirdiler. Malazgirt ruhuyla, Çanakkale ruhuyla ne muhteşem zaferlere imza attı ecdadımız. O ruh neydi? O ruh Kur'an'i ruhtu. O ruh İslam'i ruhtu. Peygamber Efendimiz'e ittiba'ın beraberinde getirdiği güçtü. Başka bir şey değildi. Demek ki biz vahdet içerisinde olduğumuz zaman izzetli olmuşuzdur." ifadelerini kullandı.
"Birbirimizle uğraşmayı bırakmamız lazım"
İslam ümmetin içerisinde olduğu duruma dikkat çeken Şimşek, "Baksanıza şu halimize. Bağdat'ı kaybettik. Suriye'yi kaybettik. Filistin'i kaybettik. Sudan'ı, Mısır'ı kaybettik. Ama kendimize gelemedik. Hala ne yapıyoruz? Hala mezhep ihtilaflarıyla birbirimizi yiyoruz. Hala meşreplerle birbirimizi yiyoruz. Hala birbirimizin ırkıyla meşgul oluyoruz. Oysa bir bakın düşmanımıza. Düşman çocukları vurduğu zaman bu çocuklar Şii'midir? Sünni midir, ayırt ediyor mu? Gazze'de Sünnileri öldürdü, Lübnan'da Şiileri vuruyor, bugün İran'da aynı şekilde Şiileri vuruyor, Sünnileri vuruyor. Onlar bunu ayırmıyorlar. Akan kan neticede Müslüman'ın kanıdır. Bırakalım bu ihtilafları, birbirimizle çekişmeyi bırakalım. Ancak bunu yapmadığımız zaman vallahi bu bebeklerin katili biz oluyoruz. Bu yıkılan mukaddesatların yıkılışında bizim emeğimiz vardır. Böyle büyük bir vebal hem dünyada hem ahirette zillettir. O yüzden bir an önce aklımızı başımıza almamız lazım. Birbirimizle uğraşmayı bırakmamız lazım." şeklinde konuştu.

"Müslüman Müslümanın kardeşidir, ona buğz etmez"
Molla Beşir Şimşek, konuşasına şöyle devam etti:
"Müminler öyle insanlardır ki, onların Müslüman kardeşlerine bir zulüm yapıldığı zaman, birbirinin mezhebinden, meşrebinden, ırkından, coğrafyasından konuşmazlar. Ne yaparlar? Kafire karşı, Amerika'ya karşı, israile karşı, zalimlere. Karşı birbirlerine yardım ederler.
Gazze'yi vurdular, biz ne dedik? İran'ı vuruyorlar, Şii'dir diyoruz. Lübnan'ı yıktılar efendim, başka bir şey söylüyoruz. Yarın kim bilir hangimizin kapısında olacak bu musibetler? Onun için kıymetli Müslümanlar, Peygamber Efendimiz'in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'Birbirinize hased etmeyiniz, birbirinize buğz etmeyiniz, kin beslemeyiniz, düşmanlık yapmayınız. Birbirinize sırtınızı çevirmeyiniz.' Müslüman, Müslümanın ancak kardeşidir. Ona buğz edemez, ona sır çeviremez, onu düşmanına teslim edemez, neme lazım diyemez.' Mezhebini öne çıkarıp onu yalnız bırakamaz. Irkını, coğrafyasını sebep göstererek onu düşmana teslim edemez. Neticede hepimiz Müslümanız. Müslüman kardeşine biri zulüm ettiği zaman onu zalimle yalnız bırakamaz. Biz bunu başaramadığımız müddetçe Gazzeler bitmez, İranlar bitmez, Lübnanlar bitmez, Sudanlar bitmez, Afganistanlar bitmez ve Doğu Türkistanlar bitmez bitmez.
Bunun çaresi budur. Bunun çaresi kafire yalvarmak değildir. Allah aşkına bir bakın ne hale geldik. Bugün artık gözümüz bir ruh hastası Netanyahu'nun ve bir ırz düşmanı çocukların ırzına geçen, onların kanını döken, onların kanını emen vampir Trump gibi vahşilerin ağzına bakıyor hale gelmişiz. Ümmet hiçbir zaman bu kadar zillet içerisine girmemişti. O yüzden ne yapıp edip ne yapıp edip kendimize dönmemiz lazım. Daha neyi bekliyoruz? Bakmaz mısınız düşman bizi birbirinden ayırt etmiyor. Kafirlerin dini ayrı, dili ayrı, ırkı ayrı, her şeyleri ayrı olduğu halde, hatta birbirlerini. İnkâr ettikleri halde, yek vücut olup Müslümanların tepesine bombalar yağdırıyor da Müslümanların dini bir, Kıblesi bir, kitabı bir, peygamberi bir, her şey bir, bir, bir olduğu halde... Hala neye takılıyoruz be? Yazıklar olsun o Müslüman'a ki bugün bile hala Amerika'yı görmezden geliyor. israili görmezden geliyor da şunun mezhebini öne çıkarıyor. Bunun ırkını öbürünün coğrafyasını yazıyor, çiziyor."

"İzzet yine Müslümanların olacaktır"
Şimşek son olarak şu ifadeleri kullandı: "Kürdiyle, Türküyle, her türlü rengiyle Peygamber Efendimizin etrafında bir araya geldiyse Allah'ın izniyle bu. Meydandaki Peygamberi sevda, Peygamberi itaat, Kur'an'a ve sünnete mutabaat ruhu memleketleri, ülkeleri, bütün İslam coğrafyasını fevç fevç içine alacak ve o zaman izzet yine Müslümanların olacaktır. Allah-u Teala günleri bize çabuk göstersin. Kendimize gelmeyi bize nasip etsin. Kardeşimize sahip çıkma izzetini bize versin. Kafirin eline bakma zilletinden bizi muhafaza etsin."


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.