Dr. Demir: Hepatit virüsleri karaciğere enfeksiyon yaparak iltihaplanmaya neden olan hastalıklardır
Halk arasında "sarılık" olarak adlandırılan hastalıklar çoğunlukla hepatit virüslerine bağlıdır. Hepatit virüsleri A, B, C, D ve E olmak üzere sınıflandırılır ve bu virüslerin temel özelliği karaciğeri enfekte ederek iltihaplanmaya (hepatit) yol açmalarıdır. Ancak sarılık, hepatitin kendisi değil; bazı hepatit türlerinde ortaya çıkabilen bir belirtidir.
Konu hakkında Enfesksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynel Abidin Demir, İLKHA mikrofonuna önemli açıklamalarda bulundu.
Demir, özellikle A ve E'nin kronikleşmediğini, vücutta kalıcı olarak yerleşmediğini belirterek, grip veya nezle gibi dönemsel hastalıklar oluştururduğunu kaydetti.
Hepatit virüslerin karaciğere enfeksiyon yaparak iltihaplanmaya neden olan hastalıklar olduğunu ifade eden Demir "Hepatit, aslında karaciğerin iltihaplanması anlamına gelir. Hepatit virüsleri ise karaciğere enfeksiyon yaparak iltihaplanmaya neden olan hastalıklardır. Bu hastalıklar geniş bir yelpazede bulunur ve A, B, C, D, E olarak sınıflandırılır. Bu gruplar arasında hepatit A ve E kronikleşmez, vücutta kalıcı olarak yerleşmez. Grip veya nezle gibi dönemsel hastalıklar oluştururlar. Vücuda bulaştıklarında yaklaşık 10 ila 15 günlük bir inkübasyon periyodu geçirirler. Bu hastalıklar belirli bir dönem karaciğerde yüksek düzeyde iltihaplanmaya neden olduğundan, gözlerde ve vücutta sararma görülür; bu nedenle halk arasında 'Sarılık' olarak bilinirler. Temelinde karaciğerin enfekte olması yatmaktadır." şeklinde aktardı.
"Hepatit B'nin aile içi geçiş öyküsü sıkça görülür"
Bulaşma yolları ve korunma yöntemleri hakkında bilgi veren Demir "Hepatit A ve E tek seferlik enfeksiyon yaparken, hepatit B ve C yüksek düzeyde kronikleşme potansiyeline sahiptir. Bulaşma yolları ve korunma yöntemleri: Hepatit A ve E daha çok dış kaynaklıdır; meyve-sebzelerle, sanitasyon ve hijyen kurallarının ihmal edildiği durumlarda bulaşabilir. Özellikle gebeleri etkileyebilir. Hepatit B ve C ise kan yoluyla, cinsel ilişki yoluyla, küçük travmalar veya yaralar sonrasında ya da ameliyat gibi tıbbi müdahaleler sırasında kişiden kişiye geçebilir. Hepatit B'nin aile içi geçiş öyküsü sıkça görülür. Kronikleşen hepatit B ve C, zamanla karaciğer yetmezliği veya karaciğer kanseri gelişmesine neden olabilir. Günümüzdeki karaciğer kanserlerinin çoğunluğu bu iki hastalıktan sonra ortaya çıkar." ifadelerini aktardı.
"Dünyada hepatit C daha ön planda iken, Türkiye genelinde hepatit B daha yaygındır"
Demir, aşı ve tedavi durumları hakkında da değinerek, şu ifadeleri kullandı:
"Hepatit A ve B için aşı mevcuttur, ancak hepatit C için henüz aşısı bulunmamaktadır. Dünyada hepatit C daha ön planda iken, Türkiye genelinde hepatit B daha yaygındır. Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde hepatit B görülme sıklığı çok daha yüksektir; bölgemizde yaklaşık her iki kişiden biri bu hastalıkla karşılaşmış durumdadır. Hepatit C'nin herhangi bir aşısı olmasa da, son 15 yıl içinde geliştirilen ilaçlarla üç aylık tedaviyle yüzde 99 oranında tamamen iyileştirilebilir. Hepatit B için tedavi mevcuttur ancak hastalığı tamamen ortadan kaldırmaz; hasta genellikle ömür boyu ilaç kullanmak zorunda kalır. Bu durum ilaç etkileri ve maliyet açısından istenmeyen bir durumdur. Bu nedenle hepatit B'nin bulaşmasını önlemek önemlidir ve bunun için aşısı kullanılabilir. Ülkemizde herkesin hepatit B durumunun kontrol edilmesi önerilir. Hepatit B için 'Hbs Ag' ve koruyucu antikor düzeyini gösteren 'Anti Hbs' gibi parametreler incelenirken, hepatit C için 'Anti HCV' testi yapılır."


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.