İhsan Pınar

İhsan Pınar

Aramızdaki Güven Ve Umudu Yok Ettiler!

Aramızdaki Güven Ve Umudu Yok Ettiler!


Güven ve umudunu yitirmiş bir toplum, yönlendirilmeye ve kullanılmaya elverişli hale gelmiş demektir.
Kur’an bizi saptıran şeytana karşı uyarmaktadır. Eskiler bir şeytan bilirlerdi. Şimdi büyük şeytanlar Amerika, İngiltere, Fransa, Siyonistler… Ve içimizden türlü vaatlerle kandırdıkları milyonlarca işbirlikçileri var. Ve esas gücü bu işbirlikçilerden alıyor ve bunların yardımıyla her taraf saldırıyor, işgal ediyor ve sömürüyorlar. Şeytandan beklenti umuduyla uşaklık edip, kendi toplumlarına karşı çıkanların huzur bulmaları mümkün değildir. Acı tecrübelerle gördüğümüz gibi, şeytan sizi başkalarına karşı kullanır; işi bitince de sizi de harcar. Oysa Siyonist ve emperyalistlere karşı takınılan tavır, kendi halklarına ve komşularına karşı gösterilse, sorunlar çözülür ve barış sağlanır.
Bunu bilen Siyonist ve emperyalistler; ırkçılık, mezhepçilik, milliyetçilik, partizanlık, sağcılık – solculuk, ilericilik- gericilik… Farklılıklarıyla bizi ayrıştırır ve çatışmaya teşvik ederler. Oysa kendi ülkelerinde tüm farklılıkları ortak yaşam etrafında, barış içinde bir arada tutarlar.
Algı operasyonları ve kara propagandalarla aramızdaki güven ve umudu yok ettiler. Artık kimseye kimseye güvenmez duruma geldiği için, asıl düşman olan Siyonist ve emperyalistlerden medet umar duruma getirildik. Oysa sağcı-solcu, İslamcı, Devrimci, Milliyetçi… Birbirlerini dinleseler, temel insani haklarda aynı şeyi istediklerini görecekler.
Farklı tanımlar yapılsa bile, hepsi de Emperyalist ve Faşizme karşıdırlar.
Hepsi de sömürgeciliğe ve işgallere karşıdırlar.
Hepsi de özgürlük ve temel insani haklardan yanadırlar.
Hepsi de Adalet istiyor ve sistemin Adil olmasını istiyor.
Hepsi de ülkedeki zengin fakir ve maaşlar arasındaki adaletsizlik ve uçuruma karşıdırlar.
Hepsi de sosyal adalet, herkese insanca bir yaşama taraftırlar. Ama gel gör ki, bunlar arasına sokulan fitnelerle birbirlerine düşman gösterilerek, birbirlerini dinlemeleri ve ortak ses olmaları engelleniyor.
Sadece farklı fikirler ayrıştırılmıyor. Aynı fikir ve ideolojileri savunanlar arasında bile nifak sokulmaktadır. Birçok hareket, savunduğunu iddia ettiği değerlerin aksine ve zararına davranmaktadır.
Devrimci kardeşim; Adına hareket ettiğini iddia ettiği halkın inanç ve kültürüne saldırmaktadır. Kendisine teslim olmayana ajan, işbirlikçi… İthamlarıyla suçlamakta ve güç bulması halinde cezalandırmaktadır. Aynı tavrı kendisine katılmayan aynı fikirdeki yoldaşlarına da yapmaktadır.
Milliyetçi kardeşim; Kendisi gibi düşünmeyen, kendisi gibi konuşmayan, kendi partisine ve ideolojisine katılmayan, milletini “ajan, hain, işbirlikçi…” ithamlarıyla suçlayarak, ayrışma ve güvensizliğe sebep olmaktadır.
Hikmet ve güzel sözle davet etmesi gereken Müslüman kardeşim; Tekfir kılıcıyla etrafına saldırmakta, birlik ve kardeşlik yerine, ayrışma ve kötü imaja sebep olmaktadır.
Adalet, barış ve Özgürlük için her şeyde aynı olmak zorunlu değil ve mümkün de değil. Bilakis bunu dayatmak faşistliktir. Temel insani haklarda beraberlik gerekir. Eğer Milliyetçiler kendi aralarında ayrışma ve düşmanlığa sebep olmasa, aksine birbirlerine güven verselerdi, şimdiye kadar on defa bağımsız ülke sahibi olmuşlardı.
Eğer Müslümanlar Kur’an ve Resulün yoluna uysalardı, ümmet bilinciyle kardeşliklerini sağlayıp, adalet ve barış içinde dünyanın en güçlü ve örnek devletin sahibi olacaklardı.
Kur’an uysalardı, kardeş olurlar ve emperyalistler İslam topraklarını işgal ederek, katil siyonsit devletini kuramazlardı. İçlerinde hain yöneticiler ve işbirlikçiler olmasaydı, bu katliam ve işgali yapamazlardı. Eğer bu hain işbirlikçiler olmasaydı Filistin, islam topraklarında bu kadar operasyon ve saldırlar yapamazlardı.
Davamız, idealimiz ne olursa olsun, öncelikle dürüst ve adil olmalıyız. Kendimize hak isterken, başkalarına haksızlık ve düşmanlık etmemeliyiz. Kendi aslı gücümüze ve farklılıklarına rağmen halkımıza güvenmeliyiz. Halkımıza ve komşularımıza karşı, yeryüzünün şeytanları emperyalist ve Siyonistlerden bir beklenti ve işbirliği içinde olmamalıyız. Kendi aramızda adalet ve güveni sağlamaya çalışmalıyız…

Selam ve dua ile...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İhsan Pınar Arşivi