Zihinleri işgal eden tehdit: Dijital bağımlılık
Dijital dünya düzeninde insanların karşı karşıya kaldığı sorunlara ilişkin İLKHA muhabirine konuşan Uzman Psikolog Servet Aşan, çağımızın en büyük çelişkisinin insanın sahip olduğu onca bağlantıya rağmen hiç olmadığı kadar gerçeklikten uzak olması, yalnızlık çekmesi olduğunu söyledi.
"Yapay bir dünyada, insani duyguları çeşitli çelişkilerle hissetmeye çalışıyoruz"
Aşan, "Dijital dünya, insana sınırsız imkânlar sunarken farkında olmadan sınırları olan bir hayat da dayatıyor. İnsan, artık yaşadığı anın kendisinden çok, o anın nasıl göründüğüyle ilgileniyor. Görünür olmak, var olmakla karıştırılıyor. Bana kalırsa çağımızın en büyük çelişkisi, insanın hiç olmadığı kadar bağlantıda ama hiç olmadığı kadar kendine, gerçekliğe uzak olmasıdır. Yapay bir dünyada, insani duyguları çeşitli çelişkilerle hissetmeye çalışıyoruz. Bu durumda, insanın yaşama dair motivasyonunu ciddi derecede kırabiliyor." diye konuştu.
"Düşünmek bazen hiçbir şey yapmamaktır"
Dijital bağımlılıkta en büyük riskin insanın kendi zihni üzerindeki hâkimiyetini kaybetmesi olduğunu aktaran Aşan, "Dikkat dağınıklığı, sürekli uyarılma ihtiyacı, sosyal karşılaştırma ve yalnızlık, bu sürecin önemli sonuçları arasında yer alıyor. İnsan; zamanla sıkılmaya, beklemeye, hatta kendi düşünceleriyle baş başa kalmaya tahammül edemez hale gelebiliyor. Oysa düşünmek için bazen hiçbir şey yapmamak gerekir. Yine bir başka risk ise 'Sosyal İzolasyon' dediğimiz bir süreçle de karşı karşıya kalabilmemizdir. Bu süreç de maalesef dijital bağımlılıktan kaynaklı ertelediğimiz buluşmalarımızın, masamızdan kalkamamamızın, sohbet sırasında dikkatimizi telefondan alamamamızın bir süre sonraki seviyesidir. Asosyal bir varlık haline geliyoruz." şeklinde konuştu.
"Teknoloji ilerlerken insan ilişkileri geriliyorsa, ilerlemenin ne anlama geldiğini yeniden sorgulamalıyız"
Gün geçtikçe gerçek hayattan kopan toplumları bekleyen tehlikelere karşı uyarıda buluna Aşan, "Birbirini gören ama anlamayan, konuşan ama dinlemeyen toplumlar ortaya çıkabilir. Empati, sabır ve derinlik, yerini hızla tüketilen ilişkilere bırakabilir. Çünkü insan, yalnızca bilgiyle değil; temasla, deneyimle ve duygusal bağlarla gelişir. Teknoloji ilerlerken insan ilişkileri geriliyorsa, burada ilerlemenin ne anlama geldiğini yeniden sorgulamalıyız." dedi.
"Bir genci hayattan koparan yalnızca ekran değil ekran dışında kendisine anlamlı bir hayat sunulamamasıdır"
Sanal âleme hapsolan gençleri bekleyen tehlikelere de değine Aşan, "Ben gençlerin zombileştiğini değil, dikkatlerinin ve zamanlarının giderek dijital sistemler tarafından yönetildiğini düşünüyorum. Sürekli kısa süreli hazlara maruz kalan bir zihin, uzun vadeli hedeflere odaklanmakta zorlanabilir. Gençlerin sorunu teknolojiyle doğmuş olmaları değil, teknolojiyi nasıl yöneteceklerinin yeterince öğretilmemesidir. Bir genci hayattan koparan yalnızca ekran değildir. Bazen ekranın dışında kendisine anlamlı bir hayat sunulamamasıdır." diye konuştu.
"Temel mesele insan iradesidir"
Dijital emperyalizme karşı alınması gereken en önemli önlemin bir irade ortaya koymak olduğunu aktaran Aşan, son olarak şu ifadeleri kullandı:
"Öncelikle teknolojiyi reddetmek yerine onun karşısında bilinçli bir birey yetiştirmeliyiz. Dijital okuryazarlık, kişisel verilerin korunması, algoritmaların şeffaflığı ve çocukların gelişimsel olarak desteklenmesi önemlidir. Ancak en temel mesele insanın iradesidir. Teknolojinin bize ne yapacağımızı söylemesi değil, bizim teknolojiyi ne için kullanacağımıza karar verdiğimiz bir düzen kurmalıyız. İnsanlık teknolojiye yenildiğinde değil, kendi hayatının öznesi olmaktan vazgeçtiğinde kaybeder. Mesele ekranların ne kadar akıllı olduğu değil, insanın ne kadar bilinçli kalabildiğidir."
Kaynak:İLKHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.