Washington ile Tahran arasında Hürmüz gerilimi: Karşılıklı tehditler ve abluka sürüyor
ABD ile İran İslam Cumhuriyeti arasında savaşın ardından Hürmüz Boğazı üzerindeki gerilim tırmanırken, Washington ve Tahran'dan birbirini hedef alan sert açıklamalar geldi.
Trump, ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerinde "yüzde 100 kontrole" sahip olduğunu savunarak İran'ın buna karşı bir adım atması halinde "çok sert bir darbe" alacağını söyledi. Trump ayrıca İran'a güvenmediğini ifade etti.
ABD Başkanı'nın Hürmüz üzerindeki kontrol iddiası, Washington'ın bölgedeki askeri varlığını ve deniz ablukasını daha da öne çıkardığı bir dönemde geldi.
Tahran ise boğazın yeniden açılması için ABD'nin İran'ın şartlarını kabul etmesi gerektiğini belirtiyor. İran'ın üst düzey güvenlik yetkilileri, Washington'ın tutumunu değiştirmemesi halinde Hürmüz'ün açılmayacağını açıkça ortaya koydu.
İran: ABD şartlarımızı kabul etmeden Hürmüz açılmayacak
İran'ın Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Hürmüz Boğazı'nın ABD'nin İran'ın taleplerini kabul etmesine kadar kapalı kalacağını söyledi.
Rızai'nin aktarılan açıklamalarına göre Tahran'ın şartları arasında İran'ın dondurulan varlıklarının serbest bırakılması ve bölgedeki savaşların sona erdirilmesi bulunuyor. İran özellikle Gazze ve Lübnan'daki savaşların sona ermesini talepler arasında gösteriyor.
Tahran ile Umman arasında Hürmüz'ün geleceğine ilişkin görüşmelerin sürdüğü ve tarafların boğazın yeniden işletilmesine yönelik yeni bir düzenleme üzerinde ilerleme kaydettiği daha önce bildirilmişti. Ancak İran'ın son açıklamaları, tam açılma konusunda Washington'dan siyasi taviz beklediğini ortaya koydu.
ABD ablukası kapsamında gemiye füze saldırısı
Gerilimin yalnızca açıklamalarla sınırlı kalmadığını gösteren son gelişme ise Umman Körfezi'nde yaşandı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a doğru ilerlediğini öne sürdüğü Panama bandıralı "Vela Nova" adlı ticari gemiye müdahale edildiğini açıkladı. ABD Deniz Kuvvetlerine ait bir helikopterin geminin makine dairesine 2 Hellfire füzesi attığı ve geminin dümen sisteminin devre dışı bırakıldığı bildirildi.
CENTCOM, gemi mürettebatının ABD güçlerinin uyarılarına uymadığını savunurken, müdahalenin ardından geminin İran'a doğru ilerleyemediğini açıkladı.
Bu gelişme, ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasının fiilen uygulanmaya devam ettiğini ortaya koyarken, ticari gemilerin de doğrudan askeri müdahalenin hedefi haline gelmesi bölgedeki deniz taşımacılığı açısından riskleri artırıyor.
Kızıldeniz'de de saldırı: 6 kişi hayatını kaybetti
Hürmüz çevresindeki gerilime paralel olarak Kızıldeniz ve Babülmendep'te de deniz trafiğine yönelik saldırılar devam ediyor.
Yemen'de Husilerin kontrolündeki SABA haber ajansı ve El-Mesire televizyonu, Husilerin Babülmendep Boğazı'ndan geçen ve Suudi Arabistan'a ait askeri malzeme taşıdığı belirtilen bir gemiyi hedef aldığını duyurdu.
Yemen Sahil Güvenlik yetkilileri ise Yemen bandıralı "Tihama" adlı ticari geminin Babülmendep'ten geçtiği sırada füze saldırısına uğradığını açıkladı. Saldırıda 6 kişinin öldüğü, 10 kişinin yaralandığı bildirildi. Ölenler arasında 3 Pakistanlı ve 1 Endonezyalı gemi personelinin yanı sıra Yemen deniz kuvvetlerine bağlı 2 kişinin bulunduğu belirtildi.
Husiler, 20 Temmuz'da Suudi Arabistan'la bağlantılı gemilere karşı Kızıldeniz'de deniz ablukası uygulayacaklarını açıklamıştı. Bu tehdidin ardından bazı gemilerin rotalarını değiştirdiği ve Babülmendep çevresindeki deniz trafiğinin azaldığı bildirilmişti.
Gerilim iki kritik deniz geçidine yayıldı
Hürmüz ve Babülmendep'te yaşanan gelişmeler, İran savaşıyla birlikte bölgedeki iki stratejik deniz geçidinin aynı anda ciddi güvenlik baskısı altında kaldığını gösteriyor.
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ndeki enerji sevkiyatının ana çıkış noktası olurken, Babülmendep Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne ve dolayısıyla Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz'e bağlayan kritik güzergâh konumunda bulunuyor.
Washington ile Tahran arasındaki siyasi ve askeri gerilim Hürmüz'de doğrudan karşı karşıya gelirken, Yemen'deki saldırılar krizin Kızıldeniz'e de yayılmasına neden oluyor. Böylece İran'a yönelik ABD ablukası ile Yemen'deki deniz saldırıları, küresel ticaret ve enerji taşımacılığı açısından birbirini besleyen iki ayrı güvenlik krizine dönüşüyor.
Tahran'ın Hürmüz'ün açılması için siyasi şartlar ileri sürmesi, Washington'ın ise boğaz üzerindeki "tam kontrol" iddiasını sürdürmesi, yakın vadede taraflar arasında bir uzlaşmanın kolay olmayacağına işaret ediyor. İran-Umman görüşmelerinde ilerleme sağlandığına ilişkin açıklamalara rağmen Hürmüz'ün tam olarak ne zaman ve hangi şartlarla açılacağı belirsizliğini koruyor.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.