Uzmanlardan kuru göz uyarısı
Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte göz kuruluğu şikâyetlerinde belirgin artış yaşandığı bildirildi. Göz sağlığı kuruluşlarının 2026 verilerine göre, soğuk hava gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olurken, rüzgâr da göz yüzeyini koruyan doğal tabakanın zayıflamasına yol açıyor. Ev ve iş yerlerinde kullanılan kalorifer, klima ve kombi gibi ısıtma sistemleri ise ortam nemini azaltarak göz kuruluğu riskini artırıyor. Uzmanlar, iç mekânlarda ideal nem oranının yüzde 45 civarında tutulmasını öneriyor.
Kış döneminde kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirilmesi nedeniyle dijital ekran kullanımının arttığına dikkat çeken uzmanlar, bilgisayar, telefon ve tablet ekranlarına uzun süre odaklanmanın göz kırpma sayısını önemli ölçüde azalttığını belirtiyor. Normalde dakikada 15 ila 20 kez gerçekleşen göz kırpma hareketinin azalması, göz yüzeyinin kurumasını hızlandırıyor.
Kuru göz sendromunun en yaygın belirtileri arasında yanma, batma, kızarıklık, gözde kum varmış hissi ve bulanık görme yer alıyor. Uzmanlar, rüzgârlı havalarda görülen aşırı sulanmanın da çoğu zaman gözün kuruluğa karşı geliştirdiği refleks bir savunma mekanizması olduğunu ifade ediyor.
Tedavi edilmeyen kuru göz rahatsızlığının zamanla kronikleşerek kornea yüzeyinde hasara ve çeşitli enfeksiyonlara zemin hazırlayabileceği belirtiliyor. Özellikle kontakt lens kullanıcıları, masa başında çalışanlar ve ileri yaştaki bireylerin risk grubunda bulunduğu kaydediliyor.
Göz sağlığını korumak için dış ortamda koruyucu gözlük kullanılması, yaşam alanlarının düzenli havalandırılması, ekran karşısında her 20 dakikada bir uzağa bakılarak gözlerin dinlendirilmesi ve günde en az 2 litre su tüketilmesi tavsiye ediliyor. Uzmanlar, şikâyetlerin artması halinde hekim kontrolünde koruyucu madde içermeyen suni gözyaşı damlalarının kullanılabileceğini belirtiyor.
Kaynak:İLKHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.