Uzmanından dolandırıcılık uyarısı: Korku ve aciliyet oluşturan mesajlara inanmayın
Dijital ortamda vatandaşları hedef alan dolandırıcılık yöntemleri her geçen gün çeşitlenirken, dolandırıcılar banka ve kamu kurumlarının yanı sıra hukuk bürolarının isimlerini kullanarak da vatandaşları tuzağa düşürmeye çalışıyor.
"Adınıza dava açıldı.", "Uzlaştırma dosyanızın son günüdür." veya "Ödeme yapmazsanız hapse gireceksiniz." gibi ifadelerle korku ve panik oluşturan dolandırıcılar, kişilerin şifre ve banka bilgilerine ulaşarak hesaplarını boşaltabiliyor.
İlke Haber Ajansı muhabirine konuşan Av. Ömer Salih Yemez, vatandaşların bu tür girişimlere karşı dikkatli olması gerektiğini belirterek, özellikle gençleri IBAN'larını başkalarının kullanımına vermemeleri konusunda uyardı.
"Dolandırıcılar bu kez hukuk bürolarının adını kullanıyor"
Son dönemlerde sıklıkla karşılaşılan sanal dolandırıcılıkla ilgili bilgi veren Yemez "Son dönemlerde en sık karşılaşılan sanal dolandırıcılık yöntemleri, banka ve kamu kurumlarının adını kullanarak insanları dolandırmaya çalışıyorlar. Bunlarla birlikte yakın zamanda hukuk bürolarının ismini kullanarak da dolandırıcılık yöntemleri başladı. Şu şekilde yapıyorlar: 'Adınıza açılmış bir dava var, son günüdür, iletişime geçin.' ya da 'Uzlaştırma dosyanızın son günüdür, hemen bizimle iletişime geçin.' şeklinde insanları mesaj ve e-mail yoluyla dolandırmaya çalışıyorlar." dedi.
"Dolandırıcılar korku, panik ve aciliyet duygusunu kullanıyor"
Dolandırıcıların vatandaşları tuzağa düşürmek için kullandığı psikolojik ve teknolojik manipülasyonlarla ilgili de Yemez, şunları aktardı:
"Dolandırıcılar genellikle korku, panik, aciliyet veya yüksek kazanç vaadiyle insanları dolandırmaya çalışıyorlar. 'Hesabınız bloke olacak.' veya 'Hakkınızda dava açılmıştır, bugün son günüdür, ödemezseniz hapse gireceksiniz.' veya bir yakınıyla tehdit ederek insanları dolandırmaya çalışıyorlar."
Kişisel verilerin, banka bilgilerinin ve şifrelerin güvenliği hakkında da Yemez "Öncelikle vatandaşların şifrelerini banka personelleri dahil hiç kimseyle paylaşmaması gerekiyor. Burada en büyük sorun, şifreleri kendi rızalarıyla karşı tarafa vermeleri oluyor. Bazı yöntemlerde telefon hacklenerek bu şifrelere de ulaşılabiliyor ama genellikle 'oltalama' (phishing) dediğimiz yöntemle insanları ağına düşürüyor, korku ve panik halinde bu şifreleri insanlardan alarak hesaplarını boşaltabiliyorlar." ifadelerine yer verdi.
Dolandırılan vatandaşlara "suç duyurusunda bulunun" uyarısı
Dijital dolandırıcılığa maruz kalan bir bireyin hukuki ve cezai olarak atması gereken adımlar hakkında da bilgi veren Yemez "Dolandırıcılık yöntemiyle dolandırılan insanların yapması gereken ilk şey banka ve kredi kartlarını hızlı bir şekilde iptal etmek. İlk yapması gereken ve en önemli şey budur. Banka ve kredi kartlarını iptal ettikten sonra delilleri toplamaları gerekiyor. Deliller nelerdir? Dekont varsa dekont, mesaj içerikleri varsa mesaj içerikleri, arama kayıtları varsa bu arama kayıtları, delillerin tamamını toplayıp savcılığa hızlı bir şekilde suç duyurusunda bulunmaları gerekir." şeklinde belirtti.
"Bu 'oltalama' dediğimiz yönteme yaşı ilerlemiş insanlar düşüyor"
Siber suçlarla mücadelede toplum bilincinin artırılması ve teknolojik altyapının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Yemez "Genç insanlar bu konuda daha fazla hassasiyet sahibi. Gençler bilgisayarı ve dijital ortamdaki verileri daha iyi okuyabiliyorlar, anlayabiliyorlar. Dijital okuryazarlıkları toplumun ileri yaştaki insanlarına göre daha iyi. Gençlerin anne babalarına veya daha ileri yaştaki insanlara da bu eğitimi vermeleri gerekiyor. Bu 'oltalama' dediğimiz yönteme gençler dışında daha fazla yaşı ilerlemiş insanlar düşüyor. Onların da bunlara çok dikkat etmesi gerekiyor. 'Polisim, kamu görevlisiyim, hakimim, savcıyım.' diyerek onları dolandırmaya çalışan insanlara prim vermemeleri gerekiyor." diye konuştu.
"Kesinlikle IBAN'larını hiç kimsenin kullanımına vermemeleri gerekiyor"
Son olarak Yemez "Kamuoyunda IBAN dolandırıcılığı olarak da bilinen bir dolandırıcılık yöntemi var. Gençlerimiz kısa sürede para kazanma vaadiyle dolandırılıyor. Burada gençler IBAN'larını başka insanların dolandırıcılık amacıyla kullanmak kastıyla başka insanlara veriyorlar. Burada her gelen para için ayrı bir ceza dosyası açılıyor ve yüzlerce ceza dosyasıyla karşı karşıya kalabiliyorlar. Kısa süreli para kazanma hırsıyla, kısa sürede zengin olma amacıyla bu tür hatalara düşmemeleri gerekiyor. Yüzlerce yıllık cezalarla karşı karşıya kalan gençlerimiz var. Kesinlikle IBAN'larını hiç kimsenin kullanımına vermemeleri gerekiyor." dedi.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.