‘Uydurulan Din, İndirilen Din’ Uydurukçularına Reddiye – 10
Her aile ve din mensuplarını aynı görmek doğru değil. İmtihan ve liyakat gereği, her yer ve her kesim içinde iyi ve kötü insanlar olacaktır. İyilik ve hidayet soy ve coğrafyaya bağlı değildir. Her zaman için firavun saraylarında Musa’lar yetişebileceği gibi, peygamber evlerinde ve soylarında da Nuh’un oğlu gibi küfrü tercih edenler olacaktır. Nerde doğsanız, nerde yaşarsanız nihayetinde herkes layık olduğu tercihi yapacaktır. Hidayet kitabı olan Kur’an’la kimi hidayet buluyor, kimi de küfrünü artırıyor. İmtihan ve liyakat böyle bir şey…
Aynı grup içinde gözüken insanlar bile niyet ve söylem olarak aynı değiller. Aynı fikirleri savunanlar içinde bile kullandıkları üslupla kimileri cezbedici, kimileri itici olabiliyor. Kurulan, kurdurulan birçok örgüt ve grubun liderleri, üye ve taraftarlarıyla niyet ve amaç olarak çok farklı olabilirler. Emperyalistlerce desteklenen bazı lider ve akımlara aldanan çoğunluk, bunları saf duygularla savunup taklit edebiliyor.
İnsanlar, doğal sayılar gibi 0’dan eksi ve artı istikametinde çok farklı noktalarda bulunabilirler. -1 noktasında insan olduğu gibi -101 ve +102 noktasında da insanlar vardır. Biz bu ayırımı yaparken; mevzu edilen olumsuz iddia ve davranışları paylaşmayan kardeşlerimiz üzerlerine alınıp itiraz etmemeli veya tarafgirlik psikolojisiyle savunma pozisyonuna girmemelidirler. Bilakis yanlış buldukları sapma ve rivayetlere Kur’an’ı üslupla itiraz eden kardeşlerimizin; Kur’an, resul ve Müslümanları itibarsızlaştırıcı tavırlar içinde bulunanların yanlışlarına da aynı şekilde karşı çıkmalarını bekliyoruz. Müslümanları ibadetsizliğe ve saygısızlığa itenlere de itiraz etmelerini istiyoruz. Şekil bahanesiyle özün yok edilmesine karşı uyanık olmalarını istiyoruz. Mezhepçi anlayış ve tarikatlardaki yanlışlara karşı çıkarken, Müslüman çocuklarını cami ve cemaatten soğutup deizm ve başıboşluğa yöneltenlere de itiraz etmelerini istiyoruz. Müslümanlar arasında deizmin yayılmasında, katkılarının olmasından dolayı övünenlerden de hesap sormalarını istiyoruz. İslam düşmanı emperyalist ve Siyonistlerin şeytanlıklarına, haricilerin delaletine ve Muaviye gibilerin oyunlarına karşı uyanık olmalarını istiyoruz.
İtham ve eleştirilerde mutlaka ilmi bir delil olmalı ve adil olunmalıdır. İlim ve âlimlerin saygınlığı korunmalı, kendini bilmezlerce maskara edilmelerine itiraz edilmelidir. İtham ve eleştiriler, ilmi ve ahlaki olmalıdır. Hadis, mezhep, tarikat adıyla yapılan yanlışlara karşı çıkıldığı gibi, ‘Kur’an’ bahanesiyle yapılan yanlışlara da aynı şekilde karşı çıkılmalıdır. Müritliği ve taklidi eleştirdikleri gibi, şeyhin yerine hoca ve müsteşriklerin körü körüne taklit edilmesine de itiraz edilmelidir. Müslüman saflarını zayıflatanlara, şüphe ve ayrılık tohumu ekenlere, zan ve iftiralarla Müslümanları ve İslami kültürü karalayanlara da karşı çıkmalarını imanı ve Kur’an’ı bir görev olarak kendilerinden bekliyoruz.
DEVAM EDECEK...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.