Tunus'ta 5 yıl sonra Kays Said'e tepki: "Diktatörlüğe giden yol açıldı"
Tunus'ta Cumhurbaşkanı Kays Said'in 2021 yılında aldığı olağanüstü kararların üzerinden 5 yıl geçerken, başkent Tunus'ta binlerce kişi hükümet politikalarını ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik koşulları protesto etmek için sokağa çıktı.
Habib Burgiba Caddesi'nde düzenlenen gösterilerde eylemciler, "Git." ve "Halk rejimin düşmesini istiyor." sloganları attı. Tunus bayrakları taşıyan göstericiler, hayat pahalılığı, kamu hizmetlerindeki gerileme ve siyasi baskılar nedeniyle Cumhurbaşkanı Kays Said'e tepki gösterdi.
Muhalif çevreler, 25 Temmuz 2021'de başlayan sürecin Tunus'ta "demokratik" sistemin zayıflamasına yol açtığını belirtiyor. Onlara göre Said, parlamentonun çalışmalarını askıya alarak başlayan süreçte zamanla yasama ve yürütme gücünü büyük ölçüde cumhurbaşkanlığı makamında topladı ve ülkeyi tek adam yönetimine yaklaştırdı.
Göstericiler ve muhalifler, geçen 5 yıl içerisinde Tunus'ta siyasi çoğulculuğun gerilediğini, muhalif siyasetçilere yönelik operasyonların arttığını ve bazı siyasi isimlerin tutuklanmasının demokrasi açısından ciddi sorun oluşturduğunu belirtiyor.
Ekonomik kriz tepkileri büyütüyor
Protestoların yalnızca siyasi taleplerle sınırlı olmadığı, ekonomik sorunların da halkın tepkisini artırdığı belirtiliyor.
Tunuslular, artan fiyatlar, hayat pahalılığı, alım gücündeki düşüş, temel ürünlere erişimde yaşanan sıkıntılar ile yaz aylarında sıklaşan su ve elektrik kesintilerinden şikâyet ediyor.
Muhalif siyasetçiler, ekonomik sorunların derinleşmesinden Cumhurbaşkanı Said yönetimini sorumlu tutarken, toplumun farklı kesimlerinden insanların siyasi görüşlerinden bağımsız olarak mevcut durumdan rahatsız olduğunu ifade ediyor.
Tunus'taki "Nefs" hareketinin temsilcileri, gösterilerin amacının mevcut siyasi sürece karşı çıkan farklı kesimleri bir araya getirmek olduğunu belirterek, ülkedeki yönetim krizinin ve ekonomik sorunların çözülmesi çağrısında bulundu.
25 Temmuz süreci tartışılmaya devam ediyor
Kays Said, 25 Temmuz 2021'de parlamentonun çalışmalarını askıya almış, ardından parlamentoyu feshetmiş ve cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yönetim sürecini başlatmıştı. Daha sonra kabul edilen yeni anayasa ile cumhurbaşkanının yetkileri genişletilmişti.
Said, attığı adımların bir "darbe" değil, Tunus devletini çöküşten kurtarmaya yönelik bir "düzeltme süreci" olduğunu savunuyor. Cumhurbaşkanı, eski siyasi elitleri yolsuzluk ve ülkeyi kötü yönetmekle suçlarken, kendisine yöneltilen otoriterleşme eleştirilerini reddediyor.
Ancak muhalifler, Said'in uygulamalarının kurumları zayıflattığını ve Tunus'u 2011 devrimi sonrası kurulan siyasi sistemden uzaklaştırdığını ifade ediyor.
"Diktatörlüğe dönüş" tartışması
Tunus'ta 2011 yılında başlayan Arap Baharı sürecinin en önemli örneği olarak gösterilen ülke, son yıllarda ekonomik darboğaz ve siyasi gerilimlerle karşı karşıya bulunuyor.
Muhalif kesimler, geçen 5 yıllık süreçte Kays Said yönetiminin "tek adam yönetimine" dönüştüğünü ve cumhurbaşkanının devlet kurumları üzerindeki kontrolünü artırdığını belirterek onu "diktatörlüğe giden yolu açmakla" suçluyor.
Said taraftarları ise eski siyasi yapıların ülkeyi istikrarsızlığa sürüklediğini ve güçlü bir yönetimin ekonomik ve siyasi sorunları çözmek için gerekli olduğunu iddia ediyor.
Tunus'ta önümüzdeki dönemde siyasi gerilimin seyrini, ekonomik krizle mücadele ve muhalefetin örgütlenme kapasitesi belirleyecek.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.