Soğuk hava ve enfeksiyonlar kalbi zorlayabiliyor!
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, sonbaharda kalp sağlığını korumak için alınması gereken 9 önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Soğuk havalarda vücut ısısını koruyabilmek için damarların daralmasının kan basıncını yükseltebildiğini ve kalbin iş yükünü artırabildiğini belirten Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, enfeksiyonların, hareketsizlik ve değişen beslenme alışkanlıkları da kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.
Prof. Dr. Cebeci, "Özellikle koroner arter hastalığı, hipertansiyon ve kalp yetmezliği olan kişilerin sonbahar ve kış aylarında daha dikkatli olmaları gerekir. Kişisel risk faktörlerini kontrol altında tutmak ve mevsim koşullarına uygun önlemler almak kap ve damar sağlığını korumak açısından çok önemlidir." dedi.
Ağır egzersizden kaçının
Düzenli egzersizin kalp sağlığının vazgeçilmez bir parçası olduğunu ancak özellikle sabah saatlerinde soğuk havada yapılan yoğun fiziksel aktivitelerin, kalbin üzerindeki yükü artırabildiğini ifade eden Prof. Dr. Cebeci, "Soğuk nedeniyle damarların daralmasına yoğun eforun getirdiği kalp hızı, kan basıncı ve oksijen ihtiyacı artışı da eklendiğinde risk oluşabilir. Bu nedenle özellikle sabahları ağır egzersizden kaçınmak, ısınma hareketlerini ihmal etmemek ve hava koşullarına uygun giyinmek gerekir." diye belirtti.
Gribi hafife almayın
Prof. Dr. Cebeci, "Sonbahar ve kış aylarında yaygınlaşan solunum yolu enfeksiyonlarının özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişilerde kalp krizine dek ciddi sorunlara neden olabilir. Bu nedenle el hijyenine dikkat etmek, ortamları uygun şekilde havalandırmak, hasta kişilerle teması azaltmak ve hekimin önerdiği aşıları yaptırmak kalp sağlığı açısından da büyük önem taşır." diye ekledi.
Hava soğuk diye eve kapanmayın!
Hava sıcaklığının düşmesiyle açık havada geçirilen sürenin azalmasının, günlük hareketliliğin de gerilemesine yol açabildiğine işaret eden Prof. Dr. Cebeci, "Oysa fiziksel aktiviteyi tamamen bırakmak; kilo artışı ve metabolik risklerin kötüleşmesi gibi sonuçlar doğurabilir. Kalbi korumak için hava koşullarına uyum sağlayacak şekilde giyinmeli, düzenli yürüyüş yapmalı, egzersiz seçenekleri hekimle birlikte belirlenmelidir." dedi.
Yemeklere tuz eklemeyin!
Prof. Dr. Cebeci, önerilerine şöyle devam etti:
"Özellikle kalp yetersizliği bulunan kişilerde fazla sodyum alımı, vücutta sıvı birikmesine neden olabilir, kan basıncının kontrolünü ve vücut ağırlığını olumsuz etkileyebilir. Fazla tuz tüketimi, hipertansiyon riskini de artırabilir. Bu nedenle yemeklerin tadına bakmadan tuz ekleme alışkanlığından vazgeçmek ve sofrada tuzluk bulundurmamak önemlidir. Kalp yetersizliği bulunan kişilerin tuz ve sıvı tüketimini ise hekimlerinin önerilerine göre düzenlemeleri gerekir.
Değişen beslenme düzenine dikkat edin!
Soğuk havalarda beslenme düzenine dikkat edilmeli; sebze, meyve, tam tahıl, baklagil ve balık gibi besinlere ağırlık verilmelidir. Aşırı kalorili, kızartılmış ve işlenmiş gıdalar sınırlandırılmalı; hazır soslar, turşular ve salamura ürünler gibi tuz içeriği yüksek besinlerin tüketimi azaltılmalıdır. Kalp yetersizliği olan kişilerin beslenme ve sıvı tüketimiyle ilgili mutlaka hekimlerine danışması gerekir.
Tansiyon, kolesterol ve kan şekerinizi kontrol ettirin
Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol kalp ve damar hastalıkları riskini artıran önemli etkenlerdir. Bu nedenle tansiyon, kan şekeri ve kolesterol düzeylerini düzenli olarak kontrol ettirmek, hekim kontrollerini aksatmamak ve reçete edilen tedavileri önerildiği şekilde uygulamak gerekir. Hipertansiyon hastalarının ilaç dozlarını hekimlerine danışmadan değiştirmemeleri veya ilaçlarını kesmemeleri önemlidir."
Kalp hastalığınız varsa belirtilerdeki değişimi önemseyin
Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, “Kalp yetersizliği bulunan kişilerin vücut ağırlıklarını, bacaklarında şişlik olup olmadığını, nefes darlığı yaşayıp yaşamadıklarını ve egzersiz kapasitelerini takip etmeleri gerekir. Yeni gelişen nefes darlığı, dinlenme esnasında solunum güçlüğü veya kısa sürede belirgin kilo artışı, gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektirebilir. Yeni başlayan ya da devam eden göğüs ağrısı, göğüste baskı veya sıkışma, şiddetli nefes darlığı, soğuk terlemeyle birlikte göğüs rahatsızlığı, bayılma ya da ciddi çarpıntıyla birlikte baş dönmesi gibi belirtiler kesinlikle göz ardı edilmemelidir.” ifadelerine yer verdi.
Kirli havalarda maske takın
Sonbahar ve kış aylarında hava kirliliğinin, damar işlevleri ve kalp ve damar sağlığı üzerinde olumsuz etkilere yol açabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Cebeci, "Kalp sağlığını korumak için yalnızca hava sıcaklığına değil, hava kalitesine de dikkat etmek gerekir. Hava kirliliğinin yüksek olduğu günlerde açık havada geçirilen süreyi ve yoğun dış ortam egzersizini azaltmak, gerektiğinde uygun koruyucu maske kullanmak faydalı olabilir." dedi.
Tütün ürünlerinden, pasif içicilikten, e-sigaradan uzak durun
Prof. Dr. Bekir Sıtkı Cebeci, “Sigara ve diğer tütün ürünleri damar yapısına zarar vererek kalp ve damar hastalıkları riskini artırabilir. Pasif içicilik de kalp sağlığını olumsuz etkiler. E-sigaralar da kalp ve damar sağlığı açısından zararsız değildir. Bu nedenle tütün ürünlerinden ve e-sigaralardan uzak durmak, sigara dumanına maruz kalmamak gerekir. Alkol tüketimi de kan basıncını yükseltebilir ve kalp ritim bozuklukları riskini artırabilir.” şeklinde konuştu.
Kaynak:İLKHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.