Şanlıurfa'da STK temsilcilerinden Küresel Sumud Filosu'na yapılan saldırılara tepki

Şanlıurfa'da STK temsilcilerinden Küresel Sumud Filosu'na yapılan saldırılara tepki
Gazze’de yaşanan insan hakları ihlalleri ve Küresel Sumud Filosu’na yönelik müdahaleye tepki gösteren STK temsilcileri, uluslararası hukukun hiçe sayıldığını belirterek, İslam ülkeleri başta olmak üzere tüm dünyaya ‘sessiz kalmayın’ çağrısında bulundu.

Gazze’de devam eden saldırılar ve uluslararası sularda yardım filosuna yönelik müdahale, sivil toplum kuruluşlarının tepkisini artırdı.

Düzenlenen basın açıklamasında STK temsilcileri, yaşananların yalnızca bölgesel değil küresel bir vicdan meselesi olduğunu vurguladı.

Filistin’de yaşanan gelişmeler ve Küresel Sumud Filosu’na yönelik son müdahale sonrası sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek kamuoyuna açıklamalarda bulundu.

Temsilciler, yaşananların insanlık adına kabul edilemez boyutlara ulaştığını ifade etti.

Yapılan açıklamalarda, yaşananlara karşı daha güçlü bir duruş sergilenmesi gerektiği dile getirildi.

Siyonist rejimin Küresel Sumud Filosuna karşı yaptığı saldırılar hakkında İLKHA mikrofonuna açıklamalarda bulunan Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcileri yapılan saldırıların son bulması adına basın açıklaması düzenlendiğini ifade etti.

Prof. Dr. Celil Abuzer

“Vicdan sahibi her insanın harekete geçmesi gerekiyor”

Küresel Sumud Filosuna yapılan bu saldırının savaş suçu olduğunu vurgulayan Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden Prof. Dr. Celil Abuzer, “Maalesef haydut haydutluğunu yaptı, huyudur değişmez. Biz bunu aslında uzun süredir şahitlik ediyoruz; ama her defasında ‘Acaba bir şeyler olur mu?’ diye bakıyoruz. Ama huylu huyundan vazgeçmiyor. Yine haydut İsrail, kendi açısından yapması gerekeni yaptı ve sırf insani duygularla, vicdani duygularla Filistin'deki, Gazze'deki masum insanlara, bebeklere, çocuklara, kadınlara yardım amaçlı yola çıkan; dini, ırkı, milleti farklı olan ve ortak insani duygularda birleşmiş olan bir avuç insanın başlatmış olduğu Sumud Filosu’na yine uluslararası sularda, yani kendi karasularında da değil, uluslararası sularda—ki bu açık bir savaş suçudur—çağdaş dünyanın gözü önünde, maalesef gözümüzün içine baka baka yine haydutluğunu ortaya koydu ve buradaki insani davranışlara, insani eylemlere engel olmaya kalktı. Buradaki o masum insanları esir alarak götürdü. Bu, insanlığın yüz karasıdır. Aslında sözün bittiği noktadadır. Artık vicdan sahibi her insanın harekete geçmesi gerektiği bir durumdayız. Özellikle birazcık vicdanları varsa uluslararası kuruluşlar bu anlamda yapması gerekenleri yapmalıdır. Aksi takdirde israil, aslında bütün bu yaptıklarıyla vicdanlardaki düşmanlığı, ona karşı olan kin ve nefreti daha da büyütmektedir. Aslında İsrail bütün bunlarla kendi sonunu hazırlamaktadır. İnşallah o son yakındır. Şafağın en yakın olduğu zaman, karanlığın en koyu olduğu zamanlardır; şu süreçlerde onu yaşıyoruz. İnşallah israil'in sonunu, yıkıldığını, kahru perişan olduğunu hep birlikte göreceğimiz günlere kavuşacağız. Rabbim bizleri onlara memur eylesin inşallah; onları yok etme hususunda bizi görevlendirsin inşallah.” şeklinde konuştu.

Veysel Toprak

“Türkiye'nin Filoda esir alınanlar için gerekli adımları atmasını istiyoruz”

Sumud Filosundaki kişilerin kurtarılması için acil bir şekilde yetkililerin çalışmalarda bulunması gerektiğini dile getiren Günyüzü Derneği Başkanı Veysel Toprak, “İnsanlığın vicdanı olan küresel Sumud Filosuna dün akşam bir saldırı oldu. Zaten haydut bir devlet olduğunu dünya kabul etmişti; ancak bugün uluslararası sularda bu hadisenin olması gerçekten bütün insanlığı yaraladı. Dolayısıyla bu saatten sonra artık bu yapının sınır tanımadığı ve bütün dünyada mazlumlar üzerinde bu zulmü yapabileceğini gösterdiği ortadadır. İslam ülkeleri bu manada, hele ki uluslararası sularda, bu cani yapıya karşı gerekli duruşu göstermez ise demek ki Amerika gibi her istediği yerde, her istediği ülke üzerinde bu tahakkümünü sürdürmeye devam edecek ve daha da cesaretlenecektir. Dolayısıyla biz, Sumud Filosundaki o vicdan sahibi insanlara buradan şükranlarımızı sunuyoruz. Çünkü bütün insanlık adına yola çıktılar ve şu anda uluslararası sularda tutuklu vaziyetteler; yani aslında o cani yapı tarafından gasp edilmiş durumdalar. Biz insanlık olarak ve Türkiye'deki Müslümanlar olarak sesimizi yükseltmek zorundayız. Bütün İslam âleminin de sesini yükseltmesi gerekmektedir. Bu manada o kardeşlerimizin bir an önce o yapının elinden kurtarılması için Türkiye'nin gerekli adımları atmasını temenni ediyoruz. Ayrıca olayın Yunanistan’a çok yakın bir bölgede gerçekleşmesi de dikkat çekicidir. Bu durum Yunanistan’ın tavrını da gözler önüne sermiştir. Biz Türkiye'deki Müslümanlar olarak Yunanistan’a şu hatırlatmayı yapıyoruz: Dedelerinin denize döküldüğünü unutmamalıdırlar. Tarih tekerrürden ibarettir. O kardeşlerimizin bir an önce kurtulup yurtlarına dönmeleri için dua ediyoruz. Bugün burada sivil toplum kuruluşları olarak üzerimize düşeni yapmaya çalıştık. Rabbim inşallah o kardeşlerimizin ve tüm ümmetin yardımcısı olsun.” ifadelerine yer verdi.

Faik Doğan

“İnsan hakları ihlallerinin boyutu haddi hesabı geçmiştir”

Amerika ve avrupa ülkelerinin siyonist rejimin yaptıkları katliama ortak olduklarını ifade eden Umut Kervanı 2 Bölge Koordinatörü Faik Doğan, “Sivil toplum kuruluşları olarak buraya toplanmamızın ve basın açıklaması düzenlememizin sebebi, dünyadaki bütün insanların bir nevi vicdanının temsili olarak burada toplanmış olmamızdır. Malumunuz olduğu üzere siyonist çete, uluslararası hukuku ve insan haklarını hiçbir hak hukuk tanımadan ihlal ediyor ve maalesef bunlara hesap soran, yargılayan bir kimse de yok. Bizim uluslararası hukuk dediğimiz şey başta Amerika olmak üzere genelde Avrupa'nın elinde yürüdüğü için maalesef onlar da siyonist çeteyi bu noktada ne durduruyorlar ne de herhangi bir engel oluşturuyorlar. Tam aksine, yaptıkları bütün katliamlara ve zulümlere ortak olmaktadırlar. Gerçekten bugün sadece Gazze'de değil, Filistin'de ve Filistin'in Batı Şeria'sında, Kudüs'te insan hakları ayaklar altına alınmaktadır. Şu anda 7 Ekim'den bu yana Gazze'de başta olmak üzere, son zamanlarda Batı Şeria ve Kudüs'te olan işkenceler ve insan hakları ihlallerinin boyutu haddi hesabı geçmiştir. Artık bunun detayına vakıf olan insanlar insanlığından utanmalıdır. Dünyadaki bütün insanların vicdanı olarak sembolik şekilde Sumud Filosu yola çıktı. Fakat yine siyonist çete, her zamanki gibi uluslararası hukuku da tanımaksızın uluslararası sularda insanlara müdahale etti ve onları bir nevi esir aldı. Dolayısıyla vatandaşı olan bütün ülkeler bir araya gelip siyonist çeteyi durdurmalıdır.” dedi.

Şanlıurfa'da STK temsilcilerinden Küresel Sumud Filosu'na yapılan saldırılara tepki

Şanlıurfa'da STK temsilcilerinden Küresel Sumud Filosu'na yapılan saldırılara tepki

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.