Trump cephesine yargıdan destek: Yüksek Mahkeme'den azınlık oylarına darbe
Karar, özellikle Louisiana eyaletinde siyah seçmenlerin temsil gücünü artıran ikinci çoğunluk-siyah seçim bölgesini ortadan kaldırırken, eleştirmenlere göre azınlıkların siyasi etkisini sistematik biçimde zayıflatmanın önünü açtı. Hukukçular ve sivil haklar savunucuları, bu adımın 1965 tarihli Voting Rights Act kapsamında yer alan ve ayrımcı sonuçlar doğuran seçim düzenlemelerini engelleyen 2. maddeyi işlevsiz hale getirdiğini savunuyor.
Mahkemenin muhafazakâr çoğunluğunun kaleme aldığı gerekçede, ayrımcılığın yalnızca "kasıt" üzerinden değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Ancak muhalif yargıçlar bu yaklaşımın, pratikte ayrımcılığın kanıtlanmasını neredeyse imkânsız hale getirdiğine dikkat çekti. Karara şerh düşen yargıçlardan Elena Kagan, düzenlemenin neredeyse ölü bir metne dönüştürüldüğünü belirterek sonuçlarının ağır olacağı uyarısında bulundu.
Kararın ardından konuşan Trump, kararı "büyük bir zafer" olarak nitelendirerek Cumhuriyetçi eyaletlerin seçim haritalarını yeniden düzenlemek isteyeceğini söyledi. Bu açıklama, eleştirmenler tarafından "siyasi çıkar için seçim sisteminin yeniden dizayn edilmesi" çağrısı olarak yorumlandı.
Demokrat Senatör Raphael Warnock ise kararı Amerikan demokrasisi için yıkıcı bir geri adım olarak nitelendirirken, eski Başkan Barack Obama eyalet meclislerinin artık azınlık oylarını partizanlık kılıfı altında sistematik biçimde zayıflatabileceğini ifade etti.
Trump yönetiminin davaya verdiği destek ve ispat standardının yükseltilmesi yönündeki baskısı, eleştirmenlere göre bu sonucun önünü açan en kritik faktörlerden biri oldu. Sivil haklar örgütleri, kararın Cumhuriyetçi çoğunluğun elindeki eyaletlerde seçim bölgelerinin yeniden çizilerek Demokratların güçlü olduğu bölgelerin parçalanmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Kararın zamanlaması da dikkat çekti. Kasım ayındaki Kongre seçimleri öncesinde gelen bu adımın, Temsilciler Meclisi'ndeki kırılgan dengeleri Cumhuriyetçiler lehine değiştirme potansiyeli taşıdığı değerlendiriliyor. Louisiana'da ise Cumhuriyetçi Vali Jeff Landry'nin, yeni seçim haritalarının hazırlanabilmesi için ön seçimleri ertelemeyi gündeme alması, sürecin siyasi müdahalelerle hızlandırılabileceği yorumlarına neden oldu.
Uzmanlara göre karar, yalnızca mevcut seçim döngüsünü değil, ABD'de uzun yıllardır süren seçim adaleti tartışmalarını da yeni bir evreye taşıyor. Özellikle 2013 yılında yine Yüksek Mahkeme'nin Oy Hakları Yasası'nın başka bir maddesini zayıflatmasının ardından, bu son kararın azınlık seçmenlerin korunmasına yönelik kalan mekanizmaları da ciddi biçimde aşındırdığı ifade ediliyor.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.