Kongo'daki Ebola salgınında vaka sayısı 5 bini aştı: Ölüm oranı bazı bölgelerde yüzde 70'e ulaştı
Salgının ülkenin en uzak ve ulaşılması güç bölgelerinde görülmesi, güvenlik sorunları, yerinden edilmeler ve yoğun nüfus hareketleri, sağlık ekiplerinin müdahalesini zorlaştırıyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), mevcut salgının tarihteki diğer Ebola salgınlarından daha hızlı yayıldığını bildirirken, mevcut hızın 2014-2016 yıllarında Batı Afrika'da yaşanan ve 11 binden fazla kişinin ölümüne yol açan salgını geride bırakabileceği uyarısında bulundu.
DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, salı günü düzenlenen toplantıda yaptığı açıklamada, salgının hızla yayıldığını ve ulusal ve uluslararası yayılma riskinin yüksek olduğunu belirtti.
Tedros, salgının kontrol altına alınmaktan hâlâ uzak olduğunu vurguladı.
Salgından en ağır etkilenen bölgelerden Ituri eyaletinin başkenti Bunia'da görev yapan hemşire Thérèse Anyiya, ağır çalışma koşulları ve ödemelerde yaşanan sorunlar nedeniyle sağlık çalışanlarının tükenme noktasına geldiğini söyledi.
Bazı sağlık çalışanlarının maaşlarının ödenmemesi nedeniyle greve gitmesi, salgına karşı yürütülen müdahalede yaşanan sorunları daha da görünür hale getirdi.
Anyiya, salgının yönetilme biçiminin sağlık çalışanları üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu belirterek, yöneticilerin durumu ciddiye almaması halinde sağlık çalışanlarının da görevlerini bırakabileceği uyarısında bulundu.
Mevcut salgına yol açan Bundibugyo virüsü için onaylanmış bir aşı veya tedavinin bulunmaması, sağlık ekiplerinin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri.
Yeni vakaların önemli bölümünün daha önce izlem altına alınan kişiler dışından çıkması da virüsün hızlı şekilde yayıldığını ve sağlık ekiplerinin salgını takip etmekte zorlandığını gösteriyor.
Salgından en fazla etkilenen Ituri eyaletinde güvenlik sorunları da müdahaleyi sekteye uğratıyor. Sağlık çalışanlarının hedef alınması nedeniyle salgına müdahale çalışmaları ciddi risk altında yürütülüyor.
Aru bölgesinde şüpheli bir vakanın bildirilmesinin ardından pazartesi günü sağlık ekibine saldıran bir grubun ambulansı ateşe verdiği, iki araca da zarar verdiği bildirildi.
Ituri'deki müdahale çalışmalarına katılan Dr. Martin Cwinyay, salgınla mücadelede sağlık hizmetlerinin özellikle kırsal, maden bölgeleri ve yerinden edilmiş insanların yaşadığı alanlara ulaştırılmasının kritik olduğunu belirtti.
Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) acil durum koordinatörü Trish Newport ise salgından etkilenen bölgelerde yaşayan herkesin gerekli bilgilere ulaşamadığını söyledi.
Newport, toplumun salgın konusunda bilgilendirilmesi, müdahale çalışmalarına dahil edilmesi ve hastalığın belirti ve semptomları ile hastalık durumunda ne yapılması gerektiğini bilmesinin önemine dikkati çekti.
Uzmanlar, virüsün Mongbwalu'daki maden kentinden yayılmaya şubat ayında başlamış olabileceğini değerlendiriyor. Ancak hükümet salgını resmi olarak 15 Mayıs'ta ilan etti.
Sağlık ekipleri, müdahaleyi yavaşlatan güvenlik tehditleri, silahlı grupların varlığı, yıllardır çatışma ve şiddet yaşayan toplumların tepkileri ve bölgedeki kötü yol koşullarıyla da mücadele ediyor.
2014-2016 yıllarındaki Ebola salgını, hastalığa yol açan virüs türleri arasında en fazla can kaybına neden olan salgın olarak biliniyor. Ancak Kongo'daki mevcut Bundibugyo salgınında ölüm oranının daha yüksek olduğu bildiriliyor.
Uzmanlara göre bunun başlıca nedenleri arasında hastaların sağlık hizmetlerine zamanında ulaştırılamaması, belirtilerin geç bildirilmesi ve tedavi ile bakım hizmetlerinin gecikmesi bulunuyor.
Salgının etkisi altındaki altı eyalette ölüm oranları da önemli farklılıklar gösteriyor. Ülke genelinde vaka ölüm oranı yüzde 47,4 seviyesinde bulunurken, müdahalenin daha zor olduğu bölgelerde oran çok daha yüksek.
Kuzey Kivu eyaletinde ise vaka ölüm oranının yüzde 70'e ulaştığı bildiriliyor.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.