HÜDA PAR’dan Haymana’daki Kavi ailesine ziyaret: Soruşturma şeffaf yürütülsün
HÜDA PAR Ankara İl Başkanı Ahmet Karaarslan ve beraberindeki heyet, NATO Zirvesi sürecinde Ankara’nın Haymana ilçesinde Muhammed Kavi ile eşi Nazan Kavi’nin hayatını kaybettiği operasyona ilişkin Kavi ailesini ziyaret etti. HÜDA PAR heyetini Muhammed Kavi babası İzzet Kavi ile amcası Mehmet Kavi karşıladı.
Aileden olayın yaşanma şekline ilişkin bilgi alan ve olay yerinde incelemelerde bulunan Karaarslan, basına yansıyan bilgilerle ailenin aktardıkları arasında farklılıklar bulunduğunu belirterek, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve varsa sorumluların ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.
"Ankara'da birçok insan hakkı ihlali yaşanmıştı"
İLKHA muhabirine konuşan Karaarslan, "Evet, NATO Zirvesi öncesinde, Ankara'da birçok insan hakkı ihlali yaşanmıştı. Bunların belki de en ağır olanı, Haymana'da yaşanan Muhammed Kavi ve eşi Nazan Kavi'nin öldürülmesi olayı oldu. Biz de bugün aileyi ziyaret ederek, olay yerini de inceleyerek, bizzat aileden bu konuyu dinlemek istedik. Biliyorsunuz, HÜDA PAR İnsan Hakları olarak aslında arkadaşlarımız bu konuyu gündeme taşımışlardı. Olayın üzerinden zaman geçmesiyle birlikte, aslında olay belki de biraz gündemden düşmeye, bir yerden sonra belki üstü örtülmeye doğru giderken, biz de konunun takipçisi olarak ve Ankara İl Başkanı olarak, bir hukukçu olarak gelip, bu kardeşlerin babasından, kayınbabası olan İzzet Bey'den konuyu kendimiz de dinledik." dedi.
“Basına yansıyan olaylarla olayın gerçek iç yüzü arasında aslında çok farklı bir süreç var”
Konuşmasının devamında Karaarslan, şunları aktardı:
"Tabi basına yansıyan olaylarla olayın gerçek iç yüzü arasında aslında çok farklı bir süreç var. Olay, basına bir çatışma olarak lanse edildi. Bununla birlikte, sanki yaralanan polislerin olduğu ifade edildi. Şimdi olay yerine geldiğimizde, burada yatak odasına açılan ateş sonucu duvarlardaki, mobilyadaki, camdaki patlamalar vesaire bunlar bariz bir şekilde görünüyor. Ama bu yatak odasından koridora doğru, polise doğru hiçbir yerde hiçbir iz yok. Artı, farz edelim ki böyle bir şey vuku bulacak olsa dahi yüzlerce polisin, TOMA'nın geldiği bir yerde, yani polisin aslında öncelikle bu insanı gerekirse bir saat bekler, çağrı yapar, teslim olmasını ister vesaire. Bunların hiçbiri uygulanmadan, gördüğümüz kadarıyla babanın ve komşuların anlatımlarından anladığımız kadarıyla içeri girip 'Muhammed' demekle üç özel harekat polisinin direkt daha kapı açılmadan ateş etmesi, 5-6 yerde zaten yaralanma var. En az 5-6 kez silahın ateşlenmesiyle birlikte ilginçtir Muhammed Kavi'nin başından, ağız bölgesinden; yine eşi Nazan Kavi'nin de başından vurulması vuku buluyor. Ve odada çocuklar olmasına rağmen."


“Emri veren birisi varsa ortaya çıkarılsın”
Olayın şeffaf bir şekilde incelenmesi gerektiğini belirten Kararaslan, "Halk olarak insanlar canını devlete teslim ediyor. Canını koruyacak olan da devlettir. Biz buradan soruşturmanın etkin bir şekilde, delillerin de hiçbir şekilde karartılmadan bir daha benzer vakaların da aslında kimsenin mağdur edilmediği, yaşam hakkına dokunulmadığı, bir insanın en temel hakkı olan yaşam hakkının elinden alınmadan alınıp adalete teslim edildiği, adaletle birlikte yargılamalar neticesinde varsa cezası zaten bunun yolu da hapistir. Ama hiçbir sorgu sual yapılmadan böyle bir ateş etmeyle bu insanlar eğer öldürülmüşse bunun etkin bir soruşturmayla yürütülmesini gerek Adalet Bakanlığı'ndan gerek İçişleri Bakanlığından bekliyoruz. Bu kapsamda eğer bu suçların üzerine, bu iddia olunan, bu ailenin bize verdiği bilgiler doğrultusunda bu bahsedilen şekilde birleri bu hakkı kötüye kullanmışsa, bir yanlış yapılmışsa, bunu yapan şahıs kimse ortaya çıkarılsın. Emri veren birisi varsa ortaya çıkarılsın. Bu insanlar da yargılansın. Ailenin beklentisi bu zaten." ifadelerine yer verdi.
“Bu soruşturma etkin bir şekilde yürütülsün”
Son olarak Karaarslan, "Biz de buradan onlara ses olmak için buradan sesleniyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Adalet Bakanımıza, Sayın İçişleri Bakanımıza sesleniyoruz. Bu soruşturma etkin bir şekilde yürütülsün. Varsa kabahati olanlar, suçu olanlar varsa ki aile bunu söylüyor, cezasını çeksinler. Yoksa, gerçekler nasıl olmuşsa şeffaf bir şekilde ortaya çıkarılsın. Nasıl ki faili meçhul cinayetlerde üzerine gidilerek çok eski bir suç dahi ortaya çıkartılıp suçlu kimseler kanuna teslim edilebiliyorsa, bu kapsamda da bu soruşturmanın şeffaf bir şekilde üstü örtülmeden yürütülmesini ve varsa kabahati olan kişilerin, Muhammed'in de kabahati varsa bunun da ortaya çıkartılarak aslında kamuoyunun doğru bir şekilde bilgilendirilmesini hep birlikte bekliyoruz." diye konuştu.

“Bizim burada terörist çıkmaz”
Olayla ilgili Muhammed Kavi'nin amcası Mehmet Kavi, "Bir suç varsa gelsin yerinde araştırılsın. Bizim burada terörist çıkmaz, çıkmamıştır, çıkmaz da Allah'ın izniyle. Gerçek neyse gelsin Sayın Adalet Bakanım, İçişleri Bakanım, Cumhurbaşkanım özel müfettiş görevlendirsin. Gerçek ortaya çıksın. Biz kabul etmiyoruz. Asla. Biz suçsuzuz. Burada katliam yapıldı. Karşılık yok, uyarı yok. Direkt... Tepki yok. Direkt içeri... İki çocuğun yanında hem ailesini hem kendisini katlettiler. Çocuk yürüyerek gitti. Yaralı bir kimse yok. Silah sıkmak yok, karşılık veren yok. Babasının yanında, abisinin yanında, iki çocuğunun yanında... Küçük kızlar altını ıslatmıştı. Yazıktır. Gelin bu iki çocuğa siz cevap verin bakanlarım. Gerçek çıksın ortaya. Biz kaçmıyoruz, biz buradayız. Biz adalet istiyoruz, adalet istiyoruz." dedi.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.