Dünya denizleri temmuz ayında sıcaklık rekoru kırdı

Dünya denizleri temmuz ayında sıcaklık rekoru kırdı
Dünya genelinde deniz yüzeyi sıcaklıkları, 2026 yılının temmuz ayında kayıtlardaki en yüksek seviyeye ulaştı. Avrupa’nın batısı ise rekor sıcaklık, şiddetli kuraklık ve geniş çaplı orman yangınlarının etkisi altında kaldı.

Avrupa Birliği’nin Copernicus İklim Değişikliği Servisi tarafından açıklanan verilere göre, Atlantik’in Avrupa kıyıları ile Batı Akdeniz’de deniz yüzeyi sıcaklıkları temmuz ayı için rekor seviyelere çıktı. Avrupa denizlerinde şiddetli deniz sıcak hava dalgaları etkili olurken, kutup bölgeleri dışındaki küresel ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı da temmuz ayları arasında en yüksek seviyeye ulaştı.

Küresel deniz yüzeyi sıcaklığı, daha önce 2023 yılının temmuz ayında kaydedilen rekoru geride bıraktı.

Avrupa'da son yılların en sıcak yazı

Copernicus verilerine göre, Batı Avrupa 2026'nın haziran ve temmuz aylarını kapsayan dönemde kayıtlardaki en sıcak iki aylık yaz dönemini yaşadı.

Haziran ve temmuz aylarının ortalama sıcaklığı, mevsim normallerinin 2,79 derece üzerinde gerçekleşti. Böylece dört yıl önce kaydedilen önceki rekor geride bırakılırken, Copernicus Avrupa'da sıcaklığın yaz başından bu yana olağanüstü bir süreklilik gösterdiğine dikkat çekti.

Temmuz ayında dünya genelindeki yüzey hava sıcaklıkları ise 2024 yılının aynı ayına kıyasla yalnızca 0,01 derece daha düşük ölçüldü. Bu nedenle temmuz 2026 ile temmuz 2024, kayıtlardaki en sıcak ikinci temmuz olarak değerlendirildi.

Orta Avrupa'da etkili olan sıcak hava dalgası nedeniyle Avusturya ve Slovakya'nın da aralarında bulunduğu bazı ülkelerde ulusal sıcaklık rekorları kırıldı.

Kuraklık yangın riskini artırdı

Avrupa'da sıcak hava dalgasına kuraklık da eşlik etti. Mayıs ve haziran aylarında başlayan yaygın kuraklığın temmuz ayında daha da şiddetlendiği, Batı Avrupa'nın geniş bölümünde yağış ve toprak neminin olağanüstü düşük seviyelere gerilediği bildirildi.

Fransa, İspanya, Almanya'nın bazı bölgeleri ve İngiltere'nin de aralarında bulunduğu kurak bölgelerde nehir debilerinin düşmesi, içme ve kullanma suyu temini ile tarımsal sulamayı olumsuz etkiledi. Su seviyelerindeki düşüş enerji üretimini de zorlaştırdı.

Polonya'da iki kömür santrali, yeterli soğutma suyu bulunamaması nedeniyle geçen hafta faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldı. Macaristan'ın 44 yıllık tarihinde ilk kez ülkenin tek nükleer santralinin de aynı nedenle devre dışı kaldığı belirtildi.

Aşırı sıcakların can kaybı ve ekonomik maliyeti büyüyor

Avrupa'da ilkbahar sonundan bu yana art arda sıcak hava dalgaları yaşanırken, özellikle haziran sonunda etkili olan aşırı sıcakların 10 binden fazla kişinin ölümüne yol açmış olabileceği tahmin ediliyor.

Aşırı sıcak ve kuraklık Avrupa ekonomisi açısından da önemli bir tehdit oluşturuyor. Bu yaz haziran ayında yaşanan sıcak hava dalgasının tahıl üreticilerine yaklaşık 2 milyar avroya mal olduğu tahmin ediliyor.

Uzmanlara göre kuraklığın uzun süre devam etmesi halinde ekonomik kayıplar kısa vadeli zararların çok daha üzerine çıkabiliyor. Avrupa'da 2015-2018 yılları arasındaki mega kuraklığın ekonomiye toplam maliyetinin 439 milyar avroya ulaştığı tahmin ediliyor.

Araştırmacılar, mevcut ekonomik hesaplama yöntemlerinin kuraklığın yıllar boyunca biriken etkilerini yeterince hesaba katmadığını belirtiyor.

CMCC ve Milano Politeknik Üniversitesi araştırmacısı Marta Mastropietro, kuraklığın tek bir yıl içinde dahi ekonomik zarar oluşturduğunu, ancak uzun süreli kuraklıklarda etkilerin sektörler arasında birbirini tetikleyerek yıllar boyunca birikmeye devam ettiğini ifade etti.

AB'de yangınların bilançosu ağırlaşıyor

Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi verilerine göre, yıl başından bu yana Avrupa Birliği genelinde yaklaşık 500 bin hektarlık alan yandı.

Aşırı sıcak, kurak ve rüzgarlı hava koşulları yangınlarla mücadeleyi zorlaştırırken, yanan bitki örtüsünün atmosfere yoğun duman salması nedeniyle hava kirliliği de ortalamanın üzerine çıktı.

Lleida Üniversitesi'nden orman mühendisliği profesörü Víctor Resco de Dios, iklim değişikliğinin büyük ölçekli ve kontrol edilmesi güç orman yangınlarının oluşması için giderek daha elverişli koşullar yarattığını belirtti.

Resco de Dios, bitki örtüsünün yönetimi ve şehir planlaması yoluyla yangın riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini ancak gerekli uyum önlemlerinin alınmaması halinde bugün "aşırı" kabul edilen hava koşullarının gelecek yıllarda çok daha sıradan hale gelebileceği uyarısında bulundu.

Avrupa'da deniz yüzeyi sıcaklıklarından hava sıcaklıklarına, kuraklıktan orman yangınlarına kadar peş peşe kırılan rekorlar, iklim değişikliğinin bölgedeki etkilerinin giderek daha geniş bir alanda ve birbirini güçlendiren sonuçlarla ortaya çıktığını gösteriyor.

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.