Batı Şeria'da işgal planı: Önce yerleşim kuruyor, sonra resmileştiriyorlar
Filistin Ayrım Duvarı ve Yerleşim Birimleriyle Mücadele Komisyonunun hazırladığı rapor, Batı Şeria'daki işgal politikalarının sahada nasıl ilerletildiğini gözler önüne serdi. Raporda, seyyar yapıların yerleştirilmesi, yolların açılması ve ailelerin bölgeye taşınmasıyla fiili yerleşimler oluşturulduğu, daha sonra ise planlama işlemleriyle bu yapıların kalıcılaştırılmaya çalışıldığı belirtildi.
Komisyonun 7 Ekim 2023 ile 30 Eylül 2026 arasını inceleyen raporunda, inşaat, seyyar yapıların yerleştirilmesi, nüfus yerleşimi ve mevcut alanlarda yeni tesislerin kurulmasını içeren 19 saha faaliyeti kayda geçirildi. Ayrıca 11 noktada planlama süreçlerinde ilerleme tespit edildi.
Planlanan binlerce birim, sahadaki uygulamaların ardından geliyor
Rapora göre, dört ayrı noktadaki planlar toplam bin 451 yerleşim birimi için nihai onay aldı. Üç noktada planlar onay sürecine sunulurken dört noktada da planlama toplantıları gündeme geldi. Komisyon, planlanan konut sayılarının tamamlanmış konut anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Raporda yer alan örneklerden Sanur'da, Şomron Bölge Konseyinin 17 Mart 2026'da seyyar yapıları yerleştirdiği, 19 Nisan'da 16 ailenin buraya taşındığı, planın yürürlüğe alınmasına ilişkin toplantının ise 29 Nisan'da yapıldığı aktarıldı. Bu kronoloji, sahadaki fiili varlığın planlama sürecinden önce oluşturulduğunu gösteren örneklerden biri olarak sunuldu.
1998'de kurulan Aadi Ad yerleşiminde ise Eylül 2026'da, bölgenin Amihay'a bağlı bir mahalle olarak düzenlenmesini öngören plan gündeme geldi. Raporda bu örnek, yıllar önce kurulan işgal alanlarının daha sonra resmî planlamaya dahil edilmesi sürecine işaret etti.
Yol, su ve elektrik altyapısıyla destekleniyor
Komisyonun raporunda Ma'oz Tzur bölgesine ilişkin tespitler de yer aldı. Buna göre Binyamin Bölge Konseyi, 11 ailenin bölgeye gelmesinden önce yol, su ve elektrik şebekeleri ile seyyar yapıların hazırlanmasında rol oynadı.
Raporda, yerleşimlerin oluşturulmasının yalnızca sahadaki bireysel girişimlerle sınırlı olmadığı, bölgesel konseylerin, yerleşim kuruluşlarının ve kamu kurumlarının inşaat, altyapı hizmetleri ve siyasi destek yoluyla sürece katkı sunduğu belirtildi.
Komisyon, fiili yerleşimlerin daha sonra alınan planlama kararlarına dayanak yapılmasının Filistinlilerin toprakları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti. Yeni yollar, tesisler ve yerleşim alanlarının oluşturduğu ihtiyaçların, bu bölgelerin kalıcılaştırılması ve genişletilmesi için gerekçe haline getirildiği kaydedildi.
Kuzey Batı Şeria'dan Ürdün Vadisi'ne, Ramallah'ın batısından Beytüllahim ve El-Halil çevresine kadar uzanan bu sürecin Filistin toprakları arasındaki coğrafi bağlantıyı zayıflattığı vurgulandı.
Komisyon, işgal sistemi içindeki planlama ve uzlaşma süreçlerinin yerleşim faaliyetlerine meşruiyet kazandırmayacağını belirterek, sahadaki uygulamaların durdurulması, bunları kolaylaştıran kurumların hesap vermesi ve Filistinlilerin topraklarına erişim ve bu toprakları özgürce kullanma haklarının korunması çağrısında bulundu.
Kaynak:İLKHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.