Bakan Gürlek: Cezaevlerinde uyuşturucu suçlarından 82.619 hükümlü, 28.843 tutuklu bulunuyor

Bakan Gürlek: Cezaevlerinde uyuşturucu suçlarından 82.619 hükümlü, 28.843 tutuklu bulunuyor
Adalet Bakanı Akın Gürlek, uyuşturucu ile ilgili verileri paylaşarak ceza infaz kurumlarında uyuşturucu ticareti suçundan 82.619 hükümlü ve 28.843 tutuklu, uyuşturucu kullanma suçundan 67.378 hükümlü ve 13 tutuklu ile diğer uyuşturucu madde suçlarından 3.682 hükümlü ve 158 tutuklu bulunduğunu açıkladı.

Gürlek, uyuşturucu kullanma suçundan soruşturma aşamasında 457 bin 525, kovuşturma aşamasında 87 bin 848 kişi hakkında işlem bulunduğunu açıkladı. Uyuşturucu ticareti suçundan ise soruşturma aşamasında 88 bin 16, kovuşturma aşamasında 64 bin 316 kişi hakkında işlem yapıldığını belirtti. Ceza infaz kurumlarında uyuşturucu ticareti suçundan 82 bin 619 hükümlü, 28 bin 843 tutuklu; uyuşturucu kullanma suçundan 67 bin 378 hükümlü, 13 tutuklu; diğer uyuşturucu suçlarından ise 3 bin 682 hükümlü ve 158 tutuklu bulunduğunu ifade eden Gürlek, cezaevlerindeki önemli bir kısmın bu suç türlerinden oluştuğunu söyledi.

"Savunma hakkının ortadan kaldırılması ya da özünün zedelenmesi gibi bir yaklaşımımız kesinlikle söz konusu olamaz. Mesele savunma hakkının kötüye kullanılmasının önüne geçmek" diyen Gürlek, ceza infaz kurumlarında somut ve ciddi güvenlik riski ortaya çıkması halinde hâkim kararıyla ve belirli sürelerle sınırlı usuli tedbirler alınabileceğini belirtti. Bir görüşmenin delillerin yok edilmesine ya da örgütsel talimat aktarımına araç haline gelmesi durumunda hukuk devletinin kayıtsız kalamayacağını ifade eden Gürlek, terör ve örgüt suçlarında avukat görüşmelerine ilişkin düzenleme ihtiyacı bulunduğunu dile getirdi. Üzerinde çalışılan düzenlemede mahkeme kararı ve somut tespit şartı aranacağını vurgulayan Gürlek, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının da bu yönde olduğunu söyledi.

"Genel af söz konusu değil"

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin olası yasal düzenlemelerin adresinin Türkiye Büyük Millet Meclisi olduğunu belirten Gürlek, "Net ifade edeyim; yapılacak olası düzenlemelerin genel affa dönüşmesi söz konusu değil" dedi. En kritik eşiğin örgütün silah bırakması ve kendini feshetmesi olduğunu kaydeden Gürlek, bu tespitin devletin güvenlik birimlerince yapılacağını ve hukuki altyapının da bu sürece göre şekilleneceğini ifade etti. Olası düzenlemelerin cezasızlık anlamına gelmeyeceğini vurgulayan Gürlek, sürecin şeffaf ve hukuka uygun yürütüleceğini söyledi.

"Umut hakkı şeklinde bir uygulama bulunmuyor"

Mevcut mevzuatta "umut hakkı" şeklinde bir uygulama bulunmadığını belirten Gürlek, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında özellikle terör suçları bakımından koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmadığını, cezaların ömür boyu infaz edildiğini ifade etti. Yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağının ise Meclis’in takdirinde olduğunu söyledi.

Tutuklama ve cezaevleriyle ilgili değerlendirmeler

Tutuklama tedbiri için kuvvetli suç şüphesinin şart olduğunu kaydeden Gürlek, dosyaların kapsamı bilinmeden yapılan yorumlara itibar edilmemesi gerektiğini ifade etti. Tutuklamanın istisnai bir tedbir olduğunu vurgulayan Gürlek, cezaevlerindeki tutuklu oranının yüzde 15 civarında olduğunu ve modern, ıslah odaklı kurumların inşa edildiğini belirtti. Yeni Yargı Reformu Stratejisi kapsamında infaz dengesinin yeniden ele alındığını aktaran Gürlek, cezasızlık algısını ortadan kaldırmayı ve infazda adaleti güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Yargılamalar hızlandırılacak

Yargılamaların hızlandırılması amacıyla Adalet Komisyonları bünyesinde "Yargı Hizmetlerinin Etkinliği" büroları kurulacağını açıklayan Gürlek, ihtiyaç duyulan yerlerde yeni adliye ve idare mahkemeleri açılacağını belirtti. Ticaret mahkemelerinin büyükşehirlerde tek merkezde toplanacağını, uyuşturucu suçlarına ilişkin ihtisas mahkemelerinin belirleneceğini kaydetti. Ağır ceza merkezlerinde denetim büroları kurulacağını da duyuran Gürlek, hâkim ve savcıların nakil, terfi ve disiplin hükümlerinin yeniden düzenleneceğini söyledi.

Sosyal medyada kimlik doğrulama ve yeni anayasa mesajı

Sosyal medyada kimlik doğrulamanın esas olacağını belirten Gürlek, sahte hesaplarla yapılan paylaşımların önüne geçmek amacıyla kimlik doğrulama sistemi getirileceğini ifade etti. Yeni anayasa çalışmalarına da değinen Gürlek, 1982 Anayasası’nın darbe döneminin ruhunu taşıdığını belirterek Türkiye’nin sivil, demokratik ve özgürlükçü yeni bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Bahisle mücadele

Bahisle mücadelede taviz verilmeyeceğini vurgulayan Gürlek, 81 ilin başsavcısıyla bu konuda toplantı yapacağını belirtti. Gerekirse kanuni düzenleme yapılabileceğini ifade eden Gürlek, özellikle teşvik ve reklam boyutuna ilişkin düzenlemelerin gündeme gelebileceğini sözlerine ekledi.

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.