Bakan Gürlek: 2025'te 77 binden fazla hükümlü ve tutuklu mesleki eğitim aldı
Bir dizi ziyaret ve temasta bulunmak üzere Mardin'e gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kentteki programları kapsamında İşyurtları Kurumu tarafından düzenlenen Ürün ve El Sanatları Fuarı'nın açılışına katıldı.
Fuarın açılışında konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, İşyurtları Kurumu bünyesinde yürütülen üretim ve mesleki eğitim faaliyetlerinin hükümlü ve tutukluların tahliye sonrasında topluma yeniden kazandırılmasındaki önemine dikkat çekti.
Ceza infaz kurumlarında yalnızca üretim yapılmadığını, aynı zamanda hükümlülerin meslek edinerek çalışma hayatına hazırlanmasının ve tahliye sonrasında yeni bir hayat kurabilmelerinin amaçlandığını belirten Gürlek, İş Yurtları Kurumunun faaliyetleri ve ulaştığı kapasite hakkında bilgi verdi.
Fuarın ülkeye, kurumlara ve emeği geçenlere hayırlı olmasını dileyen Bakan Gürlek, sergilenen ürünlerin arkasında eğitim, meslek edinme, çalışma disiplini ve büyük bir emeğin bulunduğunu belirterek şöyle konuştu: "İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarımızın ülkemize, kurumlarımıza ve emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Bu güzel fuarda sergilenen her ürünün arkasında bir eğitim, bir meslek edinme süreci, çalışma disiplini ve büyük bir emek bulunuyor. Ortaya çıkan eserleri gördükçe, çalışma arkadaşlarımla bir kez daha gurur duyuyorum. Üretim merkezlerinden tedarik zincirine, tasarım ve Ar-Ge çalışmalarından üretim atölyelerine kadar bu sürecin her aşaması, değerli bir ortak aklın ve emeğin ürünüdür.
Bu nedenle gördüğünüz ürünlerin kıymetini, onları ortaya çıkaran bu büyük çalışmayla birlikte değerlendirmek gerekir. Çünkü bu atölyelerde yalnızca üretim yapılmıyor; insanların tahliye sonrasında hayatlarını yeniden kurabilmeleri için bilgi, beceri ve tecrübe kazanmaları da sağlanıyor. Adalet Bakanlığı olarak ceza infaz sürecine yalnızca cezanın yerine getirildiği bir dönem olarak bakmıyoruz." dedi.
Gürlek "Hukuk devletinin görevi, verilen hükmü eksiksiz biçimde infaz etmek kadar kişinin topluma yeniden dönüşe hazırlanmasını da sağlamaktır. Ceza infaz kurumlarında bulunan insanların yeniden ailelerine, çalışma hayatına ve toplumun içine dönecekleri gerçeğini göz önünde bulundurarak hareket ediyoruz. Dolayısıyla mesele yalnızca kişinin cezasını tamamlaması değildir. Asıl önemli olan noktalardan biri de tahliye olduğunda hayatını yeniden kurabilmesine imkân sağlayacak bilgiye, mesleğe, iş tecrübesine ve çalışma disiplinine sahip olabilmesidir. Böylesine zorlu bir süreçten olumlu sonuçlar elde edilmesini sağlayan çalışmalar; ekonomimize ve nitelikli iş gücümüze katkı sunarken geleceğe yönelik umutları da güçlendirmektedir." ifadelerini kullandı.

İş Yurtları Kurumumuzun temel amacına dikkat çeken Gürlek "İş Yurtları Kurumumuzun temel amacı da budur: Hükümlü ve tutuklularımızın meslek sahibi olmalarını sağlamak, mevcut mesleki becerilerini geliştirmek, üretim süreçlerine katkı sunmalarına, sorumluluk ve iş tecrübesi kazanmalarına imkan vermek, tahliye sonrasında nitelikli bir işe girebilmelerini ve kendi iş yerlerini kurabilmelerini kolaylaştırmak, toplumsal hayata yeniden uyumlarını desteklemektir. Bu konuda yapılan araştırmalar da iş yurtlarında yürütülen çalışmaların hükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasına, nitelikli iş gücüne katılmalarına, ekonomik ve sosyal hayata uyum sağlamalarına katkısını ortaya koymaktadır.
Bu anlayışla bugün ulaştığımız kapasiteyi sizlerle paylaşmak istiyorum: İş Yurtları Kurumumuz bünyesinde 379 iş yurdu müdürlüğü, 200'ü aşkın iş ve meslek dalında faaliyet göstermektedir. Mobilyadan tekstile, metal işlerinden gıdaya, tarım ve hayvancılıktan elektrik ve elektroniğe, inşaat ve onarımdan el sanatlarına kadar birçok alanda eğitim ve üretim gerçekleştirilmektedir. Bu büyük çaplı çalışmaların yürütülmesinde 12 bin 635 personelimiz görev yapmaktadır." şeklinde ifade etti.
2025'te 77 binden fazla hükümlü ve tutuklu mesleki eğitim aldı
2025 yılı içerisinde 77 binden fazla hükümlü ve tutuklunun çalışma ve işbaşı mesleki eğitim süreçlerine katıldığını belirten Gürlek, şöyle devam etti: "2025 yılı içerisinde 77 binden fazla hükümlü ve tutuklu, çalışma ve işbaşı mesleki eğitim süreçlerine katılmıştır. Böylece bu süreçlere katılım, 2024 yılına kıyasla yaklaşık yüzde 32,6 oranında artmıştır. 2026 yılında da bu çalışmalarımızı artırarak sürdürdük. 30 Ekim 2026 tarihi itibarıyla yıl içerisinde faaliyetlerimizde yer alan hükümlü ve tutuklu sayısı yaklaşık 82 bine ulaşmıştır. Hâlen bu faaliyetlerin içerisinde yer alan hükümlü ve tutuklu sayısı ise 32 binin üzerindedir. Ancak bizim için bu rakamlar kadar önemli olan, insanların ceza infaz kurumlarından hangi bilgi ve becerileri kazanarak ayrıldıklarıdır.
Bu nedenle üretim faaliyetlerini mesleki eğitimle desteklemeye özel önem veriyoruz. Ceza infaz kurumlarımızda mesleki eğitim merkezi sayısını son altı ay içerisinde 67'den 73'e çıkardık. 2026 yılı itibarıyla bin 306 hükümlü öğrencimiz bu merkezlerde eğitimlerine devam etmektedir. 2Ceza infaz kurumuna mesleği olmayan giren bir insanın, tahliye olduğunda elinde geçerli bir meslek belgesiyle çıkabilmesi son derece kıymetlidir. Ancak bu belgenin çalışma hayatında karşılık bulması da en az onun kadar önemlidir. Amacımız; kişinin iş yerinde çalışabilecek konuma gelmesi, kendi işini kurabilmesi ve ailesinin geçimine kendi emeğiyle katkı sağlayabilmesidir."
Kamu ve özel sektörle iş birlikleri artırılacak
Hükümlülerin tahliye sonrasında istihdama katılabilmeleri için kamu kurumları ve özel sektörle mesleki iş birlikleri yürüttüklerini belirten Gürlek, "Bu noktada yalnızca kurumlarımızın kendi imkânlarıyla yetinmiyor; kamu kurumlarımızla ve özel sektörle de güçlü mesleki iş birlikleri yürütüyoruz. Kasım 2026 tarihi itibarıyla kamu sektörüyle yapılan 80 ayrı sözleşme, aynı şekilde özel sektörle yapılan 105 ayrı sözleşme kapsamında toplam 4 bini aşkın hükümlü ve tutukluya doğrudan çalışma ve mesleki deneyim imkânı sağlanmıştır. Ceza infaz kurumunda edinilen mesleki tecrübenin gerçek hayatla buluşması, kişinin tahliye sonrasında istihdama katılımını güçlendirmektedir. Önümüzdeki dönemde kamu kurumlarımızla, meslek kuruluşlarımızla ve özel sektörümüzle iş birliklerimizi daha da artıracağız.
Eğitim faaliyetlerimiz ise yalnızca meslek kazandırmakla sınırlı değil. İnsanın toplumsal hayata yeniden hazırlanmasını manevi rehberlik ve eğitim çalışmalarıyla da destekliyoruz. Bu kapsamda hafızlık eğitimini tamamlayan hükümlülerin olması da yürütülen çalışmaların kıymetli sonuçlarından birisidir. Bütün bu çalışmalarla kişinin tahliye sonrasında kendisine yeni, meşru ve üretken bir hayat kurabileceği imkânları güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Çünkü yeniden suça yönelmeyi önlemenin en etkili yollarından biri de insanın hayatını yeniden kurabilecek donanıma ve umuda sahip olmasıdır." diye aktardı.

"Hükümlülerin yeniden topluma kazandırılması için gerekli imkânları oluşturmaktan vazgeçmeyeceğiz"
Suç ve suç örgütleriyle mücadelenin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde sürdürüldüğünü belirten Bakan Gürlek, hükümlülerin yeniden topluma kazandırılmasının da devletin sorumluluklarından biri olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:
"Devletimiz, vatandaşlarımızın huzurunu hedef alan suçlarla ve organize suç çeteleriyle hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla mücadele etmektedir. Bu mücadeleden de asla taviz vermiyoruz. Ancak güçlü devlet anlayışımız sadece bununla sınırlı değildir; cezasını çeken bir insanın yeniden suçun içine sürüklenmemesi, bir meslek edinip iş sahibi olarak hayatını yeniden kurabilmesi için ortaya koyduğumuz irade de bu anlayışın bir gereğidir. Devletimizin insana uzattığı el, bu sorumluluğun bir ifadesidir. İş Yurtları Kurumumuz işte bu anlayışın en somut örneklerinden birisidir. Bir taraftan suç ve suç örgütleriyle mücadeleyi tavizsiz bir şekilde yürütürken diğer taraftan hükümlülerin yeniden topluma kazandırılması için gerekli imkânları oluşturmaktan da hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Biz bu anlayışı, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konan Türkiye Yüzyılı vizyonunun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Türkiye Yüzyılı'nı yalnızca ekonomide, teknolojide, savunma sanayisinde ya da büyük yatırımlarla daha güçlü bir Türkiye hedefi olarak değerlendirmiyoruz; bu büyük vizyonun aynı zamanda hukukla, insan onuruyla, güçlü kurumlarla ve toplumsal huzurla tamamlanması gerektiğine inanıyoruz."
"Üretmek insana yalnızca ekonomik bir değer kazandırmaz; özgüven kazandırır"
Gürlek, ifadelerini şöyle sonlandırdı: "İş yurtlarımızın eğitim ve üretim kapasitesini artırmaya, yeni meslek alanları oluşturmaya, teknolojik imkânları daha etkin bir şekilde kullanmaya, kamu ve özel sektörle iş birliğini genişletmeye bu anlayışla devam edeceğiz. Bunu yaparken bu büyük sistemi omuzlarında taşıyan bütün çalışma arkadaşlarımız; kurum müdürlerimizden infaz ve koruma memurlarımıza, mühendislerimizden teknisyenlerimize, öğretmenlerimizden psikolog ve sosyal çalışmacılarımıza, usta öğreticilerimizden idari personelimize kadar bu sistemin başarısında büyük pay sahibidir. Bugün burada sergilenen her üründe onların emeği, bilgisi ve fedakârlığı vardır. Burada kazanılan her meslek, edinilen her beceri ve ortaya çıkan her ürün, bir insanın geleceğine yapılan yatırımdır. Üretmek insana yalnızca ekonomik bir değer kazandırmaz; özgüven kazandırır, sorumluluk kazandırır ve kendi emeğiyle yeni bir hayat kurabileceğini gösterir. Bugün bu fuarda gördüğünüz emeğin bizim için taşıdığı anlam da tam olarak budur."


Kaynak:İLKHA

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.