Arıcıların 2026 sezonu beklentisi: Balımız gerçek değerinden pazarlanmalı

Arıcıların 2026 sezonu beklentisi: Balımız gerçek değerinden pazarlanmalı
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir, 2026 yılı bal sağım sezonunu değerlendirerek, üreticilerin en önemli beklentisinin balın gerçek değerinden pazarlanması olduğunu belirtti. Demir, yaklaşık 9 milyon arılı kovanın bulunduğu Türkiye'de bal üretiminin 97-100 bin ton seviyelerinde gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ali Demir, 2026 yılı bal sağım sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Demir, Türkiye’nin farklı bölgelerinde bal hasadının büyük ölçüde tamamlandığını, çam balı üretim bölgelerinde ise sağım sezonunun devam ettiğini belirterek, arıcıların en önemli beklentisinin balın gerçek değerinden pazarlanması olduğunu vurguladı.

Demir açıklamasında şunları söyledi:

“2026 üretim sezonu, ülkemizin farklı bölgelerinde farklı şartlarla geçti. Bazı bölgelerimizde yağışlar ve flora gelişimi üretime olumlu yansırken, bazı bölgelerimizde iklim şartları nedeniyle verim kayıpları yaşandı. Bu tablo bize bir kez daha arıcılığın iklim koşullarından doğrudan etkilenen stratejik bir üretim alanı olduğunu gösteriyor.”

Türkiye’de yaklaşık 9 milyon arılı kovan bulunduğunu ve 2026 yılı bal üretiminin 97-100 bin ton seviyelerinde gerçekleşmesinin beklendiğini ifade eden Demir, kesin tablonun çam balı hasadının tamamlanmasıyla daha net ortaya çıkacağını söyledi.

Arıcının yalnızca bal hasadı döneminde değil, yılın tamamında büyük bir emek ve maliyetle üretim yaptığını vurgulayan Demir, “Bir kilogram balın arkasında yalnızca sağım günü yoktur. Koloninin bakımı, beslenmesi, hastalık ve zararlılarla mücadele, konaklama, nakliye, işçilik ve giderek artan üretim maliyetleri vardır. Bu nedenle arıcımızın ürettiği balın gerçek değerinin altında fiyatlandırılması kabul edilebilir değildir. Arıcımızın emeği ve balımızın değeri korunmalıdır.” dedi.

Piyasada üretim maliyetlerinin altında fiyat teklif edilmesinin üreticiyi zorladığına dikkat çeken Demir, kayıtlı ve güvenilir üretimin desteklenmesi gerektiğini belirtti.

Demir, “Bal yalnızca bir gıda ürünü değildir. Ülkemizin florasının, doğasının, arısının ve arıcısının ortak emeğidir. Bu değerin korunması, hem üreticimizin üretime devam edebilmesi hem de tüketicimizin güvenilir bala ulaşabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.” ifadelerine yer verdi.

2026 yılı arıcılık desteklerinde yapılan iyileştirmelerin önemli olduğunu belirten Demir, birlik üyesi arıcılara yönelik temel desteğin 250 TL/kovana, ilave kriterlerle birlikte toplam desteğin 475 TL/kovana kadar yükselmesinin örgütlü üretim açısından değerli bir adım olduğunu ifade etti.

Ayrıca bal dışındaki arı ürünlerinin önemine de dikkat çeken Demir, “Türkiye arıcılığının geleceğini yalnızca bal üzerinden değerlendirmemeliyiz. Polen, propolis, arı sütü, arı zehri ve diğer arı ürünlerinde katma değeri yüksek üretimi artırmak zorundayız. Üreticimizin gelir kaynaklarını çeşitlendirmeli, kaliteyi, standardizasyonu ve pazarlama gücünü artırmalıyız.” şeklinde belirtti.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği olarak arı sağlığı, üretim kalitesi, desteklemeler, örgütlü üretim ve pazarlama konularında çalışmaların devam edeceğini belirten Demir, “2026 üretim sezonunda ülkemizin dört bir yanında büyük fedakârlıkla çalışan tüm arıcılarımıza teşekkür ediyorum. Bizim önceliğimiz, arıcımızın üretimde kalması, emeğinin karşılığını alması ve Türk balının hak ettiği değere ulaşmasıdır. Arıcımız güçlenirse sektörümüz güçlenir, sektörümüz güçlenirse Türkiye arıcılığı daha da ileriye gider.” sözlerle açıklamasını tamamladı.

Arıcıların 2026 sezonu beklentisi: Balımız gerçek değerinden pazarlanmalı

Arıcıların 2026 sezonu beklentisi: Balımız gerçek değerinden pazarlanmalı

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.