• BIST 90.529
  • Altın 214,529
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 14 °C
  • Antalya 12 °C

STK’ların Misyonu

Sadık Emre

AB uyum yasaları çerçevesinde Türkiye’de birçok STK kuruldu. STK ‘lar Sivil Toplum Kuruluşları olarak önemli bir yere sahiptirler.

            Peki, Türkiye’de de aynı şekilde önemli bir misyonu temsil ediyorlar mı? Kâğıt üzerinde her şey güzel ancak uygulamada nasıl bunu irdeleyelim.

            Avrupa’da STK’lar topluma katkı sunarken genel olarak Türkiye’de STK’lar toplumdan katkı almaktadırlar.

            STK’ların yani; Dernek, sendika vs tüzükleri, yönetmelikleri veya bir programları bulunmaktadır.

            Yazılı bir belge olarak nitelendireceğimiz ve neye hizmet edecek ise ona göre misyonun yer aldığı bu maddeler uygulamaya ne kadar geçiyor?

            Sağlık, Eğitim, Yardımlaşma vs. adı altında kurulan dernekler kendi kuruluş amaçlarını yazılı belge ile Dernekler İl Müdürlüğüne başvurarak onay alırlar.

            Acaba yazılı belgelerine ne kadar uyuyorlar? Bir puanlama yapılırsa acaba kaçı iyi puan alır? Ya da yazılı belge içerikleri ne kadar gerçekleşmektedir?

            Maalesef genel anlamda Dernekler, Sendikalar kuruluş amaçlarından sapmakta ve topluma ya da hedef kitlelerine yeterince katkı sunmamaktadırlar.

            Topluma ya da hedef kitlelerine katkı sunma yerine kendilerine katkı sunmayı tercih etmektedirler.

            Dolayısıyla toplumun istifade etmediği onun yerine kurucularının, yönetim kurulunun, temsilcilerin, şube başkan ve şube yönetiminin istifade ettiği kuruluşlar haline gelmektedirler.

            Genel olarak STK yöneticileri Yönetim kurullarına atanmaktadırlar. Hazır listeler kongreye sunulmakta dolayısıyla belirlenmiş isimler seçilmektedir.

            Aynı grup içinde olanlar ya da aynı takımı oluşturanlar listeyi oluşturmaktadır. Kişiler yönetimde olmayı; reklam yapmak, bir yere atanmak, yükselmek veya para kazanmak ile eşdeğer olarak görmektedirler.

            Sıçrama tahtası olarak görülen STK’lar; sonuçta Müdürlüğü getirmekte,para kazandırmakta,AB Projeleri ile AB seyahatlerini elde ettirmekte,reklam ile tanıtım yaptırmaktadır.

            Tam anlamı ile Kapitalist sistemin çıkarcı insan anlayışını STK  yapısına yerleştirdiğinizde toplumun faydalanmadığı ama yapıda yer alan kişinin faydalandığı bir durum ortaya çıkmaktadır.

            Peki, bu durum nasıl giderilebilir? Yazılı belge(tüzük,yönetmelik) içeriğinin gerçekleşme oranı belli bir yüzdeyi geçmeyenlere müeyyide(kapatma,ceza vs) getirerek bu sağlanabilir.

            Toplum amaçlı kurulan STK’ların, Örneğin Eğitim ile ilgili bir dernek veya Sendika ise;eğitime ne derece katkı sundukları(yaptıkları proje,fikir,teori ve uygulama) tespit edilerek belli bir yüzdenin altında olanlara müeyyide uygulanarak misyonlarını yerine getirmeleri sağlanabilir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55