• BIST 1.127
  • Altın 497,914
  • Dolar 8,2591
  • Euro 9,6937
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 13 °C
  • İzmir 18 °C
  • Antalya 18 °C

Kazanmak mutlu ediyor mu?

Sadık Emre

Günümüz insanı sürekli kazanmaya odaklanmış. “Kazan, kazan” argümanını kendine şiar edinmiş.

            Kazanma materyalist bir bakış açısı ile yürütülmektedir. Kazanırken ilkeler,değerler göz ardı edilmektedir.

            Yalan, dolan, hile, hurda, tartı vs. her türlü hilebazlık ya da “Minareyi çalıp, kılıfı uydurma”  sıradan hale gelmiştir.

            Nerede doğruluk? Nerede ilkeler? Nerede idealizm? Tüm bunları mumla arasanız maalesef bulamayacaksınız.

            Toplumun önderleri, gerileri, meslek sahibi olanı, olmayanı fark etmiyor. Neredeyse herkes kazanma derdine düşmüş durumdadır.

            Salt kazanmak mutlu ediyor mu? Sürekli kazanma için koşuşturmak ve zamanı kalmadığı için harcayamamak neye yarar?

            Sürekli kazanıp harcayamamak ve biriktirmek insanı nereye ulaştırır? Biriktirip ihtiyacı olanlara dağıtmamak, akrabasını gözetmemek insanı huzurlu kılıyor mu?

            Materyalist düzenin fertleri gibi “Ne olursa olsun kazanayım” derdine düşenler ve hak hukuk yiyenler bir taşa takılıp düşmeyecekler mi?

            Hemen hemen her mesleğin insanı manayı bir defa bırakmış maddeye tapar hale gelmiş. İdealizm,merhamet ve sevgiye gözünü kapatmış.

            Örneğin bir öğretmen insan yetiştirme yerine; Özel ders, okul kursları, özel dershane, okul dersleri tüm zamanını para kazanma koşuşturmasına terk etmiş.

            Örneğin bir doktor; insanlara faydalı olmak, fakir fukarayı ücretsiz tedavi etmek, hastalıklara faydalı bir ilaç keşfetmek yerine; Özel hastane, özel ameliyat, özel Poliklinik vs. ile zamanının tümünü daha fazla para kazanmak için harcamış.

            Örneğin bir mühendis; Proje peşinde, ihale peşinde, daha fazla iş peşinde; doğru mu? Yanlış mı? Yollu mu? Yolsuz mu? Umursamadan daha fazla para kazanmaya kendini adamış.

            Peki, daha fazla kazanma daha fazla harcamaya dönüşecek mi? Tüm bunlar sizleri mutlu edecek mi?

            İnsanlara, insanlığa bir şeyler katmadan hayatınız böyle mi sonlanacak? Geriye dönüp baktığınızda kendinizi mutlu hissedecek misiniz?

            “Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri”  Atasözü bize insanın öldükten sonra kalıcı bir eser bırakmadığı sürece eşek mesabesinde olacağını belirtmektedir.

            Onun için madde cihetinde değil mana ciheti ile bir değer, bir eser bırakmak lazım. Aksi takdirde madde kimseye değer katmaz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Hür 24 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 532 658 98 55