Yükseköğretim gençleri "Geleceğin mesleklerine" hazırlıyor
Küresel ölçekte yaşanan teknolojik dönüşüm, birçok mesleğin çalışma biçimini değiştirirken, yeni uzmanlık alanlarını da beraberinde getiriyor.
Yapay zekâ, veri bilimi, siber güvenlik, dijital sağlık teknolojileri, yeşil enerji, akıllı üretim sistemleri ve tarım teknolojileri gibi alanlar, önümüzdeki yılların en fazla nitelikli insan kaynağına ihtiyaç duyacağı sektörler arasında gösteriliyor.
Yükseköğretim Kurulu, yükseköğretimde dönüşüm sürecini hızlandırarak geleceğin mesleklerine yönelik programları yaygınlaştırıyor. Yapay zekâ, siber güvenlik, veri bilimi, havacılık, otomasyon ve dijital dönüşüm odaklı yeni programlarla birlikte yükseköğretim sistemi, istihdam temelli bir yapıya doğru yeniden şekilleniyor.
Geleceğin mesleklerine yönelik bölümler arasında yapay zekâ mühendisliği, siber güvenlik, yapay zekâ, büyük veri analistliği, dijital dönüşüm elektroniği, imalat yürütme sistemleri operatörlüğü, elektronik ve otomasyon, iklimlendirme ve soğutma teknolojisi gibi programlar öne çıkıyor. Bu yıl da tarih ve yapay zekâ, felsefe ve yapay zekâ, biyoteknoloji ve genetik, dijital oyun teknolojileri, mobil güvenlik teknolojileridahil 16 yeni program daha tercih kılavuzuna eklendi.
Yükseköğretim Kurulu, yükseköğretim planlamasını yalnızca bugünün değil geleceğin iş gücü ihtiyaçlarını da dikkate alarak yürütüyor. Bu kapsamda istihdamla bağı zayıflayan programlar güncellenirken, yapay zekâ, büyük veri, siber güvenlik, dijital sağlık, dijital tarım, yeşil dönüşüm ve ileri üretim teknolojileri gibi alanlarda yeni programlar sisteme kazandırılıyor.

Geleceğin mesleklerine yoğun ilgi
Yeni açılan bölümler, gençlerin tercih listelerinde üst sıralara yükseliyor. Özellikle siber güvenlik, yapay zekâ ve büyük veri analistliği gibi programlar, dijital çağın ihtiyaç duyduğu uzmanlık alanları arasında yer alıyor. İmalat yürütme sistemleri operatörlüğü ile elektronik ve otomasyongibi programlar ise akıllı üretim ve sanayi dönüşümünün merkezinde konumlanıyor.
Öğrenciler bu alanları tercih ederek savunma sanayisi, havacılık, yazılım ve veri teknolojileri gibi kritik sektörlerde görev almayı hedefliyor. “Geleceği biz inşa edeceğiz”, “Gelecek veri ve yapay zekâ üzerine kurulu” gibi ifadeler, yeni neslin mesleklere bakışını ortaya koyuyor.
Savunma sanayii, havacılık ve dijital üretimde istihdam alanı genişliyor
Siber güvenlik, yapay zekâ, büyük veri analistliği, dijital dönüşüm elektroniği, elektronik ve otomasyon ve imalat yürütme sistemleri operatörlüğü, hassas tarım ve tarımsal robotlar, dijital sağlık sistemleri teknikerliği, su altı kaynak teknolojisi, optoelektronik ve elektro optik teknolojileri, yenilenebilir enerji teknikerliği, fiber tekne imalatı ve kompozit kalıp teknolojileri, iklimlendirme ve soğutma teknolojisi gibi programlar savunma sanayisi, havacılık, otomotiv ve dijital üretim alanlarında artan nitelikli insan kaynağı ihtiyacına yanıt veriyor.
Sektör temsilcileri, dijitalleşmenin tüm üretim ve hizmet alanlarını dönüştürdüğünü, özellikle siber güvenlik ve yapay zekâ tabanlı uzmanlıklara olan ihtiyacın hızla arttığını vurguluyor. Akademik çevreler ise bu dönüşümün, uygulamalı eğitim ve sektör iş birlikleriyle desteklenmesinin kritik önem taşıdığını belirtiyor.
Uygulamalı eğitim ve sektör iş birlikleri öne çıkıyor
Yükseköğretimde dönüşüm kapsamında öğrenciler, daha eğitim sürecinde laboratuvar, staj ve sektör temelli uygulamalarla iş dünyasıyla buluşturuluyor. Özellikle savunma sanayisi, havacılık, otomasyon ve veri teknolojileri alanlarında geliştirilen programlar, öğrencilerin üretim süreçlerini doğrudan deneyimlemesini sağlıyor.
Bu yaklaşım, yükseköğretimi yalnızca teorik bilgi sunan bir yapıdan çıkararak, istihdamla doğrudan ilişkili beceri temelli bir modele dönüştürüyor. Böylece Türkiye’nin teknoloji üretim kapasitesine katkı sağlayacak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi hedefleniyor.

“Bu programlar öğrencilerimizden büyük ilgi görmekte”
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, yükseköğretim planlamasında, Türkiye’nin istihdam ihtiyacı, gelecekte öne çıkacak meslek alanları ve beşeri sermayenin doğru yönlendirilmesi gibi çok boyutlu kriterleri dikkate aldıklarını ifade etti.
Son 3 yıl içinde yapay zekâ, tarımda ve sağlıkta dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda 70’e yakın yeni program açıldığını bildiren Özvar, yapay zekâyla ilişkili programların sayısının 171 üniversitede 785’e ulaştığına dikkat çekti. Bu programların eğitim kapasitesinin sadece birkaç yıl içinde 7 kat büyüdüğünü ve ilk mezunlarını vermeye başladığını söyledi.
Özvar, ayrıca 2026-2027 eğitim-öğretim yılında 7’si lisans, 9’u ön lisans olmak üzere toplam 16 yeni programın ilk kez öğrenci kabul edeceğini kaydetti.
Özvar, “Bu programlar öğrencilerimizden büyük ilgi görmekte ve yüksek doluluk oranlarıyla tercih edilmektedir. Bu tablo, gençlerimizin geleceğin mesleklerine ne kadar bilinçli bir şekilde yöneldiğini açıkça göstermektedir.” dedi.
Özellikle yapay zekâ ve bilişim temelli programlara yönelimin önem kazandığını ifade eden Özvar, “Adaylarımıza yeni açmış olduğumuz programlara bir kez daha bakmalarını, onları dikkatli bir şekilde incelemelerini tavsiye ediyorum.” dedi.
Özvar ayrıca Yükseköğretim Kurulu'nun tercih döneminde öğrencilerin doğru ve sağlıklı karar verebilmeleri için bilgilendirme faaliyetlerini sürdürdüğünü de aktardı.
Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler bilim iletişimi ile sahaya iniyor
Yükseköğretim Kurulu, geleceğin mesleklerine yönelik yürüttüğü dönüşüm çalışmalarını toplumla daha güçlü buluşturmak amacıyla üniversitelerde kurulan Bilim İletişimi Ofislerini sürece dâhil ediyor. Bu kapsamda açılan yeni ve istihdam odaklı programlar; medya, sosyal medya, Bilim Kafeler ve tercih dönemi etkinlikleri aracılığıyla gençlere, ailelere ve topluma anlatılıyor.
Tüm üniversitelerin katılımıyla “Geleceğin Meslekleri Buluşması”, Yükseköğretim Kurulunda gerçekleştirildi. Programda, geleceğin mesleklerinin tercih döneminde nasıl tanıtılacağı, üniversitelerde bu alanlara yönelik programların hangi iletişim kanallarıyla gençlere ve ailelere ulaştırılacağı ele alındı.
Yürütülecek tanıtım faaliyetlerinde medya, sosyal medya, Bilim Kafeler ve tercih dönemi etkinliklerinin birlikte kullanılacağı belirtildi. Bu sayede geleceğin mesleklerinin daha geniş kitlelere ulaşması, gençlerin ilgi alanları ve yetenekleriyle uyumlu kariyer planlaması yapabilmesi amaçlanıyor.
Öğrenciler gelecekten umutlu
Öğrenciler, eğitim aldıkları programlardan ve üniversitelerinin sunduğu uygulamalı eğitim, laboratuvar, sektör iş birlikleri ve staj imkanlarından memnun olduklarını ifade ediyor.
Söz konusu programlarda öğrenim gören öğrenciler, mezuniyet sonrasında iş bulma konusunda kendilerini güvende hissettiklerini, gelecek kaygılarının azaldığını ve ülkelerine katkı sunacak alanlarda çalışmayı hedeflediklerini dile getiriyor. Akademisyenler ve sektör temsilcileri de bu değerlendirmeleri destekleyerek, yeni açılan programların sektör ihtiyaçlarına karşılık verdiğini ve uygulamalı eğitimin mezunların istihdamına önemli katkı sağladığını vurguluyor.
Gazi Üniversitesi TUSAŞ Kazan Meslek Yüksekokulu Uçak Teknolojisi öğrencisi Mustafa Yabgu Altınkaynak, "Okulumuzda teorik, pratik, uçak üzerinde yapısal montaj ve üretim anlamında her türlü dersi alıyoruz. İmkanlarımız tamamen entegre bir şekilde, yapay zekaya uyumlu olarak eğitimimizi sürdürmemizi sağlıyor. Hayalim, KAAN gibi yapay zeka destekli hava araçlarında çalışmak, yeni şeyler üreterek öğrenmek ve ülkeme katkı sağlamak. Gelecekten çok umutluyum." ifadelerini kullandı.
Ankara Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Büyük Veri Analistliği Programı öğrencisi Yiğit Ata Önder, "Geleceğinin parlak olacağını düşündüğüm için bu bölümü seçtim." ifadelerini kullandı.
Ankara Üniversitesi Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu son sınıf öğrencisi Arda Can Bodur, "Pek çok lisans bölümüne puanım yetiyordu ancak Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulunu tercih ettim. Türkiye Cumhuriyeti'nin siber sınırları bizlere emanet." diye konuşurken, aynı bölümden Yavuz Selim Bozdemir, "Dört yıllık bölümleri de kazanabiliyordum. Bu bölümü tercih etmemdeki en büyük sebep, yeni açılan bir bölüm olması ve ülkemizde olduğu kadar tüm dünyada da siber güvenliğin çok önemli bir konumda bulunması." değerlendirmesinde bulundu.

Akademisyenler uygulamalı eğitimin önemine dikkat çekti
Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, "Yükseköğretim Kurulu gelişmeleri önceden öngörerek MES Operatörlüğü Programı'nı açtı. Ara eleman yetiştirme bakımından bunun çok önemli bir girişim olduğunu düşünüyorum. Endüstride ara eleman olarak çalışmak isteyen herkesin rahatlıkla girebileceği ve başarılı olabileceği bir alan." dedi.
Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi, Makine Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayhan Onat, yapay zeka ne kadar gelişirse gelişsin insan faktörünün hep var olacağını vurgulayarak, “Hatta çoğalarak artacağız. Mesleğimizde yapay zeka, nesnelerin interneti elbette olacaktır. Ama asıl önemli olan sizsiniz. Siz bunlarla birlikte çalışacaksınız. Bunu asla unutmayın. Doğru bir vizyonla kendi geminizin kaptanı olabilirsiniz.” görüşünü dile getirdi.
Ankara Üniversitesi Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu mezunlarından Abdullah Öz, bugün ROKETSAN’da siber güvenlik uzmanı olarak görev yaptığını belirterek, Siber Güvenlik Analistliği ve Operatörlüğü Programı'nın ilk mezunlarından biri olduğunu aktardı.

"Yapay zeka yeni alanlar oluşturacak"
Sektör temsilcisi BTYÖN A.Ş kurucu ortağı Ali Dinçkan, siber güvenliğin artık yalnızca geleceğin değil bugünün de mesleklerinden biri olduğunu belirtti.
Dinçkan, "Bu alan popüler; ancak sadece popüler olduğu için bir meslek seçilmez. Aynı zamanda bu alanın kişinin karakterine uygun olması, meraklı olması ve kendisini sürekli geliştirmesi gerekir. Üniversite iyi bir temel atıyor ancak bu alanda uzmanlaşmak, kişisel çaba ve gayretle mümkün oluyor. Yapay zeka pek çok mesleği ortadan kaldırmayacak, aksine yeni çalışma alanları oluşturacak." değerlendirmesinde bulundu.
Sektör temsilcisi İLGE Yapay Zeka A.Ş kurucusu Sedat Karakaş, yapay zekanın tüm sektörlerde dönüşüm oluşturduğunu belirterek, gençlerin bu teknolojileri etkin kullanmasının önemine dikkat çekti. Karakaş, “Yapay zekâ artık yalnızca teknoloji şirketlerinin konusu değil. Eğitimden sağlığa, finanstan üretime kadar her alanda kullanılmaya başlandı. Bugün ‘yapay zekâ kullanmıyorum.’ diyen neredeyse kimse kalmadı. Bu nedenle yapay zekâ ve makine öğrenmesi alanları geleceğin en önemli uzmanlık alanlarından biri haline geliyor. Yapay zekâ istihdamı azaltmayacak, aksine yeni iş alanları oluşturacak.” görüşünü dile getirdi.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.