Yerinde duramayan çocuk ifadesi DEHB gerçeğini gölgeliyor
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu'nun (DEHB), beyindeki dopamin ve norepinefrin dengesizlikleriyle ilişkili olduğunu belirten Eroğlu, bu durumun karar verme ve dürtü kontrol merkezi olan ön frontal korteksin işleyişini etkilediğini kaydetti. Çocukluk döneminde yeterince desteklenmeyen DEHB belirtilerinin, ilerleyen yaşlarda trafik kazaları, madde bağımlılığı eğilimi ve finansal sorunlar gibi riskleri artırabildiği vurgulandı. 2015 yılında The Lancet’te yayımlanan bir çalışmaya atıfta bulunan Eroğlu, tedavi edilmeyen DEHB’nin özellikle yetişkinlikte tanı alan bireylerde kaza ve benzeri dışsal nedenlere bağlı ölüm riskini yükseltebildiğini, erken tanı ve doğru yönetimle bu risklerin önemli ölçüde azaltılabildiğini aktardı.
“Bu çocuklar tembel değil”
Toplumda DEHB’li çocukların hâlâ “disiplinsiz” ya da “tembel” olarak etiketlendiğini ifade eden Eroğlu, “Oysa DEHB bir zekâ sorunu değildir. Uygun eğitim yaklaşımları ve kişiye özgü öğrenme stratejileriyle desteklenen çocuklar, akademik olarak akranlarını yakalayabildiği gibi çoğu zaman onların önüne de geçebiliyor” dedi.
Birçok çocuğun ortalamanın üzerinde yaratıcılığa sahip olduğuna işaret eden Eroğlu, ilgi duyulan alanlarda uzun süre yoğunlaşmayı sağlayan “hiper odaklanma” becerisinin de DEHB’li bireylerde sık görülebildiğini belirtti.
Teknolojik destek öne çıkıyor
DEHB’e yönelik yaklaşımlarda son yıllarda farkındalık ve teknolojik gelişmelerle birlikte yeni yöntemlerin gündeme geldiğini dile getiren Eroğlu, bunlardan birinin de nöro geri bildirim olduğunu söyledi.
Bu yöntemde beynin elektriksel aktivitesinin EEG ile ölçülerek kişiye oyun ve animasyonlar aracılığıyla geri bildirim sunulduğunu aktaran Eroğlu, Avrupa’da özellikle Almanya, İsviçre ve Hollanda’da yaygın olarak kullanılan bu uygulamaların, günümüzde yapay zekâ destekli algoritmalarla daha kişiselleştirilmiş hale geldiğini ifade etti.
Eroğlu, “Yerinde duramayan çocuk tanımı çoğu zaman sorunun üzerini örtüyor. DEHB’nin doğru anlaşılması ve erken dönemde desteklenmesi hem çocukların hem de yetişkinlerin yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabiliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.