Yapıcıoğlu: Asgari ücret aileyi de kapsayacak şekilde yeniden tanımlanmalı
HAK-İŞ'e bağlı Hizmet-İş Sendikasının kuruluşunun 48. yıl dönümü dolayısıyla Çankaya'daki bir otelde düzenlenen programa, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Ahmet Aydın, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, HAK-İŞ ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan ile sendika yöneticileri katıldı.
Hizmet-İş Sendikası’nın 48. Kuruluş Yıldönümü Programı’nda HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, selamlama konuşması yaptı.
Emeğin kıymetinin bilinmesi gerektiğini belirten Yapıcıoğlu, asgari ücretin mevcut tanımının yetersiz olduğunu ifade ederek, asgari ücretin yalnızca işçiyi değil ailesini de geçindirecek şekilde yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
'İnsana ancak çalıştığının (emeğinin) karşılığı vardır'
Yapıcıoğlu, "Henüz öğrencilik yıllarında işçi olarak çalışmış ve bir işçi evladı olarak, emeğin ne olduğunu, emekçinin ne olduğunu bizzat yaşayarak gelmiş bir kardeşiniz olarak sizlere hitap etmekten büyük bir onur duyuyorum. Rabbimiz Allah-u Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: 'İnsana ancak çalıştığının (emeğinin) karşılığı vardır.' Bu ilahi ferman, emeğin ne derece kıymetli olduğunu aslında bizim için yeterince güzel ifade ediyor. Dolayısıyla emeğin kıymetinin mutlak surette bilinmesi gerektiğini, sadece bu ayet-i kerimeyi kendimize rehber edinsek bile, bu bize yeterince izah ediyor. İnşallah emeğin kıymetinin hakkıyla bilindiği ve işçinin emeğinin karşılığının alın teri kurumadan verildiği günlere kavuşmak için mücadele eden; başta Hak-İş Konfederasyonumuz ve Hizmet-İş Sendikamız olmak üzere bu uğurda mücadele eden bütün kardeşlerimi canıgönülden tebrik ediyorum." dedi.
Konuşmasının devamında Yapıcıoğlu, "Elbette sendikacılık, biraz önce Sayın Bakanımızın ifade ettiği gibi veya Sayın Genel Başkanımız Mahmut Bey’in ifade ettiği gibi, sadece işçilerin sorunlarıyla değil; toplumun bütün ihtiyaçlarına, bütün dertlerine, hatta sadece bizim toplumumuz değil, sınır ötesindeki kanayan yaralara da merhem olmak, onlara dikkat çekmek için çalışmalar yapmaktır. 47 yıl geride kaldı. 48. yıl, inşallah şimdiye kadar yapılan hizmetlerden daha hayırlısını yapmaya muvaffak olur bu mücadeleyi yürüten emekçi kardeşlerimiz." ifadelerine yer verdi.
"Türkiye’de toplanan her 3 lira verginin yaklaşık 2 lirası dolaylı vergidir"
"Evet, toplumun bütün sorunlarıyla ilgileneceğiz." diyen Yapıcıoğlu, şunları aktardı:
"Gazze gibi hâlen açık olan ve hâlen kanamaya devam eden bir yara varken belki başka sorunları konuşmak çok kolay değil ama mesela asgari ücret ile ilgili en azından biz siyaset sahnesine çıktığımız günden beri sürekli tekrar ettiğimiz bir şey vardı. Yine sendikalarımızın, siyasetçilerimizin dile getirdiği bir şeydi. Asgari ücret bugün vergi dışı fakat bu yetmiyor. Hâlen asgari ücretli epey bir vergi veriyor; çünkü Türkiye’de toplanan her 3 lira verginin yaklaşık 2 lirası dolaylı vergidir. Yani asgari ücretli kazanırken vergi vermiyor ama kazancını harcarken ciddi bir vergi veriyor. KDV’nin hayatımıza girdiği 1980’li yılların ilk yarısından itibaren düzenli bir şekilde dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içerisindeki payı arttı ve hâlen de çok yüksek bir şekilde duruyor. Son iki Orta Vadeli Plan’ın açıklamasında Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın, kademeli bir şekilde dolaylı vergilerin toplam vergi içindeki payının düşürüleceğine yönelik vaadi olumludur, iyidir ama inşallah pratikte de gerçekleşir diye bir beklentimiz var."

"Sadece işçiye yetecek bir ücret olarak tarif edilirse asgari ücret, aile neyle geçinecek?"
Aile yılına vurgu yapan Yapıcıoğlu, "Özellikle asgari ücret ile ilgili uzun süredir dile getirdiğimiz ve maalesef sesimizi yeterince duyuramadığımız bir konu daha var. Malumlarınız olduğu üzere, asgari ücret tespit yönetmeliğinde asgari ücretin tarifi yapılırken işçinin ailesi hiç hesaba katılmaz. Barınma, beslenme, giyim, sağlık, kültür ve eğitim gibi zorunlu harcamaların günlük fiyatları üzerinden karşılamaya yetecek bir ücret olarak tarif edilir ama sadece bir işçinin, bu ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek ücret olarak tarif edilir asgari ücret. Oysa malumlarınız olduğu üzere 2025 yılı 'Aile Yılı' ilan edildi ve önümüzdeki 10 yıl 'Aile 10 Yılı' ilan edildi Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından. Peki, sadece işçiye yetecek bir ücret olarak tarif edilirse asgari ücret, aile neyle geçinecek? Mutlaka bunun da gözden geçirilmesi, asgari ücret tarifinin de düzeltilmesi gerekir." şeklinde belirti.
Son olarak Yapıcıoğlu, "Buradan bir çağrı yapıyorum: Hem asgari ücretin tarifiyle ilgili hem de dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içerisindeki payının düzenli, istikrarlı ve kademeli bir şekilde düşürülmesi konusunda; hem Sayın Cumhurbaşkanımıza, hem kabinesine hem de parlamentodaki bütün siyasi partilere buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum. Emeğin vergisinin, Hak-İş Konfederasyonumuzun da sıklıkla dile getirdiği gibi yüzde 10’a sabitlenmesi, dolaylı vergilerin aşağı çekilmesi ve asgari ücret tarifinin düzeltilmesi; en düşük emekli maaşının asgari ücretin altında kalmaması ve asgari ücretle birlikte elbette emekli maaşının da asla açlık sınırının altında kalmaması gerekir. Buradan, bu vesileyle bu çağrıyı da yapmış olalım."diye konuştu.
Yapıcıoğlu, davet ettiklerinden dolayı HAK-İŞ ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan'a teşekkür etti.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.