Xatuni Katliamı'nın üzerinden 30 yıl geçti
1990'lı yıllarda FETÖ üssü haline gelen Diyarbakır'ın merkez Kayapınar ilçesine bağlı Pirinçlik Karakolunda komutanlar ile Güleçoba Mahallesi (Aşıqan) korucularının ittifakları neticesinde Sağ Kulak Mahallesine (Xatuni) yapılan baskında şehid edilen Molla Ahmet Kaya, Nevfel Yoldaş ve Nihat Yoldaş'ın şehadetlerinin üzerinden tam 30 yıl geçti.
Sağ Kulak Mahallesinde yapılan İslami çalışmaları hazmedemeyen PKK, yapacakları katliamları yasal çerçeveye oturtmak, bölge halkına zulmetmek, kendi menfaatleri uğruna yapacakları her türlü faaliyeti meşru göstermek için koruculuk sistemine sızdı.
O dönemlerde adeta FETÖ'nün merkez üssü haline gelen Pirinçlik Karakolundaki komutanlar ile söz konusu PKK'lı korucular, bölge halkına yaptıkları zulüm yetmiyormuş gibi çevrede yürütülen İslami çalışmalardan rahatsızlık duymuş, katliam planına geçmişlerdi.
"Çocukluğu ve gençliği medreselerde ilim tahsil etmekle geçti"
Tarih 7 Şubat 1996'yı gösterdiğinde Müslümanlar Ramazan orucunun 17'nci günü için sahur yapmış, sabah ezanının okunmasını bekliyordu. O mübarek ayda katliam yapmak üzere köyün etrafını saran PKK'II korucular, Müslümanları hedef seçmiş, biri misafirliğe gelen imam olmak üzere 3 kişiyi şehid etmişlerdi.
Molla Ahmet Kaya
Molla Ahmet Kaya, aldığı İslami eğitimi, kendi ikametleri olan Sur ilçesi Sağdıçlı Mahallesinde (Bubya) başladı.
1979 yılında kuzeninden Kur'an-ı Kerim dersi aldı. Şehid, 1981'de medrese eğitimine başladı. Bismil ilçesi Uğrak (Cadde) Mahallesinde Molla Seyfettin'in yanında medrese eğitimi sonrası Me'ra Mahallesine giderek ilim tahsiline devam etti. 1989'da askerliğini yaptıktan sonra kısa bir süre daha medrese eğitimi gördü ve 1992 yılında icazet alıp Bubya'ya yerleşerek imam oldu.
Tek endişesi İslam kültürüne uzak kalmış insanlara İslam'ı anlatmaktı
İmamlık yaptığı dönemde İslam davasıyla tanışan şehid, 1995 yılında İslami çalışmalar yürütmek üzere Karacadağ bölgesine gider, ziyaretlerde bulunurdu. Tek endişesi İslam kültürüne uzak kalmış insanlara İslam'ı anlatmaktı.
Molla Ahmet hem çok merhametli hem de çok cömertti. Onu yakından tanıyan gerek medrese gerekse dava arkadaşları şehidin merhamet ve cömertlik konusunda meziyetlerini anlata anlata bitiremezlerdi. O kadar mert bir insandı ki eline geçen para cebinde durmazdı. Medrese dönemlerinde dahi biri, 'Molla Ahmet bana bir ayakkabı veya mont alır mısın?' deseydi, yok demez, alıverirdi. Paranın varlığı ile yokluğunun onun için hiç önemi yoktu.
Ailesinin ve yakınlarının anlattığına göre silahlı unsurlar hakaret ettiği esnada Şehid Ahmet kelime-i şehadet getirirken zalimler parmağına ateş ederek parmağını koparmışlardı. Fahri imamlık yaptığı dönemde Sağkulak Mahallesine misafirliğe gitmişti. Sağ Kulak mahalle sakinleri İslami davayı kabullenmişken karşıdaki Güleçoba PKK'liydi. Sağkulak Mahalle sakinleriyle defalarca kez karşı karşıya gelen Güleçobalılar koruculuğa başvurarak sırtlarını karakoldaki FETÖ'cü komutanlara dayadılar. Nitekim dönemin 'Zalim Mustafa' lakabıyla tanınan FETÖ'cü karakol komutanı mahalleye geldiğinde anlatılanlara göre yaptığı zulümden dolayı köpekler dahi orayı terk edermiş. İşte bu komutanla iş birliği yapan korucular, Sağkulak Mahallesini basarak Molla Ahmet, Nihat ve Nevfel Yoldaş'ı katlettiler.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.