Van’da “Sinmiyoruz, susmuyoruz, Gazze’yi unutmuyoruz” etkinliği düzenlendi
Van’daki sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, Van Filistin’e Destek Platformu öncülüğünde düzenlenen "Sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz" temalı basın açıklamasında Gazze’de ateşkese rağmen devam eden saldırılar ve soğuk hava ile açlık nedeniyle hayatını kaybeden sivillere dikkat çekti.
Beşyol Meydanı’ndaki Kubbetü's-Sahre çadırı önünde bir araya kalabalık tekbir getirerek sık sık "Van’dan Gazze'ye direnişe bin selam", "Ebu Ubeyde’ye selam", “Katil israil, katil ABD” gibi sloganlar attı.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan basın açıklamasını Van Filistin’e Destek Platformu Dönem Sözcüsü Ahmet Faruk Çevik okudu.
Ateşkese rağmen saldırıların devam ettiğine dikkati çeken Çevik “Gazze’de yaşananlar geçici bir gündem ya da zamanla üzeri örtülebilecek bir kriz değildir. Kâğıt üzerinde ilan edilen ateşkeslere rağmen sahada saldırılar sürmekte, siviller etkin biçimde korunmamakta, yerleşim alanları ve yaşamı mümkün kılan altyapı sistematik olarak yok edilmektedir. Bu tablo, Netanyahu yönetimi altındaki israilin yürüttüğü saldırıların, uluslararası evrensel insani hak ve özgürlükler hukuku ile savaş hukukunun temel ilkelerinin açık ve süreklilik arz eden ihlalidir. Ateşkes söylemleri, sahadaki bu hukuksuzluğu gizleyememektedir. Gazze’de yaşananlar bir güvenlik meselesi değil; cezasızlıkla beslenen, bilerek sürdürülen açık bir hukuksuzluk ve ağır bir insanlık ihlalidir. Bu gerçeği görüp hâlâ susan herkes, hukukun ve vicdanın karşısında sorumluluktan kaçamayacaktır. Bugün Gazze’de ateşkes iddia edilirken sahadaki gerçeklikler bambaşkadır. Sahada bombalar susmamış, yıkımlar durmamış, siviller güvende olmamıştır. Netanyahu hükümetinin politikaları sonucunda sivil yerleşimler halen hedef alınmakta, toplu cezalandırma yöntemi uygulanmakta ve Gazze halkı yaşamsal temel ihtiyaçlarından mahrum bırakılmaktadır. Canları kurtarmayan, sivilleri korumayan, insani yardımı ulaştıramayan bir ateşkesin hiçbir karşılığı yoktur. Bu tablo, uluslararası kamuoyuna sunulan açıklamalar ile sahadaki gerçekler arasındaki açık çelişkiyi gözler önüne sermektedir.” dedi.
“Zulüm sürerken sessizlik masum değildir”
Yaşanan zulme dünyanın sessiz kaldığını belirten Çevik “Gazze halkı aylardır yalnızca saldırılarla değil, olumsuz iklim koşullarıyla da hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Soğuk hava, yoğun yağış ve sert rüzgârlar altında; evleri yıkılmış ya da ağır hasar görmüş insanlar çadırlarda, barakalarda, enkaz arasında veya açık alanlarda yaşamaya zorlanmaktadır. israilin uyguladığı abluka ve saldırılar nedeniyle güvenli barınma imkânı ortadan kalkmış, bu koşullar özellikle çocuklar, yaşlılar ve hastalar için ciddi ve hayati riskler doğurmuştur. Gazze açken, soğukta ve enkaz altındayken susmuyoruz. Gazze’de bugün aynı anda; Açlık ve susuzluk, yıkılmış altyapı ve barınma yetersizliği, soğuk ve yağışa karşı korumasız yaşam koşulları, israil saldırıları nedeniyle çökmüş bir sağlık sistemi, insani yardımın Netanyahu yönetimi tarafından engellenmesi yaşanmaktadır. Ayrıca; Hastaneler işlevsiz hâle gelmiş, ilaç ve tıbbi malzeme tedarik edilemez duruma gelmiştir. Temiz suya erişim son derece sınırlıdır. Soğuk hava, hijyen eksikliği ve yetersiz beslenme; salgın hastalık riskini artırmakta, çocukları açlıkla birlikte hastalık ve donma tehdidiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Bu tablo maalesef bir doğa olayı değildir; israilin uyguladığı saldırıların, ablukanın, ateşkes ihlallerinin ve ülkelerin bilinçli ihmallerinin doğrudan sonucudur.” ifadelerini kullandı.
“Unutmak taraf olmaktır, biz unutmuyoruz”
Gazze’de insan hakları ve uluslararası hukukun çiğnendiğini söyleyen Çevik, yapılanları unutmanın taraf tutmakla eş değer olduğunu dile getirdi. Çevik, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Uluslararası insan hakları hukuku, sivillerin korunmasını açık ve bağlayıcı biçimde emretmektedir. Buna rağmen Gazze’de hukuk fiilen askıya alınmış, Gazzeli insanların yaşam hakları netanyahu yönetiminin politikalarıyla yok sayılmıştır. Ateşkes ihlallerine ve insani yardımların engellenmesine sessiz kalan her aktör, her devlet bu zulmün sürmesinde sorumluluk taşımaktadır. Unutmak taraf olmaktır, biz unutmuyoruz. Buradan açık ve net bir çağrıda bulunuyoruz ki; israilin ateşkes ihlalleri derhâl durdurulmalı. Sivillerin yaşam ve barınma hakkı derhal güvence altına alınmalı. Gazze’ye insani yardımın önündeki tüm engeller hemen kaldırılmalı. Netanyahu yönetimi uluslararası hukuk önünde hesap vermesi sağlanmalı. Uluslararası hukuk açıklamalarda değil, sahada hemen işletilmelidir.”
“Ebu Ubeyde direnme iradesini temsil eden bir duruşun adı olmuştur”
El Kassam Tugayları komutanı Ebu Ubeyde’nin şehadet haberine ilişkin de konuşan Çevik “Bütün bu olumsuz durumlar yaşanırken, birkaç gün önce El Kassam Tugayları komutanı Ebu Ubeyde’nin şehadet haberi, Gazze’de yaşanan acıların ümmet vicdanındaki karşılığını daha da ağırlaştırmıştır. Ebu Ubeyde ismi baskı ve kuşatma altında yaşayan bir halkın yılgınlığını değil; sabrını, vakarını ve direnme iradesini temsil eden bir duruşun adı olmuştur. Nitekim şehadetinden önce yaptığı son konuşmasında, ümmetin sessizliğine dikkat çekerek “Büyük bir ulus, Gazze’deki aç insanlara yiyecek ve ilaç getiremez mi?” sözleriyle ümmete ve vicdanlara açık bir çağrıda bulunmuştur. Ebu Ubeyde’nin şehadeti, bir can kaybının ötesinde; zulüm karşısında ayakta kalma azminin ve teslim olmama kararlılığının sembolü olmuştur. Ebu Ubeyde, zulüm karşısında suskun kalmanın tarafsızlık olmadığını vurgulayarak “Zulme sessiz kalan bilsin ki, Allah onu bu zafere layık görmemiştir” ifadeleriyle tüm ümmete sorumluluğu hatırlatmış; bu sessizliğin ilahi huzurda bir karşılığı olacağını belirterek “Allah’ın huzurunda sizler bizim hasımlarımızsınız” sözleriyle tarihe geçen ağır bir uyarıda bulunmuştur. Rabbimizden kendisine rahmet diliyor, onun ardından yükselen derin yasın; adalet ve hak mücadelesini daha da diri kılmasını temenni ediyoruz. Gazze’de ki her şehit, israil zulmünün bir suç kaydıdır ve tarih önünde silinmeyecek bir delil olarak kalacaktır.” dedi.
Dünyaya ve Müslüman ülkelere açık çağrı
Basın açıklamasını dünya ve Müslüman ülkelere çağrı yaparak sonlandıran Çevik “Gazze’de yaşananlar maalesef film değil, dünyanın gözleri önünde süren açık bir zulümdür. Sessizlik, tarafsızlık değil; bu zulmün sürmesine verilen dolaylı destektir. Uluslararası toplumun etkisiz, israili öven açıklamaları hukuki değil, cezasızlığı büyütmektedir. Buradan dünyaya sesleniyoruz: Kınama yetmez. Ateşkes ihlalleri derhal durdurulmalı, siviller korunmalı ve sorumlular uluslararası hukuk önünde hemen hesap vermelidirler. Müslüman ülkelere de çağrımız nettir; Gazze yalnız değildir ve yalnız bırakılamayacaktır. Sessizlik bu zulmün ortağı olmaktır. Söz değil eylem, kınama değil irade beklenmektedir. Bugün susanlar, yarın bu sessizliğin sorumluluğundan kaçamayacaklardır. Bu bir siyaset değil, vicdan meselesidir. Ya şimdi sorumluluk alınacak ya da bu zulmün hesabı tarihe ve vicdanlara yazılacaktır. Bu vesileyle Gazze’de yaşananlar karşısında sinmiyoruz, susmuyoruz ve Gazze’yi unutmuyoruz. Unutmak da susmak da bu zulmü normalleştirmektir. Biz, bu normalleşmeye razı değiliz. Gazze sahipsiz değildir.” şeklinde konuştu.
Program yapılan dua ile sona erdi.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.