Vaiz Karanfil: Zekât bireyi arındırır toplumu güçlendirir
Siirt İl Müftülüğü uzman vaizi ve medrese âlimi Mehmet Fatih Karanfil, zekât ibadetinin manevi boyutuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Zekâtın yalnızca maddi bir paylaşım olmadığını vurgulayan Karanfil, bu ibadetin insanı arındıran, toplumu diri tutan ve ilahi rahmete vesile olan yönlerine dikkat çekti.
“Zekât insanı ve malı arındırır”
Kur’an-ı Kerim’de zekâtın insanı günahlardan arındırdığının bildirildiğini hatırlatan Karanfil, “Zekât, insanı günahların kirliliğinden temizler, malımızı arındırır. Aynı zamanda insanı münafıklık derecesinden mümin derecesine yükseltir. Böyle bir özelliği vardır.” dedi.
Zekâtın, kişinin manevi dünyasında önemli bir dönüşüm meydana getirdiğini vurgulayan Karanfil, bu ibadetin kalbi cimrilik ve dünya hırsından temizlediğini belirtti.
“Peygamber Efendimiz’in duasına vesile olur”
Tevbe suresi 103. ayetindeki, "Onlar için dua et; çünkü senin duan onlara huzur verir." buyruğa atıfta bulunan Karanfil, zekât veren kişinin, Peygamber Efendimiz’in duasından nasibini aldığını ifade ederek,, “Bu, mümin için büyük bir müjdedir” diye ekledi.
“Malın gerçek sahibi Allah’tır”
Malın gerçek sahibinin Allah olduğuna işaret eden Karanfil, dünya hayatının geçiciliğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Şu an elimizde bulunan sermaye dün başkasının elindeydi. Bugün biz nöbetçiyiz, yarın da başkasının eline geçecek. Nöbet sırasında vazifemizi yapmalıyız. O sermaye onların elindeydi, şimdi bizim elimize geçti. Nöbetimiz esnasında görevimizi yerine getirelim.”
“Sadaka belalara karşı kalkandır”
Günümüzde insanların mallarını korumak için çeşitli tedbirler aldığını belirten Karanfil, “Fabrikalar yanıyor, insanlar sigorta yaptırıyor ve bunun için ciddi paralar harcıyor. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, ‘Sadakayla hastalarınızı tedavi ediniz’ buyuruyor. Hadisin devamında ise belalara ve musibetlere karşı silahımız olan duaya sarılmamız tavsiye ediliyor.” ifadelerini kullandı.
“Peygamberlerin ve sahabelerin yolu”
Zekâtın sadece bu ümmete değil, önceki peygamberlere de emredildiğini belirten Karanfil, Kur’an-ı Kerim’de bir peygamber için, “O, vaadinde sadık bir peygamberdi; hem resûl hem de nebiydi. Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi.” buyurulduğunu hatırlattı.
Hazreti İsa’nın da, “Yaşadığım müddetçe Rabbim bana namazı ve zekâtı emretti” dediğini aktaran Karanfil, sahabelerin de bu konuda örnek bir hayat yaşadığını ifade etti.
Sahabelerin ise gece ve gündüz infak ettiklerini, açıkta ve gizlide zekât verdiklerini belirten Karanfil, “Geceyi de gündüzü de bu hayırdan geri bırakmazlardı.” şeklinde konuştu.
Karanfil, "Zekât; bireyi arındıran, toplumu güçlendiren ve ilahi rızaya vesile olan temel ibadetlerden biridir." ifadesini kaydetti.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.