Uzmanından güneş gözlüğü uyarısı: Sahte ve denetimsiz ürünlerden uzak durun
Yaz mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımı artarken, uzmanlardan önemli uyarılar geldi.
Şanlıurfa’da 36 yıldır optisyenlik mesleğini sürdürdüğünü belirten Doğan Kızılelma, vatandaşların güneş gözlüğü tercihinde mutlaka optisyenlik müesseselerini tercih etmeleri gerektiğini ifade etti.
Kızılelma, piyasada satılan birçok ürünün Sağlık Bakanlığı denetiminden geçmediğini ve göz sağlığı açısından ciddi risk taşıdığını söyledi.
Sıradan ve sahte güneş gözlüklerinin göz sağlığını korumak yerine daha büyük zarar verdiğini belirten Kızılelma “Normal bir plastik cam kullanıldığı zaman gözümüzü koruyalım derken daha fazla zararlı güneş ışığına maruz kalıyoruz. Orijinal gözlükler ultraviyole ışınlarını engellerken, piyasadaki sahte ürünler yalnızca ışığı azaltıyor ancak zararlı ışınları bloke etmiyor.” dedi.
Vatandaşların mutlaka garanti belgeli ürün tercih etmesi gerektiğini vurgulayan Kızılelma, sahte ürünlerde garanti belgesi bulunmadığını ifade etti. “Bazı satıcılar ‘Garantisi benim.’ diyor ama böyle bir şey olmaz. Garantiyi üretici firma verir. Orijinal ürünlerle imitasyon ürünlerin hammaddeleri tamamen farklıdır.” ifadelerini kullandı.
İnternet üzerinden veya kozmetik mağazalarında satılan gözlüklerin büyük bölümünün imitasyon olduğunu belirten Kızılelma, orijinal ürünlerin genellikle optisyenlik müesseseleri aracılığıyla satışa sunulduğunu kaydetti.
TSE onayı
Sağlık bakanlığı denetimi ve TSE onayı konusunda uyarılarda bulunan Kızılelma “Yaklaşık 36 yıldır bu meslekle uğraşıyorum. Öncelikle insanların bir optisyenlik müessesesinden mutlaka güneş gözlüğü alması gerekiyor. Nasıl ki kendi optik gözlüklerini kendi gözlükçülerinden alıyorsun, güneş gözlüğünü de öyle tercih etmeleri lazım. Yaz sebebiyle birçok güneş gözlüğünün satıldığını görebiliyoruz. Bunların hiçbiri Sağlık Bakanlığının denetiminden onaylı değil ve Türk Standartları Enstitüsünün uygun gördüğü göz sağlığı ve göz koruma anlamında yeterli bir standarda sahip olmadıklarını hepimiz biliyoruz. Bizim vatandaşlarımızın da bu konuda biraz daha duyarlılık göstermesini, mutlaka kendilerinin beğendikleri ve güvendikleri bir optik müessesesinden bu ihtiyaçlarını temin etmesini talep ediyoruz.” ifadelerine yer verdi.
Garanti belgesi
Sahte gözlüklerin gözleri korumaktan ziyade zarar verdiğini belirten Kızılelma “Bunun en büyük nedenlerinden biri, sıradan bir güneş gözlüğü aldığımız zaman normal bir plastik cam kullanıyorlar. Bu sefer de göz sağlığımızı koruyalım diye daha fazla zararlı güneş ışığına maruz kalıyoruz. Bu nasıl gerçekleşiyor? Bizdeki normal güneş gözlükleri mineral veya organik CR39 boyama camlar olur. Bunların hepsi de yüzde 100 ultraviyole ışıkları hapsetme özelliğine sahip. Işık geçirgenlik oranı yaklaşık olarak yüzde 85 göze gelen ışığı azaltıyor, yüzde 25 ile göze sağlıklı olan ışığı iletiyor. Bu da net görmemizi sağlıyor fakat piyasadaki gözlükler yüzde 90 göze gelen ışık miktarını azalttığı gibi ultraviyoleyi bloke etmediği için pupillamız küçülmüyor. Bu da büyük bir problem haline geliyor göz sağlığı açısından. Vatandaşlardan ricamız bunlara dikkat etmeleridir. Gerçek bir gözlük istiyorsanız, göze herhangi bir zararı olmayan, öncelikle birebir garanti belgelerini almalarını istiyoruz. Aldıkları yer her neresiyse mutlaka birebir garanti belgelerini talep etsinler, bu birinci öncelik. Çünkü garanti belgesi olmaması, yasal yaptırımı biraz fazla olduğu için genelde garanti belgeleri verilmiyor. Zaten sahte ürünlerin garanti belgeleri yok. İşte bazı satıcıların şöyle söylediklerini duyuyoruz; ‘Garantisi benim.’ gibisinden. Öyle bir şey olamaz, kimse bir şeyin garantisi olamaz. Garanti, üretici firmanın verdiği belge ile ispatlanabilir.” diye konuştu.
“Sahtecilik o kadar ilerledi ki birebir aynısını yapabiliyorlar”
Dışarıda satılan gözlüklerin yüzde 99'unun imitasyon olduğunu ifade eden Kızılelma “Hammadde anlamında tabii ki imitasyon olan ürünlerle orijinal olan ürünlerde kullanılan hammaddeler çok çok farklıdır. Yani çerçeveyi elinize aldığınız zaman diyelim, metal çerçeve olarak kullanılan birincisi bunu kullanıyorlar, ikincisi asetat yerine plastik çerçeve kullanılıyor. Yani demek istediğim mutlaka optisyenlik müessesesinden alınması gerekiyor gözlükler. Çünkü internetteki satıcılar, kozmetik mağazası satışları veya giyim kuşam satan müesseselerde satılan gözlüklerin zaten yüzde 90’ı imitasyondur, hiçbiri orijinal değildir. Çünkü orijinal satan firmalar yüzde 99 müessese bazlı çalışır, sadece optisyenlik firmaları ile çalışırlar. Mesela onu birebir burada ‘Şu belirti olursa şu özellik varsa orijinal değildir.’ diye, bunu birebir anlatmamız çok güç bir şeydir. Nedenine gelirsek; ikisi de çerçeve, dışarıdan bakınca cam olarak görünüyor. Bir de sahtecilik o kadar ilerledi ki birebir aynısını yapabiliyorlar. Mesela desem ‘A firmasında şu etiket basılmıştır, buna dikkat edin.’ desem, zaten sahtelerinde de etiket yapılabiliyor. Ondan dolayı mutlaka güvendikleri bir müesseseden alışveriş yapsınlar.” ifadelerini kullandı.
“Güneş gözlüğü çevresini de koruyabiliyor”
İmitasyon olan ürünlerin hem göze hem cilde zarar verebileceğini söyleyen Kızılelma “Siz sağlıklı bir gözlük aldığınızda gözünüzü ultraviyole ışınlarından korumuş oluyorsunuz. Bu da ileride oluşabilecek kataraktların önüne geçmiş olursunuz. İkincisi ise retinada da oluşabilecek, yoğun ışığa maruz kaldığımız zaman daha çok gerçekleşen bir şey; direkt ışık kaynağına baktığımızda geçici körlüğün önüne geçmiş olursunuz. Bununla beraber kendi cilt sağlığınızı da korumuş oluyorsunuz. Güneş gözlüğü, çevresini de koruyabiliyor. Siz sahte bir gözlük aldığınızda göze gelen ultraviyole ışınlarını direkt göze iletiyor veya daha zararlı ve daha ısı barındıran ışınları, yani ultra beta denilen ışınların göze zarar verdiği var. Özellikle ozon tabakasının incelmesi ile birlikte bu da daha fazla UV ışınlarının inmesine sebep oluyor ama orijinal gözlükle bunun önüne geçersiniz, göz sağlığınızı korumuş olursunuz. Ama orijinal bir gözlük takmazsanız bu zararlara maruz kalmış olursunuz. İkisinin arasında ne fark var? Mesela diyelim siz metal bir çerçeve aldınız, sahte imitasyon. Aradan bir 5-6 ay geçmeden cilde bir reaksiyon oluşturup ciltte ciddi anlamda yara yaptığını fark edersiniz. Tabii bunun tedavisi de ayrı bir zorluk barındırıyor. Kemik çerçeve diye alırsın, o da cildine büyük anlamda ısıyı yayar, ciddi anlamda alerjiye sebep olur. Bu gibi zararları vardır ikisinin arasında.” dedi.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.