Ramanlı: "Yardımlar Kobanê’ye ulaştı, devamı gelmeli"
HÜDA PAR Sözcüsü ve Batman Milletvekili Serkan Ramanlı, Rûdaw TV’de Hevidar Zana’nın sunduğu programa konuk oldu. Ramanlı, Suriye’de yaşanan çatışmalar, Kobanê ve diğer bölgelerdeki insani kriz, yardım çalışmaları ve çözüm önerilerine dair değerlendirmelerde bulundu.
"Siyaset zayıf olduğu için halk büyük bir tehlikeyle karşı karşıya"
Suriye halkının içinde bulunduğu zor duruma işaret eden Ramanlı, “Bugün Suriye Kürtlerinin içinde bulunduğu durum gerçekten iyi bir durum değil. Siyaset zayıf olduğu için bugün büyük bir tehlikeyle karşı karşıyalar ve insani bir mağduriyet süreci başlamış durumda. Her halükarda her siyasetçinin, her hayırseverin elini bu yardımlara uzatması gerekir ki o insanlar bu tehlikeden, bu mağduriyetten kurtulabilsinler. Biz de çabaladık; Suriyeli kardeşlerimizin, Kobanê, Haseke ve Kamışlo halkının, her nerede hangi insanın bir şeye ihtiyacı varsa imdadına yetişmemiz gerekir." dedi.
"Yardımlar Kobanê’ye ulaştı, devamı gelmeli"
Yardım konvoylarının durumu ve Suriye hükümeti ile koordinasyon hakkındaki soruyu yanıtlayan Ramanlı, "Bugün herhangi bir engel yok. Halep üzerinden bu yardımlar, 24 kamyonluk bir konvoyla Kobanê'ye ulaştı. İnşallah her gün yüzlerce kamyonla daha fazla yardımın Kobanê halkına ulaşmasını umut ediyorum. Ancak biz Suriye halkı arasına, özellikle de Suriye Kürtleri arasına huzur, barış ve adaletin girmesini ümit ediyoruz. Zira bu soğukta ve kışın ortasında durum çok ama çok zor; hem susuzlar, hem elektriksizler hem de yardımsızlar." ifadelerini kullandı.
HÜDA PAR olarak yardım toplayan STK'lara destek verdiklerini belirten Ramanlı, yardımların günbegün arttığını ifade ederek, Türkiye'den daha fazla yardımın bölgeye ulaşmasını diledi.
"Suriye’de temeli adalet olan huzurlu bir sistem kurulmalı"
Suriye’de sivillerin zarar görmemesi için diyalog çağrısında bulunan Ramanlı, "Bugün direnen o kişiler, aslında kendileri de Esed'in mağdurlarıdır. Bugün anlaşmaları, bir sözleşme yapmaları gerekir ki halk; bu anlaşmazlıklar, bu savaş ve çatışmalar yüzünden hak ve hukukundan mahrum kalmasın. Adaletli bir Suriye, temeli adalet olan huzurlu bir Suriye sizin elinizdedir, bunu yapabilirsiniz. 14 yıl boyunca iç savaş sürdü; milyonlarca insan göç etmek zorunda kaldı, öldürüldü. Artık bu savaş yetsin, bu ölümler yetsin. Siyasi bir yolla, müzakereyle bir yol açılmalı." şeklinde konuştu.
"Kendi acımıza karşı duyarsız olursak ne Kürtlüğümüz, ne insanlığımız ne de Müslümanlığımız kalır"
Meclis'te ve sivil alanlarda yaşanan mağduriyetlere karşı seslerini yükselttiklerini belirten Ramanlı, "Biz her platformda tepkimizi gösteriyoruz. Kendimiz için ne istiyorsak, Kürtler için de onu istiyoruz; aynı şeyi Türkler ve Araplar için de istiyoruz. Bugün halkımız büyük bir tehlike altında. Biz tepki göstermezsek kim gösterecek? Bugün bizi çevreleyen Sykes-Picot sınırları sadece idari sınırlardır. Sykes-Picot sınırları bizim vicdanımızın, zihnimizin veya duygularımızın sınırı değildir. Biz biriz, beraberiz ve acımız ortaktır. Kendi acımıza karşı duyarsız olursak ne Kürtlüğümüz, ne insanlığımız ne de Müslümanlığımız kalır."
"Yönetim şekline Suriye halkı karar vermelidir"
Suriye’de otonomi veya federasyon tartışmalarına da değinen Ramanlı, yönetim şeklinin "vahyedilmiş bir ayet" olmadığına dikkat çekti. Ramanlı, şöyle devam etti: "Suriye hükümetinin şekline Suriye halkı; Arap, Kürt, Alevi, Sünni tüm Suriye halkı karar vermelidir. Onlar için en iyisi neyse o karar onlarındır. Bizlerin görevi, adil ve huzurlu bir Suriye'nin inşası için onlara destek olmaktır. Bazen merkezi bir hükümet gerekir, bazen otonomi, bazen de Irak Kürdistanı'ndaki gibi bir federalizm. Onlar için hayırlı olan neyse o karar onlarındır."
“Kürtler sadece zılgıt çekip halay duran insanlar değildir”
Son olarak Suriye ordusu ve DSG'nin entegrasyonu ile ilgili soruyu yanıtlayan Ramanlı, tarafların birbirini düşman olarak görmemesi gerektiğini vurguladı.
Ramanlı, sözlerini şöyle tamamladı: "Hepimiz bu toprakların çocuklarıyız. Eğer birbirimizi muhatap almazsak, hak ve hukukumuza sahip çıkmazsak huzur ne bize gelir ne de başkasına. Hangi isimle olursa olsun; yeter ki savaş, çatışma ve katliam olmasın. Kürtler sadece zılgıt çekip halay duran veya sadece öldürülen insanlar değildir. Kürtlerin siyasi alanda da kabiliyetlerini göstermeleri gerekir. Savaşla değil; müzakere ve siyasetle halkının haklarını savunmalıdırlar."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.