Prof. Dursun: Kapitalist Sistem Maddeye, İslam ise İnsana Önem Verir
Batman Aksa FM’de Gazeteci-Yazar Veysi Demir’in sunduğu “Aksa’da Gündem” programına konuk olan Türkiye Yazarlar Birliği Batman Temsilcisi ve Batman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şemsettin Dursun, maddeye önem veren Kapitalist sistemin aksine İslam’ın insana önem verdiğini söyledi.
“İnsan Merkezli Hayat, İslam’ın Temel Yaklaşımıdır”
Programda insan kavramı üzerinden değerlendirmelerine başlayan Prof. Dr. Şemsettin Dursun, hayata iki temel bakış açısı olduğunu belirterek, bunlardan birinin madde merkezli, diğerinin ise insan merkezli hayat anlayışı olduğunu söyledi. Madde merkezli hayatın kapitalist ve materyalist felsefenin temelini oluşturduğunu ifade eden Dursun, İslam’ın ise insanı merkeze alan bir hayat tasavvuru sunduğunu vurguladı.
İnsanın sıradan bir varlık olmadığını dile getiren Dursun, Kur’an-ı Kerim’de insanın “eşref-i mahlûkat” olarak tanımlandığını hatırlatarak, insanın yaratılmışların en şereflisi, en onurlusu ve en değerlisi olduğunu ifade etti. İnsanın aynı zamanda “zübde-i âlem” yani âlemin özü ve özeti olduğunu belirten Dursun, insanın küçük bir evren, evrenin ise büyük bir insan olarak görülebileceğini söyledi.

“İnsan Natık Bir Varlıktır, Konuşması Mantık Üzerine Olmalıdır”
İnsanın “natık” bir varlık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Dursun, bunun yalnızca konuşabilen değil, konuşmasını akıl ve mantık çerçevesinde yapan bir varlık anlamına geldiğini ifade etti. Konuşma, nutuk ve mantık kavramlarının aynı kökten geldiğini belirten Dursun, insanın sözünün hikmetli ve ölçülü olması gerektiğini vurguladı.
Bu özelliğin insana has olduğunu ifade eden Dursun, hayvanlardan böyle bir beklenti olmayacağını, çünkü insanın yaratılış itibarıyla sorumluluk sahibi bir varlık olduğunu söyledi. Bu nedenle İslam’ın ve Kur’an’ın insanı merkeze alarak hayatı bu mihver etrafında şekillendirdiğini dile getirdi.
“Her İnsan Biriciktir ve Eşsizdir”
İnsanın biricik bir varlık olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şemsettin Dursun, bu düşünceyi somut örneklerle açıkladı. Yıllar önce Batman’da bir okulda verdiği seminerde kullandığı “biriciklik” kavramının bir öğrencinin hayatını değiştirdiğini anlatan Dursun, her insanın parmak izi, avuç izi, ses tonu, yüz hatları, göz retinası ve DNA’sının farklı olduğunu söyledi.
Bu farklılıkların yalnızca bugün yaşayan insanlara değil, geçmişten kıyamete kadar gelmiş ve gelecek tüm insanlara ait olduğunu ifade eden Dursun, bu durumun insanın tek ve eşsiz yaratıldığının en açık ispatı olduğunu belirtti. İnsanın saç telinde bile kendine özgü bir şifre bulunduğunu dile getiren Dursun, bu eşsiz yaratılışın insanın kendisine verilen değeri fark etmesini sağladığını söyledi.
“Şükür, Allah’ın Emirlerine Uymakla Hayata Yansır”
İnsanın kendisine verilen bu değerin karşılığını şükürle vermesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Dursun, şükrün sadece sözle değil, hayatın bütününe yansıyan bir duruş olduğunu belirtti. İnsanlara teşekkür edilirken Allah’a şükür edildiğini dile getiren Dursun, Allah’a şükrün O’nun emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınmakla mümkün olduğunu söyledi.
Namaz, oruç, anne ve babaya iyilik, adalet, merhamet ve güzel ahlakın insanı hem toplum nezdinde itibarlı kıldığını hem de Allah katında değerli hale getirdiğini ifade eden Dursun, haramlardan uzak durmanın da insanın dünyasını mamur ettiğini dile getirdi.
“İslami Hayat Dünyayı Mamur, Ahireti Mamur Eder”
İslam’ın yalnızca ahireti değil, dünya hayatını da düzenleyen bir sistem olduğunu belirten Prof. Dr. Dursun, bu değerlerden uzaklaşan toplumlarda mutsuzluk, bağımlılık ve çözülmenin arttığını ifade etti. İçki, kumar ve uyuşturucu gibi alışkanlıkların insanı mutlu etmediğini, aksine geçici kaçışlar sunduğunu belirtti.
İslami değerler çerçevesinde yaşayan insanların ise hem dünyada huzurlu olduğunu hem de ebedi hayatı kazandığını vurgulayan Dursun, “Dünya ahiretin tarlasıdır” anlayışının bu dengeyi açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.