Okul saldırılarının ardından vatandaşlardan acil ve köklü önlem çağrısı
Türkiye’yi derinden sarsan okul saldırıları sonrası vatandaşlar, hem yaşanan acıya dikkat çekti hem de benzer olayların önüne geçilmesi için yetkililere çağrıda bulundu.
Aile yapısının güçlendirilmesi, okul güvenliğinin artırılması ve sosyal medya ile dijital içeriklerin denetlenmesi gerektiğini vurgulayan vatandaşlar, yaşananların ihmal ve denetimsizlikle bağlantılı olduğuna işaret etti.
“Aile sevgisi eksikliği çocukları yanlış yola sürüklüyor”
Ebru Özdemir, yaşanan olaylardan dolayı büyük üzüntü duyduğunu belirterek, “Gördüğüm her video ve fotoğrafta içim parçalanıyor. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Halk olarak ‘nesil’ diyerek kategorize ettiğimiz bu gençleri çok kötü yönlendiriyoruz. Oyun adı altında oynadıkları içeriklere yönlendiriyoruz ya da buna engel olmuyoruz. Aile sevgisini yeterince veremiyoruz. Bence aile sevgisi görmeyen birçok çocuk bu yola sürükleniyor. Böyle giderse daha kötü olayların yaşanacağını düşünüyorum. Umarım olmaz, inşallah bunun önüne geçilir.” dedi.
Sosyal medyanın etkisine de değinen Özdemir, “Sosyal medya gençliği adeta kendine bağımlı hale getirmiş durumda. Aslında sosyal medya kullanıma göre şekillenir; çevre nasıl etkilerse o yönde ilerler. Ancak artık biz onu yönetmiyoruz, o bizi yönetiyor gibi. Fayda sağlamak yerine zarar görmeye başladık. Bu yüzden sosyal medyaya kısıtlama getirilmeli. Ya aileler çocukları denetlemeli ya da belli bir yaşa kadar kullanım sınırlandırılmalı. Televizyondaki dizilerden sosyal medya paylaşımlarına kadar birçok içerik bu yönde ilerliyor. Umarım bir şekilde önüne geçilir.” ifadelerini kullandı.
“Okul güvenliğinde ciddi ihmal var”
Servet Kutlu ise olayın ihmaller zinciriyle bağlantılı olduğunu belirterek, “Gerçekten çok acı bir olay, hepimizin içini yaktı. Hayatını kaybedenlerin ailelerine sabır diliyorum. İnşallah Türkiye’de bir daha böyle bir olay yaşanmaz. Ancak burada Bakanlığın ciddi bir ihmali olduğunu düşünüyorum. Yıllardır okulların güvenliği yeterince sağlanmıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu konuya daha fazla eğilmesi gerekiyor. Ayrıca çocukların cep telefonlarına kadar giren kumar içerikleri ve uyuşturucu gibi tehlikeler de var. Devletin bu konulara ciddi şekilde müdahale etmesi şart. Bu çocuklar için yazık, günah. Yüzeysel değil, köklü çözümler gerekiyor.” şeklinde konuştu.
“Okullarda güvenlik görevlisi ya da polis olmalı”
Hanife Öneryıldız da olayların ardından duyduğu endişeyi dile getirerek, “İlk duyduğumda olayı çok büyütmemiştim ama ikinci kez yaşanınca araştırmaya başladım. O fedakâr öğretmenin ve hayatını kaybeden çocukların fotoğraflarını görünce kendi kardeşlerim aklıma geldi. Ben de bir öğrenciyim ve çok etkilendim. Okullarda mutlaka güvenlik önlemleri artırılmalı. Güvenlik görevlisi ya da polis okul kapısında bulunmalı. O kadar etkilendim ki kardeşlerimi bir süre okula göndermek istemedim. 16-18 yaşındaki gençlerin ellerinde silahla okula saldırması kabul edilemez bir durum.” dedi.
Sosyal medya ve oyunlara da dikkat çeken Öneryıldız, “Saldırıyı yapan kişinin PUBG oynadığını ve bağımlı olduğunu duydum. Bu nedenle çevremdekileri uyardım. Kardeşlerim de çok oynuyordu, annemle birlikte onları uyardık. Ben bu tür oyunları oynamıyorum, sadece zaman zaman sosyal medyaya giriyorum. Herkes dikkatli olmalı, kimseye fazla güvenmemeli ve güvenliğe önem verilmeli.” ifadelerini kullandı.
“Aileler çocukları daha yakından takip etmeli”
Nergis Kaçhan ise olayların ailelerde oluşturduğu tedirginliğe dikkat çekerek, “Saldırı olaylarından sonra annem okula gitmemi istemedi ama devamsızlığım olduğu için gitmek zorunda kaldım. Annem kardeşlerimi ise okula göndermedi. Ben çok fazla oyun oynamıyorum ama abim oynuyordu. Ailece onu uyardık ve artık oynamıyor. Bu tür olayları görünce ben de abimin oynadığı oyunları sildim. Güvenlik konusunda artık daha dikkatliyiz.” dedi.
“Gençler sosyal medyada uzun süre vakit geçiriyor”
Muhammed Sami Abık da yaşananların kendisini derinden etkilediğini belirterek, “Haberi izleyince şok oldum, çok üzüldüm. Gerçekten dayanılmaz bir acı. Saldırıyı gerçekleştiren kişilerin konuşmalarını da paylaştılar, planlı bir olay gibi görünüyor. Saldırıyı yaptıktan sonra kendilerini de öldürdükleri söyleniyor. Ben günde 3-4 saat sosyal medyada vakit geçiriyorum ama oyun oynamıyorum. Sporla ilgileniyorum, antrenman yapıyorum. Telefonda zaman geçirsek de oyunlardan uzak durmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.
“Şiddet içerikli oyunlara karşı önlem alınmalı”
Mehmet Aygün ise yetkililere çağrıda bulunarak, “Gerçekten içimiz yanıyor. Hayatını kaybeden çocuklara Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Kim yaptıysa, kim planladıysa Allah cezasını versin. Sosyal medya konusunda devletin mutlaka bir adım atması gerekiyor. Çocuklar bu içeriklerden çok etkileniyor. İnsan bazen normal gibi görüyor ama uygulamaya geçtiğinde çok büyük felaketler yaşanıyor. Biz aile olarak engellemeye çalışıyoruz ama çocuklar evde yalnız kaldığında tamamen kontrol etmek zor. Bu nedenle yetkililerin şiddet içeren oyunlara karşı daha ciddi önlemler alması gerekiyor. Her ebeveyn gibi ben de endişeliyim.” ifadelerini kullandı.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.