Malatya'da İran'a yönelik saldırılara tepki: Gün birlik olma günüdür

Malatya'da İran'a yönelik saldırılara tepki: Gün birlik olma günüdür
Malatya'da Kudüs Kardeşlik Platformu tarafından emperyalist ABD ve işgal rejiminin İran'a yönelik saldırılarını tel’in etmek amacıyla düzenlenen basın açıklamasını Platform adına okuyan Selim Arslan, İslam coğrafyasına yönelik saldırılara karşı birlik çağrısı yaptı.

Malatya'da Kudüs Kardeşlik Platformu tarafından emperyalist ABD ve işgal rejiminin İran'a yönelik saldırılarını tel’in etmek amacıyla cuma namazı sonrası Kernek Karagözlüler Camii bahçesinde basın açıklaması düzenlendi.

Sunuculuğunu Ahmet Enfal Metin'in yaptığı program Kernek Karagözlüler Camii görevlilerinden İsmail Şenses'in Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Kur'an tilavetinin ardından basın açıklamasını Kudüs Kardeşlik Platformu adına Selim Arslan okudu.

Arslan, birlik olma ve siyonist saldırganlığa karşı durma çağrısında bulunarak, “Bugün burada sadece bir basın açıklaması yapmak için değil, aynı zamanda insanlık vicdanını harekete geçirmek, mazlumların sesi olmak ve zalimlere karşı duruşumuzu ilan etmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Komşumuz ve kardeş ülke İran’a yönelik gerçekleştirilen saldırılar karşısında sessiz kalmamak, zulme karşı itirazımızı haykırmak ve mazlumların yanında olduğumuzu ilan etmek için buradayız." dedi.

Arslan, dünyada uzun süredir büyük bir adaletsizliğin yaşandığını belirterek, "Ne yazık ki dünya uzun zamandır büyük bir adaletsizliğe şahitlik etmektedir. Güçlü olanın haklı sayıldığı, hukukun sadece zayıflara uygulandığı bir düzenle karşı karşıyayız. İnsan haklarından, demokrasiden ve özgürlüklerden söz edenler; söz konusu Müslüman coğrafyası olduğunda bu değerleri bir kenara bırakmakta ve zulmün en acımasızına sessiz kalmaktadır." ifadelerini kullandı.

Arslan, Gazze’de yaşananların insanlık tarihine kara bir leke olarak geçtiğini dile getirerek, "Bugün Gazze’de yaşananlar insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Aylarca süren bombardımanlar sonucunda binlerce çocuk, kadın ve sivil hayatını kaybetmiş; şehirler yerle bir edilmiş, hastaneler, okullar ve ibadethaneler hedef alınmıştır. Masum insanlar açlıkla, susuzlukla ve ilaçsızlıkla ölüme terk edilmiştir. Bütün dünyanın gözü önünde gerçekleşen bu soykırım karşısında uluslararası kurumların sessizliği ise insanlık adına ayrı bir utanç vesilesidir." diye konuştu.

Saldırıların sadece Gazze ile sınırlı olmadığını ifade eden Arslan, "Ancak bugün yaşananlar sadece Gazze ile sınırlı değildir. siyonist ve emperyalist güçler uzun yıllardır İslam coğrafyasını istikrarsızlaştıran müdahaleci politikalar yürütmektedir. Afganistan’da başlayan işgal ve katliamlar Irak’ta devam etmiş, Libya’da, Suriye’de ve Yemen’de milyonlarca insanın hayatını altüst eden büyük felaketlere dönüşmüştür. Bu saldırılar sonucunda milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, milyonlarca insan yurtlarından edilmiş ve büyük bir mülteci krizi ortaya çıkmıştır. Aileler parçalanmış, şehirler harabeye dönmüş ve insanlık onuru ayaklar altına alınmıştır." ifadelerini kullandı.

Arslan, ABD ve işgal rejiminin İran’a yönelik saldırılarının bölge için büyük bir tehlike oluşturduğunu belirterek, "Bugün ise aynı zihniyet yeni bir çatışmanın kapısını aralamaktadır. Katil Amerika ve soykırımcı siyonist yönetim bu kez saldırılarını genişleterek İran’a yönelik askeri operasyonlar başlatmıştır. Uluslararası hukuku hiçe sayan bu saldırılar diplomasi kanallarını devre dışı bırakan ve bölgeyi büyük bir felakete sürükleme riski taşıyan son derece tehlikeli bir girişimdir." dedi.

Arslan, nükleer silah meselesindeki çelişkiye dikkat çekerek, "Nükleer silahlara sahip olan ve dünyaya yıllardır tehdit saçan güçlerin, başka ülkelerin nükleer çalışmalarını bahane ederek saldırı düzenlemesi büyük bir çelişki ve açık bir ikiyüzlülüktür." şeklinde konuştu.

Arslan, saldırıların tüm İslam coğrafyasını hedef aldığının altını çizerek, “Bu saldırılar sadece bir ülkeyi hedef almamaktadır. Bu saldırılar bütün İslam coğrafyasına yönelmiş büyük bir tehdittir. Bugün İran hedef alınırken yarın başka bir ülkenin hedef olmayacağının hiçbir garantisi yoktur. Sömürgeci güçler yıllardır İslam dünyasını parçalamak, zayıflatmak ve kontrol altında tutmak için her türlü yöntemi kullanmaktadır. Mezhep farklılıklarını, etnik ayrılıkları ve siyasi anlaşmazlıkları körükleyerek Müslümanları birbirine düşürmeye çalışmaktadırlar. Biz çok iyi biliyoruz ki bu saldırılar Müslümanların mezhebine ya da etnik kimliğine bakmamaktadır. Gazze’de öldürülen çocukların Sünni olup olmadığı sorulmadığı gibi bugün İran’da hayatını kaybeden insanların Şii olup olmadığı da sorulmamaktadır." dedi.

İslam ümmetinin birlik olması gerektiğini vurgulayan Arslan, "Zalimler için önemli olan tek şey çıkarları ve güçleridir. İşte bu nedenle İslam ümmetinin artık bu oyunu görmesi ve aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakarak birlik ve dayanışma içinde hareket etmesi hayati bir zorunluluktur. Tarih bize şunu açıkça göstermiştir: Müslümanlar birlik olduğunda hiçbir güç karşılarında duramaz. Ama parçalandıklarında her türlü saldırıya açık hale gelirler. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de iman edenleri şöyle tanımlar: ‘Onlar bir haksızlığa uğradıkları zaman birlikte karşı koyarlar.’ Bu ilahi mesaj bizlere sadece bir tavsiyede bulunmamakta aynı zamanda bir sorumluluk yüklemektedir. Zulme karşı durmak, adaleti savunmak ve mazlumun yanında yer almak imanımızın ve insanlığımızın bir gereğidir. Unutulmamalıdır ki zulme rıza zulümdür, zulme sessiz kalmak ise zulme ortak olmaktır. Bugün dünyanın birçok yerinde milyonlarca insan zulüm altında yaşam mücadelesi vermektedir. Gazze’de, Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Arakan’da ve daha nice coğrafyada mazlumların feryadı göklere yükselmektedir." diye konuştu.

Arslan, İslam ülkelerine birlik çağrısında bulunarak, "Buradan bütün İslam ülkelerine ve yöneticilerine çağrıda bulunuyoruz: Artık aranızdaki ihtilafları bir kenara bırakın. Mazlumların yanında durun. Zalimlerin karşısında ortak bir duruş sergileyin. Buradan bütün vicdan sahibi insanlara da sesleniyoruz: Zulüm karşısında sessiz kalmayın. Adalet için sesinizi yükseltin. Mazlumların yanında olun. İnsanlık ancak bu şekilde ayakta kalabilir. Bugün gün birlik olma günüdür. Bugün gün zalimlere karşı hakkı haykırma günüdür. Bugün gün insanlık onurunu savunma günüdür. Eğer bugün susarsak yarın konuşacak bir vicdan bulamayız. Eğer bugün sessiz kalırsak yarın adaletten söz etmeye hakkımız kalmaz. Bizler buradan bir kez daha haykırıyoruz: Mazlumların yanındayız. Zulme karşıyız. siyonist barbarlığa ve emperyalist saldırganlığa karşı insanlık onurunu savunmaya devam edeceğiz. İnanıyoruz ki zulüm ile abad olunmaz. İnanıyoruz ki hak er ya da geç galip gelecektir. Ve inanıyoruz ki mazlumların duası zalimlerin saltanatını yıkmaya yetecektir." diye konuştu.

Malatya'da İran'a yönelik saldırılara tepki: Gün birlik olma günüdür

Malatya'da İran'a yönelik saldırılara tepki: Gün birlik olma günüdür

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.