Küresel Sumud Filosu aktivisti Dr. Faslı: Siyonist askerlerin çok korkak olduğuna bizzat şahit olduk
Ankara Filistin Dayanışma Platformu (ANFİDAP) öncülüğünde Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında, Küresel Sumud Filosu’na katılan ve uluslararası sularda siyonist işgal rejiminin saldırısına maruz kalan aktivistler yaşadıklarını anlattı.
Toplantıda konuşan aktivistlerden Dünya İslam Sağlık Birliği Başkan Yardımcısı Dr. Abdüllatif Faslı, filoya yönelik müdahalenin aniden gerçekleştiğini, silahlı askerlerin botlarla gemiye yaklaştığını ve ateş açtığını belirterek, aktivistlerin zorla alıkonulduğunu ve kötü muameleye maruz bırakıldığını aktardı.
Faslı, “Ben ayın 6’sında buradan diğer arkadaşlarla birlikte İspanya’ya, Sumud filosuna katılmak üzere gittim. Yola çıkmadan önce mülakatta bana ‘Bir ay izin al’ dediler. ‘Sonrası belli değil ama maksimum bir ay’ denildi. Biz de ‘Bismillah’ deyip yola çıktık. İspanya’dan, İtalya’dan sonraki süreçte aslında rutin hayatımıza devam ettik. Artık alışma dönemindeydik. Denizin dalgalarına alışmıştık, hatta büyük dalgalarla baş edebiliyorduk. Ancak beklenmedik bir durumla karşılaştık. Sadece biz değil, yönetim ve tecrübeli ekipler de böyle bir saldırıya uğrayacağımızı bilmiyordu." dedi.
"Hem telefon hem görüntüler gitti"
Kendilerine doğru hızla yaklaşan zodyak botları gördüklerini belirten Faslı, "Üzerlerinde ışıklar vardı, uzaktan far gibi görünüyordu. İçlerinde tam donanımlı 5 asker vardı ve doğrudan üzerimize geliyorlardı. Zeynel Abidin Özkan bana ‘Gelirken video çek’ dedi, ben de çekmeye başladım. Yaklaştıklarında ‘Durun’ diye bağırdılar. 5 metre kala biz durmayınca ateş açtılar. Kaptan yardımcımız son ana kadar hızını artırdı ve manevra yaptı. Bir asker gemiye atladı. Ardından ‘Herkes dışarı çıksın’ diye bağırdılar. Biz de ellerimizi kaldırdık. Bu sırada telefonlarımızı denize attık. Zeynel Abidin Özkan’a görüntüleri gönderdim ancak sonrasında internetin kesildiğini fark ettim. Hem telefon hem görüntüler gitti." ifadelerine yer verdi.

"Siyonist askerlerin çok korkak olduğuna bizzat şahit olduk"
Siyonist askerlerin çok korkak olduğuna bizzat şahit olduklarını anlatan Faslı, konuşmasının devamında şunları aktardı: "Çok korkaklardı. Çoğu gençti. Açıkçası bize talimat verilmeseydi onların hakkından çok rahat gelirdim. Bir tane asker aptal sırtını dönmüş silahı benim yanımda benim arkamda bir tanesi silahı kafama dayamış ama onu itsem denize düşer. Bir kadın diğerleri de zaten korkaktırlar. ‘Kaptan kim?’ diye sordular, kimse cevap vermedi. ‘Birinizi vuracağım’ dediler ama yine de kimse konuşmadı. Çünkü talimat gereği kaptanın kim olduğunu söylenilmeyecek ne yaparsa yapsınlar bilmiyoruz diyecektik. Bizi kelepçe ile bağladılar daha sonra bizi aşağı indirdiler ve bağladılar. Özellikle kaptana çok eziyet ettiler. O sırada bir aktivistin cesaretine şahit oldum. Aşağı indirirken birinin telefonu düştü bir askerden izin istedi, alabiliriyim diye asker ‘Alabilirsin’ dedi. Ama iner inmez asker panikledi. O an ne kadar korkak olduklarını gördüm. Hem izin verdi hem korkuyordu."
"Ellerimizi arkadan bağlamışlardı, dizlerimiz bükük şekilde yürütüyorlardı"
Son olarak Faslı, "Yaklaşık 10 dakika sonra bizi ana gemiye götürdüler. Burası adeta açık hava hapishanesi gibiydi. 4 hapishane. üç konteyner, birkaç plastik tuvalet vardı. Bizi sürükleyerek içeri aldılar. Ben ilk çıkanlardandım. Karanlıkta, çekiştiriyorlardı. Ellerimizi arkadan bağlamışlardı, dizlerimiz bükük şekilde yürütüyorlardı. O sırada Ayet-el Kürsi ve aklımda olan ayetleri okudum. ‘Yalnızım’ diye düşündüm, kimseyi duymuyordum. Beni yalnız bir yere götüreceklerini sandım. Sonra birinin sesini duydum, ‘Tamam’ dedim, ‘Çok şükür yalnız değilim.’ Bizi bir konteynere götürdüler. İçeri girerken ‘Herhalde beni vuracaklar’ diye düşündüm. İçerisi doluydu. Benden önce giren arkadaşlar sayesinde biraz rahatladım. Brezilyalı aktivist Tiago herkesi tek tek kucaklayarak moral verdi. Diğerleri de ‘Hoş geldiniz’ diyerek psikolojik olarak destek oldular. Bu süreç kolay değildi. Bir arkadaşımın gerçekten donduğunu gördüm. Karanlıkta, soğukta, dalgaların arasında sürüklenerek getiriliyorduk. Ana gemiden buraya kadar olan süreç gerçekten çok zordu." ifadelerine yer verdi.
Daha sonra Küresel Sumud Filosu'nda yer alıp siyonitlerin saldırısına maruz kahlan aktivistlerden Memur-Sen Diyarbakır İl Başkanı Ramazan Tekdemir ve Memur-Sen Ankara İl Temsilcisi Nevzat Öylek birer konuşma yaptı.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.