Kudüs Kardeşlik Platformu: Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze'de yaşanan soykırım durdurulmalı
Malatya'da Kudüs Kardeşlik Platformu tarafından Dünya Kudüs Günü nedeniyle yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi.
Eski İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan vatandaşlar, tekbir ve sloganlar eşliğinde yürüyerek Kernek Karagözlüler Camii bahçesine kadar yürüdü.
Cami bahçesinde Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan program, Kudüs Kardeşlik Platformu adına Bilal Karaduman'ın okuduğu basın açıklaması ile devam etti.
"Kudüs ve Gazze'de yaşanan soykırıma dur demek için toplandık"

Kudüs Kardeşlik Platformu adına konuşan Bilal Karaduman, Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze'de yaşananlara dikkat çekmek için bir araya geldiklerini belirterek, "Bugün burada, sadece bir bölgenin değil, tüm insanlığın vicdan durağı olan Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze'de yaşanan soykırıma dur demek; bu beldeleri elde etme adına siyonist yayılmacılığın küresel barışı nasıl bir uçuruma sürüklediğine dikkat çekmek ve İslam coğrafyasının dört bir yanında yakılan fitne ateşine karşı vahdeti haykırmak için toplanmış bulunmaktayız." dedi.
"israilin saldırıları güvenlik değil yayılmacılık meselesidir"
israil'in Gazze'de başlattığı ve Lübnan, Suriye, Yemen ile İran'a yayılan çatışma sürecinin bir güvenlik meselesi olmadığını ifade eden Karaduman, "Bu, Arz-ı Mev'ud hezeyanıyla bölge ülkelerini zayıflatma, parçalama ve köleleştirme operasyonudur. Siyonist akıl, kendi güvenliğini komşu ülkelerin yıkımında aramakta, attığı her adımda dünya barışının altına dinamit döşemektedir. Bu saldırganlık, "israil'in güvenliği" bahanesi altında bütün bölgeyi dizayn etmeyi hedefleyen emperyal bir projeye dönüşmüş ve dünya barışını doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır." ifadelerini kullandı.
"Mesele sadece Filistin meselesi değildir"

Yaşananların yalnızca Filistin ile sınırlı olmadığını dile getiren Karaduman, "Şurası açıktır ki mesele sadece Filistin meselesi değildir. Asıl mesele İslam coğrafyasının tüm direniş hatlarını kırmayı hedeflemektedir. Bugün Ortadoğu, modern dünyanın gözleri önünde sistematik bir yok etme operasyonuna sahne olmaktadır. Sadece sınırların değil, vicdanların da tarumar edildiği bu süreçte Gazze ve Kudüs'e sahip olma adına Lübnan, Suriye, Yemen ve İran küresel şer odaklarının hedef tahtasına oturtulmuştur." diye konuştu.
"Gazze tarihin en büyük toplu mezarlığına dönüştürüldü"
Kudüs'ün siyonist işgal altında kimliksizleştirilmeye çalışıldığını belirten Karaduman, "Müslümanların ilk kıblesi Kudüs, siyonist işgalin pençesinde kimliksizleştirilmeye çalışılırken İsrail'in başlattığı saldırılarla Gazze tarihin en büyük toplu mezarlığına dönüştürülmüştür. Bu, sadece bir toprak kavgası değil bir inancın ve halkın kökünü kazıma girişimidir." dedi.
"Ortadoğu'da kaosun ana kaynağı Amerika ve israildir"

Karaduman, bölgedeki kaosun arkasında Amerika ve israil'in bulunduğunu belirterek, "Gazze'de taş üstünde taş bırakmayan, Kudüs'ün mahremiyetini çiğneyen bu terör mekanizmasının lokomotifi olan Amerika ve İsrail ikilisinin bölgedeki yayılmacı emelleri, bölgedeki kaosun ana kaynağıdır. Suriye'de yıllardır süren ve milyonlarca insanı yerinden eden savaş emperyalist güçlerin bölgeyi parçalama planlarının bir parçasıdır." dedi.
"Lübnan ve Yemen ağır bir insani krizle karşı karşıya"
Bölgedeki diğer ülkelerde yaşanan gelişmelere de değinen Karaduman, "Lübnan, İsrail'in pervasız hava saldırıları ve ekonomik ambargolarla dize getirilmeye çalışılmakta, bir halkın geleceği sistematik olarak çalınmaktadır. Yemen ise Amerika destekli operasyonlar ve bitmek bilmeyen ambargolar nedeniyle yüzyılın en büyük insani dramını yaşamaktadır. Çocukların açlıktan öldüğü, salgın hastalıkların pençesinde kıvranan bir halk küresel güçlerin hakimiyet savaşlarına kurban edilmektedir." ifadelerini kullandı.
"Bölgesel savaş riski artıyor"

İran'ın da hedef alındığını belirten Karaduman, "Emperyalist güçler ve onların bölgedeki karakolu olan İsrail, bugün İran'ı doğrudan hedef alarak bölgesel bir savaşı tetiklemekten çekinmemekte, bölgeyi topyekûn bir yangın yerine çevirmekten çekinmemektedir. Dünya şunu çok iyi bilmelidir ki bu yangın bölgeyle sınırlı kalmayacak kendilerine de sıçrayacaktır." dedi.
"Dünya üçüncü bir savaş tehdidiyle karşı karşıya"
Uluslararası hukukun hiçe sayıldığını dile getiren Karaduman, "Amerika ve İsrail ikilisi uluslararası hukuku ayaklar altına alarak dünyayı bir "şeytan kanunu" düzenine sürüklemektedir. Okulları, hastaneleri ve mülteci kamplarını vuran bu saldırganlık küresel enerji hatlarını tehdit etmekte, dünya ekonomisini telafisi güç krizlere sürüklemekte ve üçüncü dünya savaşı riskini her geçen gün daha gerçekçi bir tehdit haline getirmektedir." şeklinde konuştu.
"İngiltere de bu sürecin önemli destekçilerindendir"
Karaduman, açıklamasında İngiltere'nin rolüne de değinerek, "Tarih bize bir kez daha göstermiştir ki "küfür tek bir millettir". Bu şer ittifakının içinde Amerika ön plana çıksa da İsrail'in arkasındaki en büyük destekçilerden biri de tarih sahnesindeki "fitneci" rolünü yeniden üstlenmiş olan İngiltere'dir. Dün Filistin'i siyonistlere teslim eden Balfour Deklarasyonu'nun mimarı olan bu kirli zihniyet bugün de Gazze'de ve bölgede dökülen her damla kanda pay sahibidir." dedi.
"Müslümanlara vahdet çağrısı"

Zulüm karşısında sessiz kalmanın zalimin safında yer almak anlamına geldiğini vurgulayan Karaduman, "Batılı güçler ve siyonist akıl İslam coğrafyasını zayıflatmak için tek bir vücut gibi hareket etmektedir. Emperyalist güçler kendi aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakıp İslam coğrafyasına karşı birleşmişken Müslümanlara düşen görev kendi aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakmak ve ümmet bilincini yeniden güçlendirmektir." dedi.
"Kürecik Radar Üssü ve Patriotlarla ilgili açıklama bekleniyor"
Dünya Kudüs Günü vesilesiyle çağrıda bulunan Karaduman, "Bu milletin bağrına saplanan Kürecik'teki radar üssünün açıktan İsrail'i koruduğu bilinen bir gerçek iken Patriotların getirilmesi ile ilgili de endişemizi giderecek bir açıklama beklenmektedir. Zulme sessiz kalmayın, işgale karşı sesinizi yükseltin, mazlumların yanında durun." ifadelerini kullandı.
"siyonizme karşı ekonomik boykot çağrısı"
Karaduman, Müslümanlara birlik ve dayanışma çağrısında bulunarak, "Mezhebi ve siyasi ayrılıklar siyonist kurşunlardan daha yıkıcıdır. Tek yürek ve tek bilek olma vaktidir. Gazze'den Lübnan'a, Yemen'den İran'a kadar saldırı altındaki tüm mazlum halklarla dayanışma içinde olunmalı, siyonizme ve onun en büyük destekçileri olan ABD, İsrail ve İngiltere'ye yönelik etkili ve sürdürülebilir bir ekonomik boykot uygulanmalıdır." dedi.
"Kudüs ve Mescid-i Aksa özgür olmalıdır"

Kudüs ve Mescid-i Aksa'nın özgürlüğünün insanlığın ortak meselesi olduğunu vurgulayan Karaduman, "Gazze'de yaşanan insanlık dramı, Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınlar ve Kudüs'te yürütülen demografik ve siyasi değişim politikaları yalnızca Filistin halkının değil bütün dünyanın vicdanını yaralamaktadır. Kudüs'te adalet sağlanmadan dünya barışının kalıcı olması mümkün değildir." diye konuştu.
"Kudüs'ün özgürlüğü insanlığın özgürlüğüdür"
Açıklamasının sonunda Karaduman, "Kudüs özgür olmalıdır. Mescid-i Aksa özgür olmalıdır. Filistin özgür olmalıdır. Kudüs sadece bir şehir değil bir imandır, Mescid-i Aksa sadece bir cami değil bir davadır. Siyonizm ve emperyalizmin bu topraklardan sökülüp atılması için tek çare ümmetin vahdetidir. Bizler haksızlık karşısında susan dilsiz şeytanlar olmayacağız. Kudüs'ün özgürlüğü insanlığın özgürlüğüdür." ifadelerini kullandı.
Program Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Polat'ın yaptığı duanın ardından sona erdi.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.