ICE ve NYPD baskısı Brooklyn’i karıştırdı: Hastane önünde sert müdahale
Olay, şehirde hem ICE’in uygulamalarına hem de New York Polis Departmanı’nın (NYPD) sahadaki rolüne yönelik ciddi tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Hafta sonu Brooklyn’in Bushwick bölgesinde bulunan Wyckoff Heights Tıp Merkezi önünde yaşanan olayda, ICE ajanlarının gözaltına aldığı Nijerya vatandaşı Chidozie Wilson Okeke’yi hastane binasından kelepçeli şekilde zorla çıkarması, çok sayıda kişinin tepkisine neden oldu. Görgü tanıklarının ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerin ardından hastane önünde kısa sürede kalabalık büyüdü ve protestolar polisle çatışmaya dönüştü.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS), olayın hedefli bir operasyon kapsamında gerçekleştiğini savunarak Okeke’nin turist vizesini ihlal ettiğini ve daha önce saldırı ile uyuşturucu bulundurma suçlarından gözaltına alındığını iddia etti. Ancak operasyon sırasında kullanılan güç ve hastane ortamında gerçekleştirilen müdahale, kamuoyunda orantısız güç kullanımı tartışmalarını beraberinde getirdi.
DHS, gözaltı sırasında şüphelinin direnç gösterdiğini ve bu nedenle fiziksel müdahale yaşandığını öne sürdü. Ancak hastane içinde gerçekleşen süreç ve ardından gelen zorla çıkarma anları, özellikle aktivistler tarafından insani olmayan uygulama olarak nitelendirildi.
Olayın ardından hastane önünde toplanan kalabalık, ICE karşıtı sloganlar atarken NYPD ekipleri protestocuları dağıtmaya çalıştı. Polis, kalabalığın ambulans girişlerini ve hastane çıkışlarını kapattığını savunarak müdahalede bulundu. Ancak sahadaki görüntüler, NYPD’nin sert müdahaleleri ve bazı kişilerin yere düşürülerek gözaltına alınması iddialarıyla birlikte yeni bir tartışma başlattı.
NYPD, federal ICE operasyonuna hiçbir şekilde dahil olmadığını ve yalnızca 911 çağrıları üzerine olay yerine yönlendirildiğini açıkladı. Polis, sekiz kişinin gözaltına alındığını ve "kamu düzenini bozma" ve "direnme" gibi suçlamalarla işlem yapıldığını bildirdi.
Ancak şehir yetkilileri ve bazı yerel siyasetçiler, NYPD’nin sahadaki konumunun New York’un "sığınak şehir" yasalarıyla ne ölçüde uyumlu olduğu konusunda soru işaretleri olduğunu dile getirdi. Eleştiriler, özellikle polisin protestocular ile ICE operasyonu arasında fiilen bir tampon görevi görmesinin yasal sınırları zorlayıp zorlamadığına odaklandı.
Belediye Başkanı Mamdani ise yaptığı açıklamada NYPD ile ICE arasında önceden hiçbir koordinasyon olmadığını vurgulayarak, polisin yalnızca protesto çağrılarına yanıt verdiğini savundu. Ancak Mamdani’nin paylaştığı bazı görüntülerde NYPD’nin sert müdahalesi dikkat çekti ve bu görüntüler "aktif inceleme" sürecine alındı.
Öte yandan göçmen hakları savunucuları, olayın New York’un sığınak şehir politikalarının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtiyor. Aktivistler, ICE saldırılarının toplumsal korku ve baskı ortamına sebep olduğunu savunurken, NYPD’nin rolünün de sınırları belirsiz bir gri alana dönüştüğünü ifade ediyor.
Brooklyn’deki olay, Trump yönetiminin sert göçmenlik politikalarının büyük şehirlerde ürettiği gerilimin yeni bir örneği olarak değerlendirilirken, ICE ve yerel polis arasındaki yetki sınırlarının yeniden tartışmaya açılmasına neden oldu.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.