Hukukçu Dr. Kurşun: Arabuluculukta temel hedef tarafların uzlaşmasıdır
Kurşun, arabuluculuk sisteminin işleyişi, kapsamı ve toplumsal faydalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Arabuluculuğun hukuki uyuşmazlıkların çözümünde önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Kurşun, sistemin temel özelliklerine dikkat çekti.
Kurşun, "Arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği hukuk uyuşmazlıklarında, Adalet Bakanlığı tarafından oluşturulan ve bu bakanlıkça yetkilendirilmiş kişilerce yürütülen alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Arabulucu olabilmek için hukuk fakültesi mezunu olmak, avukatlık ruhsatına sahip olmak ve arabuluculuk eğitimi alarak gerekli sınav ve süreçleri başarıyla tamamlamak gerekir. Bu eğitimler sonucunda alınan arabuluculuk belgesi ile kişi, resmi arabulucu sıfatını kazanır." dedi.
"Sürecin merkezinde uzlaşma ve iletişim yer alıyor"
Arabuluculuk görüşmelerinin yargısal bir süreçten ziyade müzakere ve uzlaşmaya dayandığını belirten Kurşun "Arabuluculuk süreci, tarafların yargı yoluna başvurmadan önce veya başvurmak zorunda oldukları hallerde, belirli yöntem ve teknikler kullanılarak yürütülen, mevzuat ve yönetmeliklerde belirtilen usullere uygun bir müzakere sürecidir. Arabulucu, tarafları bir araya getirerek iletişimi kolaylaştırır ve çözüm seçenekleri üzerinde serbestçe müzakere etmelerini sağlar. Süreç sonunda tarafların uzlaşması hedeflenir." ifadelerini kullandı.
Kurşun "Arabulucu, müzakere sonucunda anlaşma sağlanamaması halinde, son kez çözüm önerilerinde bulunarak tarafları uzlaşmaya teşvik edebilir. Ancak arabulucu, karar veren bir merci değildir; yalnızca süreci kolaylaştıran tarafsız üçüncü kişidir. Arabuluculuk faaliyeti bir kamu hizmeti niteliği taşımakla birlikte, arabulucu bir kamu görevlisi değildir." şeklinde konuştu.
Birçok özel hukuk uyuşmazlığı arabuluculuk kapsamında çözülebiliyor
Arabuluculuğun uygulama alanlarına değinen Kurşun, hangi uyuşmazlıkların bu kapsamda değerlendirilebildiğini anlattarak "Arabuluculuk, özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanır. Tarafların serbestçe tasarruf edebildiği; kamu düzenine ilişkin olmayan, ceza hukuku kapsamına girmeyen ve genellikle şiddet iddiası içermeyen uyuşmazlıklar bu kapsamdadır. İş hukuku, ticaret hukuku, tüketici uyuşmazlıkları, borçlar hukuku ve miras hukukundan doğan birçok uyuşmazlık arabuluculuğa konu olabilir." dedi.
Kurşun "Arabuluculuk uygulamada iki şekilde görülür: ihtiyari arabuluculuk ve dava şartı arabuluculuk. İhtiyari arabuluculukta taraflar kendi istekleriyle sürece başvurur. Dava şartı arabuluculukta ise kanun gereği bazı uyuşmazlıklarda, özellikle iş, ticaret ve tüketici uyuşmazlıklarında, dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur." ifadelerini kullandı.
"Tarafsızlık, eşitlik ve gizlilik ilkeleri sürecin temelini oluşturuyor"
Arabuluculuk görüşmelerinin belirli temel ilkeler doğrultusunda yürütüldüğünü belirten Kurşun "Arabuluculuk sürecinde tarafsızlık, eşitlik, iradilik ve gizlilik ilkeleri esastır. Arabulucu tarafsız hareket eder ve hiçbir taraf lehine karar vermez. Taraflar sürece katılmaya zorlanamaz; ancak dava şartı arabuluculukta başvuru zorunludur. Görüşmeler gizlidir ve süreçte ileri sürülen beyanlar ile sunulan belgeler, anlaşma sağlanamadığı takdirde mahkemede delil olarak kullanılamaz." dedi.
Kurşun "Süreç sonunda taraflar anlaşmaya varırsa, bu durum bir tutanağa bağlanır ve arabuluculuk anlaşma belgesi düzenlenir. Kanunda öngörülen şartlar sağlandığında bu belge mahkeme ilamı niteliği kazanır ve icra edilebilir hale gelir. Böylece uyuşmazlık kesin olarak sona erer." diye konuştu.
Arabuluculuk toplumsal barışı güçlendiren bir işlev görüyor
Arabuluculuğun yalnızca uyuşmazlıkları çözmekle kalmadığını vurgulayan Kurşun, sistemin toplumsal etkilerine dikkat çekerek "Anlaşma sağlanamaması halinde ise arabulucu, durumu son tutanak ile tespit eder ve bu tutanak taraflarca imzalanır. Bu durumda arabuluculuk süreci sona erer ve taraflar yargı yoluna başvurma hakkını kullanabilir. Arabuluculuk, yargılamaya kıyasla çok daha kısa sürede sonuçlanan bir süreçtir. Türkiye'de davalar ilk derece mahkemelerinde genellikle bir yıldan uzun sürmekte; istinaf ve temyiz süreçleriyle birlikte bu süre yıllara yayılabilmektedir. Bu durum hem yargı sisteminde iş yükü oluşturmakta hem de uyuşmazlıkların uzamasına neden olmaktadır." ifadelerini kullandı.
"Taraflar arasında kazan-kazan ilkesine dayalı çözümler üretmeyi amaçlar"
Arabuluculuğun taraflar arasında denge gözettiğine değinen Kurşun "Arabuluculuk ise toplumsal barışı güçlendirmeyi, uzlaşma kültürünü geliştirmeyi ve taraflar arasında kazan-kazan ilkesine dayalı çözümler üretmeyi amaçlar. Taraflar karşılıklı fedakârlıklarla ortak bir noktada buluşabilir ve böylece hem uyuşmazlık çözülür hem de taraflar arasındaki ilişkiler daha az yıpranır. Genellikle arabuluculuk süreci kısa sürede tamamlanır; çoğu durumda bir ay içinde sonuçlanabilir ve en geç iki ay içerisinde uyuşmazlık çözüme kavuşturulabilir." şeklinde konuştu.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.