HÜDA PAR'dan ateşkes değerlendirmesi: ABD ve siyonist rejim büyük bir hezimete uğradı
HÜDA PAR Dış İlişkiler Başkanı Hüseyin İmir, Rehber TV’de ABD ve siyonist işgal rejiminin İran'a yönelik saldırıları neticesinde gelinen ateşkes sürecini değerlendirdi. İmir, ABD'nin ve işgal rejiminin 40 günlük savaşta büyük bir hezimete uğradığını belirterek, bölgenin güvenliği için ABD üslerinin derhal kapatılması ve bölgesel bir güvenlik paktı kurulması çağrısında bulundu.
“Amerika ve siyonist rejim müzakere süreçleri devam ederken İran'a saldırdı”
Sürecin doğru anlaşılması için 40 gün önceki dengelerin iyi tahlil edilmesi gerektiğini belirten İmir, ABD'nin 28 Şubat'ta başlattığı saldırıları ne kendi kamuoyuna ne de dünyaya haklı bir gerekçeyle izah edemediğini vurguladı. Saldırıların tamamen siyonist işgal rejiminin yayılmacı politikalarına hizmet ettiğini ifade eden İmir, "Nasıl ki bugün İslamabad'da müzakereler başlayacaksa, 40 gün önce de müzakere süreçleri devam ederken Amerika ve siyonist rejim ortak bir koalisyonla İran'a saldırdı. Bu durum, Amerika'nın ve işgal rejiminin asla güvenilmez olduğunu, uluslararası hukuku tanımadığını bir kez daha ortaya koymuştur." dedi.
"Hürmüz Boğazı'nın açılması için ateşkes istemeleri yenilginin itirafıdır"
İşgal rejiminin 7 Ekim Aksa Tufanı'ndan bu yana Gazze, Lübnan, Suriye, Yemen ve son olarak İran'da soykırım ve katliamlar gerçekleştirdiğine dikkat çeken İmir, ilan edilen ateşkesin mahiyetine değindi.
İmir, "Kamuoyu haklı olarak '40 gün önce Hürmüz Boğazı açıkken, bugün boğazın açılması için yapılan bir ateşkesin anlamı ne?' diye sormaktadır. 40 gün önceki duruma gelmek için ateşkes talep etmeleri, ABD ve işgal rejiminin bu savaşta büyük bir hezimete, büyük bir yenilgiye uğradığını ortaya koymaktadır. Belirlenen hedeflerin hiçbirine ulaşılamamış, gerisine düşülmüştür." ifadelerini kullandı.
"Ateşkesi ihlal edenlere karşı net tavır ortaya konmalı"
İran'ın sunduğu 10 maddelik ateşkes planının sadece İran'ı değil; Lübnan, Yemen ve Irak'ı da kapsadığını ve bunun arabulucu ülke Pakistan tarafından da doğrulandığını hatırlatan İmir, "İşgal rejiminin Lübnan'a yönelik saldırılarına ve ABD'nin bu ihlalleri sahiplenmesine karşı başta Pakistan olmak üzere bölge ülkeleri net bir tavır almalıdır. Ateşkesi ihlal eden taraf bellidir. Buna rağmen 'her iki tarafa' itidal ve ateşkese uyma çağrısı yapmak hakkaniyete uygun değildir. İşgal rejimine karşı net bir duruş sergilenmediği için bugün bu ihlallerin tekrarını yaşıyoruz." şeklinde konuştu.
"Umman örneği ortada; bölgenin güvenliği için ABD üsleri kapatılmalı"
Bölge ülkelerinin çaresiz olmadığını, İran'ın 40 günlük süreçte jeopolitik konumunu en iyi şekilde kullanarak ABD ve işgal rejimini ateşkese mecbur bıraktığını belirten İmir, şu ifadeleri kullandı: "Umman'da ABD üssü olmadığı için ne İran'a yönelik bir saldırı gerçekleşti ne de Umman'a yönelik bir misilleme oldu. İki komşu ülke arasında hiçbir sorun yaşanmadı ve Umman bu savaşın dışında kaldı. Ancak topraklarında ABD üssü bulunduran diğer Körfez ülkelerinden kardeş ülke İran'a saldırılar yapıldığı için buralardaki üslere misillemeler gerçekleşti. Bu ülkeler kendilerine ait olmayan bir savaşın bedelini ağır ödediler. Bu tablo Umman örneğinin tüm bölge için emsal olması gerektiğini gösteriyor. Bölgenin güvenliği ve istikrarı için atılması gereken ilk adım ABD üslerinin kapatılmasıdır."
“İşgal rejimi sadece İran için değil; Türkiye de büyük bir tehdittir”
Geçici olan emperyalist güçlerle iş birliği yapmanın kalıcı olan komşu ülkelerle ilişkileri zedelediğini ve bölge güvenliğini tehdit ettiğini vurgulayan İmir, bölgede güçlü bir güvenlik paktına ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.
Siyonist tehlikenin boyutlarına dikkat çeken İmir, sözlerini şöyle tamamladı: "İşgal rejiminin sözde Başbakanı Netanyahu'nun bölgesel güvenlik adımları karşısında sarf ettiği, 'Bizler Şii eksenini hallettikten sonra hedefimiz Sünni ekseni olacaktır' şeklindeki sözleri tehlikenin büyüklüğünü göstermektedir. İşgal rejimi sadece İran veya Lübnan için değil; Suriye, Türkiye, Körfez ülkeleri ve Mısır için de büyük bir tehdittir. Bu tehdidin bugünden görülüp ciddi tedbirler alınması zorunludur."
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.