HÜDA PAR Milletvekili Demir: Fıstık piyasasının denetim mekanizmasına ihtiyacı var

HÜDA PAR Milletvekili Demir: Fıstık piyasasının denetim mekanizmasına ihtiyacı var
HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, fıstık sektörünün tarladan sofraya uzanan sürecinde üretici, tüccar, esnaf, ihracatçı ve tüketiciyi mağdur etmeyecek ve piyasayı dengeleyecek bir düzenleme ve denetleme mekanizmasına ihtiyaç olduğunu söyledi.

HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, Gaziantep İl Başkanı Mustafa Kaya ve beraberindeki heyetle fıstık tarlası, fıstık işletme tesisleri ve Gaziantep Fıstıkçılar Esnaf Odası Başkanı Mesut Kaya'yı ziyaret ederek Antep fıstığı sektörünün sorunlarını değerlendirdi.

Ziyarette, fıstığın üretiminden ticaretine, işlenmesinden ihracatına ve tüketiciye ulaşmasına kadar geçen süreç ele alındı.

"Fıstık sektörünün birçok boyutu var"

Sektörün mevcut durumunu yerinde görmek amacıyla Gaziantep Fıstıkçılar Esnaf Odasını ziyaret ettiklerini belirten Demir "Öncelikle Fıstıkçılar Oda Başkanımızın misafiriyiz. Kendilerini ziyaret etme ihtiyacı hasıl oldu. Sektörün durumunu, sorunlarını, eksiklerini ve ihtiyaçlarını görmek amacıyla bu ziyareti gerçekleştirdik. Kendisi de bizi ağırladı, sağ olsun, ikramlarda bulundu. Fıstık sektörüyle alakalı sorunları birlikte değerlendirdik. Fıstık sektörünün malum birçok boyutu var. Çiftçiyi ilgilendiren boyutu var, tüccarı ilgilendiren boyutu var, ihracatçıya ve tüketiciye bakan yönü var." dedi.

Fıstık sektöründe taraflar arasındaki dengenin korunmasının önemine işaret eden Demir, "Siyaset kurumu olarak bu tarafların mağdur edilmemesini, herkesin kazanmasını, herkesin ekmek yemesini ve temiz bir ticaret ortamının oluşmasını istiyoruz. Dolayısıyla bu dengeyi muhafaza etmek çok önemlidir. Çiftçi, kendi maliyetlerinden ve komisyoncuların ürünlerini ucuza almasından şikayetçi. Komisyoncu arkadaşlar da piyasayı belirleyemediklerinden, arz ve talep dengesini sağlayamadıklarından ve piyasanın sağlam bir zemininin bulunmadığından şikâyet ediyorlar. Bir de işin tüccar kısmı var. Onlar da ayrı bir boyut." ifadelerini kullandı.

"Tarladan sofraya gelene kadar tüketici de yüksek fiyatla karşılaşıyor"

Fıstık sektöründeki en önemli taraflardan birinin tüketici olduğunu belirten Demir, "En önemli taraflardan biri ise tüketicidir. Sonuçta tarladan çıkan fıstığın tüketiciye ulaşmasına kadar geçen süreçte tüketici de fıstığı çok pahalıya yediğini ifade ediyor. Alım gücünü ve enflasyon şartlarını göz önünde bulundurduğumuzda vatandaş fıstığı yeterince tüketemiyor. Bütün bu boyutları değerlendirdik. Tarlaya gittik, tüccarlarımızı, komisyoncularımızı ve aracılarımızı ziyaret ettik. Fabrikalarda işlenen fıstıkları da yerinde görerek değerlendirmelerde bulunduk." şeklinde konuştu.

"Piyasadaki spekülasyonların önüne geçilebilir"

Fıstık piyasasının sağlıklı şekilde işlemesi için düzenleme ve denetleme organına ihtiyaç olduğunu dile getiren Demir, piyasadaki fiyat hareketlerinin kontrol edilebilmesi için bir mekanizmanın oluşturulması gerektiğine değindi.

Demir "Benim anladığım kadarıyla bu işin bir düzenleme ve denetleme organına ciddi şekilde ihtiyacı var. Böylece piyasadaki spekülasyonların önüne geçilebilir. Bu, bir birlik aracılığıyla olabilir. Ya da devletimiz nasıl buğday, arpa ve mercimek gibi ürünlerde alım mekanizmaları oluşturuyorsa fıstık için de benzer bir sistem kurarak piyasayı dengede tutabilir. Şimdi Oda Başkanımızın misafiriyiz. Bu sektörün, özellikle komisyoncular açısından bizim bilmediğimiz sorunlarını da kendisinden dinlemek istiyoruz."dedi.

"Fıstık dağda yetişen, kontrolü zor bir ürün"

Gaziantep Fıstıkçılar Esnaf Odası Başkanı Mesut Kaya ise fıstığın üretim yapısı nedeniyle diğer bazı tarım ürünlerinden farklı olduğunu belirterek, piyasadaki dengenin sağlanmasının zor olduğunu söyledi.

Kaya, "Sayın Vekilim, hoş geldiniz. Ziyaretiniz için teşekkür ederim. Sorularınız için buraya gelmenizden dolayı ayrıca teşekkür ediyorum. Bizim ürünümüz dağda yetişen bir ürün. Kontrolü zor, dolayısıyla piyasada dengede tutulması da zor olan bir ürün. Bu durum beraberinde piyasada birtakım zorlukları getiriyor." ifadelerine yer verdi.

"Destekleme araziye değil, ürüne yapılmalı"

Fıstık üretiminde destekleme modelinin değiştirilmesi gerektiğini belirten Kaya, "Biz desteklemenin araziden ziyade ürüne verilmesini istiyoruz. Neden ürüne verilmesini istiyoruz? Ürüne destek verildiği zaman kalite artacaktır, üretim oranı artacaktır. Herkes ürettiği kadar, kaliteli ürettiği kadar desteklenecektir. Diğer türlü, bütün tarlalara destek verdiğiniz zaman tarlasına hiç bakmayan, hatta belki de hiç fıstığı olmayan insanlar da aynı desteği alabiliyor. İkincisi, ürüne destek verdiğiniz zaman bu ürünün tamamı müstahsil makbuzuyla kayıt altına alınacaktır. Böylece izlenebilir bir süreç ortaya çıkacaktır. Ürünün ne kadarının satıldığını, ne kadarının geride kaldığını, ne kadarının gelecek yıla devrettiğini ve fiyat ortalamasının ne olduğunu daha iyi analiz edebileceğiz. Yurt dışındaki fiyatlarla kıyaslama yapabileceğiz. Elimizde ne kadar ürün kaldığını bileceğiz ve buna yönelik adımlar atacağız. Bu yüzden kesinlikle desteklemenin araziden ziyade ürüne verilmesini istiyoruz." dedi.

"Piyasayı dengeleyecek bir kuruma ihtiyacımız var"

Fıstık piyasasında fiyatların temel olarak arz ve talebe göre oluştuğunu belirten Kaya, üretici ile işletmeci arasındaki dengenin korunması gerektiğini söyleyerek "Bizim piyasamızda fiyatı arz ve talep belirliyor. Arz ve talebin iki ayağı var. Biri çiftçi, diğeri işletmeci ayağıdır. İşletmeci ürünü çok aldığı zaman fiyat yükseliyor. Çiftçi az ürün getirdiği zaman fiyat yükseliyor, çok getirdiği zaman ise fiyat düşüyor. Bunu sübvanse edecek, piyasayı dengeleyecek bir kuruma ihtiyacımız var. Bu kurum nasıl işleyecek? Daha önce bizim Güneydoğu Birliğimiz vardı ancak kapandı. Şu anda böyle bir kurumumuz yok. Böyle bir kurumun olması bizim için olmazsa olmazdır. Fiyat çok yükseldiğinde piyasaya ürün sürerek denge sağlayacak, fiyat çok düştüğünde de piyasadan ürün alarak çiftçinin mağdur olmasını engelleyecek. Yani ürünü ve piyasayı dengeye getirecek bir mekanizmaya ihtiyaç var." şeklinde konuştu.

"Fıstık üretimi 400 bin tona kadar çıkabiliyor"

Fıstık üretiminin yıllara göre değişiklik gösterdiğini, ancak yeni dikilen ağaçlarla birlikte üretim kapasitesinin arttığını belirten Kaya, şöyle devam etti.

"Piyasadaki fiyatların belirlenmesindeki en büyük etken arz ve taleptir. Dışarıdan etkenler olmuyor mu? Elbette oluyor. Ancak bunların etkisi minimum düzeydedir. Çok etkili olabilmeleri için fiyatın çok düşük olması gerekir ki insanlar bu ürünü alıp ambara koysun, depolasın ve piyasaya sürmeyerek fiyatın yükselmesini sağlasın. Ancak bu durumda etkili olabilirler. Bunun dışında normal çalışan mekanizmada bu insanların piyasaya çok fazla müdahale edebilmesi mümkün değil. Çünkü bizim ürünümüz az miktarda üretilen bir ürün değil. En az olduğu yıl yaklaşık 100 bin ton, çok olduğu yıl ise 400 bin ton ürünümüz var. Üstelik her yıl artan bir rekoltemiz söz konusu. Çünkü her yıl yeni yetişen ağaçlarımız ve yeni dikilen fıstıklarımız var. Dolayısıyla rekoltesi gittikçe yükselen bir üründen bahsediyoruz. Bu nedenle bu ürünün fiyatını üç-beş kişinin belirlemesi mümkün değildir."

"Üretici, tüccar ve esnaf mağdur edilmemeli"

Fıstığın ekonomik değerinin yüksek olduğuna dikkat çeken Kaya "Kontrol edilmesi gereken, ekonomik değeri çok yüksek bir üründür. Biz istiyoruz ki bu işten tüccarımız mağdur olmasın, çiftçimiz mağdur olmasın, esnafımız mağdur olmasın, devletimiz mağdur olmasın. Çünkü bu, Allah'ın bize bir ikramıdır. Katma değeri yüksek bir üründür. Allah bunu bize toprakta ikram ediyor. Üretim maliyetleri karşılandıktan sonra ürünün önemli bir kısmı ihraç edildiğinde ülkeye döviz katkısı olarak geri dönüyor. Çünkü bunun ham maddesi topraktır. Bu tür ürünlerin kıymetini bilmemiz gerekiyor. Diğer ürünlerde bir ham madde alıp üretmek zorundasınız. Fıstık ise farklıdır. Maliyetin önemli kısmı üretim sürecindedir. Fıstığın katma değeri oldukça yüksektir. Dediğim gibi, bunun kıymetini bilmemiz ve bu ürüne sahip çıkmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

"Dünyada da fıstık üretimine yönelim var"

Dünyanın farklı ülkelerinde fıstık üretimine yönelik çalışmaların arttığını belirten Kaya "Dünya da bunun farkında. Herkes fıstık yetiştirmeye başladı. İspanya, İtalya, Çin, Özbekistan ve Kazakistan gibi ülkeler şu anda fıstık üretmeye başladı. Bizim bu ürünün arkasında durmamız, buna sahip çıkmamız ve üreticimizi desteklememiz lazım. Bizim üreticimiz bunu üretmeli, bizim tüccarımız bunu satmalı. Bu iki ayağın dengeli olması gerekiyor. Bu iki ayaktan biri eksik olduğu zaman bu iş yürümez. Çiftçi mağdur olursa ürününe bakmaz, üretim yapmaz. Tüccar mağdur olursa ürünü satmaz. İkisinin birlikte, dengeli ve sağlıklı bir şekilde ilerlemesi gerekiyor. Bunun için de iki tarafın mağdur edilmemesi ve iki tarafın da küçümsenmemesi gerekiyor." şeklinde konuştu.

"Ürünün kimde olduğunu görebileceğiz"

Piyasadaki stok ve depolama sorunlarının çözümünde kayıt sisteminin önemine vurgu yapan Kaya "Ambarcılık ve stokçuluk gibi sorunların da ortadan kalkması lazım. Bunlar nasıl ortadan kalkar? Eğer ürüne destek verir ve müstahsil makbuzunu düzenli şekilde sisteme işlersek ürünün kimde olduğunu görebileceğiz. Çünkü bu ürün hem devlet nezdinde hem de borsa nezdinde kayıt altına alınıyor. Bizde borsa kaydı zorunlu, müstahsil makbuzu da zorunlu. Bunların düzenli şekilde işlenmesi gerekiyor." dedi.

Fıstığın üretim maliyetlerinin yanı sıra tarladan piyasaya getirilmesi sırasında ortaya çıkan maliyetlerin de fiyat üzerinde etkili olduğunu belirten Kaya, bu durumun tüketiciye yansıdığını söyledi:

"Kıymetli bir ürünümüz var. Ancak ürünü piyasaya getirme maliyetleri çok yüksek. Bu nedenle fiyatlarımız yüksek çıkıyor. Tüketim de zorlaşıyor. İnsanlar bunu almakta ve tüketmekte zorlanıyor. Çünkü halkın alım gücü şu anda gerçekten düşük. Maalesef dünyadaki savaş ortamı ayrı bir sorun, ülkemizdeki enflasyon ayrı bir sorun. Bu işin birçok sebebi var. Tek bir sebebe bağlamamak gerekiyor."

HÜDA PAR Milletvekili Demir: Fıstık piyasasının denetim mekanizmasına ihtiyacı var

HÜDA PAR Milletvekili Demir: Fıstık piyasasının denetim mekanizmasına ihtiyacı var

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.