Gazze'nin dünyaya açılan sesi Enes eş-Şerif'in şehadetinin üzerinden bir yıl geçti

Gazze'nin dünyaya açılan sesi Enes eş-Şerif'in şehadetinin üzerinden bir yıl geçti
Gazze'deki katliamı, açlığı ve yıkımı dünyaya aktaran Enes eş-Şerif, 10 Ağustos 2025'te siyonist rejimin Gazze kentindeki Şifa Hastanesi önünde gazetecilerin bulunduğu çadıra düzenlediği saldırıda şehit edildi.

Gazze'de yaşananları dünyanın gözleri önüne seren El Cezire muhabiri Enes eş-Şerif, bundan tam bir yıl önce, 10 Ağustos 2025'te siyonist rejimin saldırısıyla şehit edildi.

Henüz 28 yaşında olan eş-Şerif, savaş boyunca özellikle Gazze'nin kuzeyindeki gelişmeleri sahadan aktaran en tanınan gazetecilerden biri haline gelmişti. Bombardıman, kıtlık, zorunlu göç ve sivil kayıpları dünyanın gündemine taşıyan eş-Şerif, Gazze'deki insanların yaşadığı felaketin en önemli tanıklarından biri oldu.

Kamerasını susturmak için hedef aldılar

Eş-Şerif, beraberindeki El Cezire çalışanları Muhammed Kureyka, İbrahim Zaher ve Muhammed Nevfel ile serbest gazeteciler Mü'min Aliwa ve Muhammed el-Halidi ile birlikte Gazze kentindeki Şifa Hastanesi'nin girişinde gazetecilerin kullandığı çadırdaydı.

Siyonist rejimin düzenlediği hava saldırısında gazetecilerin bulunduğu çadır hedef alındı. Saldırıda eş-Şerif ve çalışma arkadaşları şehit oldu.

Saldırının ardından siyonist rejim ordusu, eş-Şerif'i HAMAS'ın silahlı kanadıyla bağlantılı olmakla suçladı. Ancak El Cezire ve basın özgürlüğü kuruluşları bu iddiaları reddederken, söz konusu suçlamaların gazetecinin öldürülmesini meşrulaştırma girişimi olduğu belirtildi.

Birleşmiş Milletler raportörü de eş-Şerif'e yönelik suçlamaların daha önce temelsiz olduğunu belirterek güvenliği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Ölümünden önce dünyaya son kez seslendi

Eş-Şerif'in şehadetinden kısa süre önce paylaştığı görüntüler, Gazze'deki bombardımanın boyutunu bir kez daha ortaya koydu.

Ancak onun geride bıraktığı en güçlü miras yalnızca görüntüler değildi.

Şehit edilmesi ihtimaline karşı daha önce hazırladığı son mesajında eş-Şerif, Gazze'de yaşadığı acılara ve gazetecilik sorumluluğuna vurgu yaptı. Gerçeği olduğu gibi aktarmaktan vazgeçmediğini belirten eş-Şerif, Gazze halkının yaşadığı acıların dünyaya duyurulmasını hayatının temel görevlerinden biri olarak gördü.

Bu mesaj, onun şehadetinden sonra milyonlarca insan tarafından paylaşıldı ve Gazze'de gazeteciliğin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda tanıklık ve hafızayı koruma mücadelesi olduğunu gösteren sembollerden birine dönüştü.

Enes eş-Şerif'in kamerası Gazze'nin hafızası oldu

Eş-Şerif'in şehit edilmesiyle yalnızca bir gazeteci değil, Gazze'deki gelişmeleri her gün dünyanın karşısına çıkaran önemli bir ses de susturulmak istendi.

Ancak onun görüntüleri, haberleri ve son mesajı yaşamaya devam ediyor.

Çünkü eş-Şerif, Gazze'de bombaların altında haber yapan gazetecilerin karşı karşıya olduğu tehlikenin de sembolü haline geldi. Gazze'deki gazeteciler, savaş boyunca sivillerle birlikte saldırıların, yerinden edilmenin ve açlığın ortasında görev yaptı.

Bir yıl sonra Enes eş-Şerif'in adı, Gazze'nin karanlığı içinden dünyaya ulaşan bir kameranın, susturulmak istenen bir hakikatin ve mesleği uğruna hayatını ortaya koyan bir gazetecinin sembolü olarak anılıyor.

Onun kamerası sustu ancak Gazze'nin tanıklığı bitmedi.

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.