Engelliler haftasında “Erişilebilir şehir” çağrısı
10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Şanlıurfa Omurilik Felçlileri Derneği Başkanı Habib Polat, engelli bireylerin yaşadığı temel sorunların başında erişilebilirlik probleminin geldiğini söyledi.
Engelliler Haftası’nın yalnızca belirli günlerde hatırlanmaması gerektiğini belirten Polat, farkındalığın yılın tamamına yayılması gerektiğini ifade etti.
Beklentilerin sadece 10-16 Mayıs veya 3 Aralık Engelliler Günü değil, yılın 365 günü bir farkındalığın oluşturulması olduğunu belirten Polat, kamu kurumlarının bunu önceliğe alması gerektiğini vurguladı.
Özellikle araç sürücülerine çağrıda bulunan Polat, engelli rampaları ve toplu taşıma duraklarının önüne park edilen araçların engelli bireylerin günlük yaşamını ciddi şekilde zorlaştırdığını söyledi.
Polat, “Bir araç sürücüsü için 5 dakika kısa olabilir ama bizim için 5 saat, 10 saat demektir. Bazen bir lavaboya yetişmek bile mümkün olmuyor. Vatandaşlarımızdan özellikle engelli rampalarının önünü kapatmamalarını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Özellikle engelli rampalarının önünü kapatmasınlar”
Engelli vatandaşların da bu şehirde yaşadığını, vatandaşların ona göre hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Polat, “10-16 Mayıs Engelliler Haftası dediğimiz farkındalık haftasıdır. Tabii bu halka ne kadar yansıyor veya kamu kurumlarımıza ne kadar yansıyor, o tartışmalı bir konudur. Bizim beklentimiz sadece 10-16 Mayıs veya 3 Aralık Engelliler Günü değil, yılın 365 günü bir farkındalığın olması gerektiğini düşünüyorum. Bunu da ilk başta kamu kurumlarımızın önceliğe almaları gerekiyor. Kamu kurumlarımız bunu önceliğe alırsa, halka yansıması da tabii ki daha farklı olur. Özellikle araç sahiplerine buradan seslenmek istiyorum. Park alanlarında arabalarını park ederken lütfen arabanın etrafına bir baksınlar. Özellikle o engelli rampalarının önünü kapatmasınlar. Çünkü bazen bu olaylar başımıza geliyor. Trafik polisleri bir şekilde numaralarına ulaşıyorlar, ‘5 dakika sonra geliyorum.’ diyorlar ama o 5 dakika bizim için 5 saattir, 10 saattir. Çünkü her ne kadar da onların yetişmesi gereken bir yer, bir işleri varsa bizim de aynen sosyal hayatta yetişmemiz gereken yerler vardır. Bu en küçüğü, en basiti bir lavaboya yetişmek… Eğer bir araç oradaysa, ben 500 metre yol gelmişsem o araç da benim yolumu kapatmışsa, ben o lavaboya yetişemem. Yani vatandaşların bu konuda duyarlı olmasını bekliyoruz. Özellikle belediye otobüslerinin duraklarına, hatta durakların içine park ediyorlar artık, bırakın yan taraflarını. Yani bu şeylere dikkat etmek gerekiyor, halkın bu konuda duyarlı olması gerekiyor. Çünkü siz nasıl bu şehirde yaşıyorsanız, engelli vatandaşlarımız da bu şehirde yaşıyor. Herkes birbirine muhtaçtır. Biz size ne kadar muhtaç isek siz de bize o kadar muhtaçsınız. Bu konuda duyarlı olmaları gerektiğine inanıyorum.” şeklinde konuştu.
“Şehrimiz engelliler için erişebilir bir şehirdi”
Şanlıurfa’nın en büyük sorununun engelliler için erişilebilirlik olduğunu ifade eden Polat, “Biz şehri bundan 10 sene önce, 15 sene önce özellikle isim de vereyim, Sayın Fakıbaba döneminde hakikaten şehrimiz engelliler için erişebilir bir şehirdi. Çünkü şundan kıyasladığımız zaman bir Gaziantep ile bir Mardin ile Diyarbakır’ ile Adana ile bizim kaldırımlarımız erişebilir olduğu dönemlerde onlarda o erişebilirlik yoktu. Şimdi ise Diyarbakır, Mardin yani hangi şehri sayarsanız sayın, onlar erişebilirlikte 10 sene, 15 sene bizden öndedir. Bu son dönemlerde özellikle belediyelerimizde yapılan çalışmalar biraz göz ardı edilmeye başlandı. Yani özellikle bu engelli rampalarının yapılması standart dışına çıkmaya başladı. Yani evet oraya bir rampa koyuyor ama kullanılabilir mi, kullanılamaz mı orasıyla çok ilgilenilmiyor. Söylediğimiz zaman da şöyle diyorlar: ‘Biz yaptık.’ Yaptık demekle olmuyor, bunun bir standardı vardır. Mesela örnek verirsek Karaköprü Belediyemiz şu anda özellikle kaldırımlarda çok güzel bir çalışma yapıyor. Yani engelli rampasına bile ihtiyaç duymuyoruz. Çünkü kaldırımları yaptığı zaman direkt yolla sıfırlıyor iniş ve çıkışlarını. Arada da gerektiği yerlerde, yaya geçitlerinde veya kaldırım çok uzunsa ortalarına birer veya ikişer tane rampa bırakıyor. Çok kullanılabilir bir şey aslında. Biz bunun Şanlıurfa’ya da yaygınlaşmasını istiyoruz. Eğer bu yapılırsa çok güzel bir çalışma yapılmış olur ama erişebilirlik ile ilgili biz söyleyecek bir kelime bulamıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Sokakta yürürken bir çevrenize bakın”
Şehir ulaşılabilir hale gelmediği sürece engelli bireylerin 4 duvara mahkûm olacağını belirten Polat, “Hayatın içinde olabilmem için özellikle erişebilmem gerekiyor, yani öncelik budur. Eğer bir şehirde erişebilirlik yoksa, engellilerin çoğu zaten 4 duvara mahkumdur. Şu anda Şanlıurfa öyle bir şehir. Yani bugün sokakta yürürken bir çevrenize bakın, kaç tane tekerlekli sandalye veya akülü sandalyeli bulabiliyorsunuz? Kaç tane görme engelli görebiliyorsunuz sokakta? Yani her işin başı gelip erişebilirliğe takılıyor. Eğer biz şehri erişebilir hale getirirsek, 4 duvar arasında olan vatandaşlarımızın tamamı sokağa çıkacaktır ama yapacak bir şey yok. Çünkü söylediğiniz zaman eğer karşı taraf duyarlılık göstermiyorsa, kanuna başvuruyorsunuz, kanun da kâğıt üzerinde kaldığı zaman bir işe yaramıyor. Bugün sayabileceğim yüzlerce, binlerce insan evde dört duvar arasında hapistir. Yani bir an önce bu şehrin hakikaten erişebilir hale gelmesi gerekiyor.” ifadelerine yer verdi.
“Önemli olan o engellinin kendi işini görebilmesidir”
Erişilebilirlik konusunda yetkililerin yardımcı olması gerektiğini vurgulayan Polat, şunları kaydetti:
“Biz aslında bu hafta bir pikniğimiz vardı, önümüzdeki haftaya erteledik. Biz bu yıl hiçbir çalışma yapmadık, bundan önceki yıl da yapmadık. Aslında bunu yapmamızın sebebi yine erişebilirliğe iş geliyor. Çünkü insanları evden çıkaramıyorsanız sizin eliniz kolunuz bağlı hale geliyor. Bizim de şu anda elimiz kolumuz bağlı bir halde. Bu haftadan dolayı değil de her hafta bu haftadır aslında. Şanlıurfa’da bulunan tüm kamu kurumlarına, özellikle belediyelere bu konuda duyarlı olmaları çağrısını yapıyorum. Yılda bir defa veya bir gün gidip 4 tane engelliyi, 4 duvar arasında ziyaret etmektense bugün o engelliler sokakta olsa olay biraz daha farklı duruma düşecek. Biz bir an önce Şanlıurfa’nın erişebilir hale gelmesini talep ediyoruz ki günümüzü de haftamızı da aynen bayramlar gibi kutlayabilelim. Mesela bugün bizim burada bir programımız vardı. Hem sabah hem öğleden sonra biz buraya toplayabildiğimiz, evden çıkarabildiğimiz 20 tane engelliyi geçmedi. Özellikle Büyükşehir Belediyemiz bu konuda hakikaten Engelliler Koordinasyon Merkezi de var, Yaşam Merkezi de var. Şimdi gidip kapının önünden bir engelliyi alıp bir programa götürmek marifet değildir. Önemli olan o engellinin kendi başına bir programa gidebiliyor olmasıdır. Biz bu hafta dolayısıyla bizi sosyal medyada veya sizin yapacağınız haberde görecek olan tüm kamu kurum kuruluşlarının daire başkanlarının, belediye başkanlarının bir an önce bu erişilebilirlikle ilgili çalışmaya eğilmesini talep ediyoruz.” dedi.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.