Ekran bağımlılığına karşı "Ekrandan Sahaya Uyanış" projesi hayata geçirildi
Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü ile Gazi Üniversitesi Nörobilim ve Nöroteknoloji Enstitüsü "Dijitalden Geleneksele: Ekrandan Sahaya Uyanış" projesiyle üniversite öğrencilerinde ekran bağımlılığına karşı farkındalık oluşturmak hedefleniyor.
Spor, geleneksel oyunlar ve bilimsel uygulamaları bir araya getiren projenin Türkiye genelindeki üniversitelere yaygınlaştırılması planlanıyor.
Proje kapsamında Gazi Üniversitesinde düzenlenen farkındalık etkinliğinde kökbörü, sayokan ve midilli gösterileri ile mangala ve dokuz taş gibi geleneksel oyunlara yer verildi. Katılımcılar dijitalleşmenin etkilerini bilim ve spor temelli uygulamalarla deneyimledi.
Ekran kullanımının dikkate etkisi bilişsel testler ve duyu illüzyonu ile gösterildi
Etkinlik alanındaki stantlarda dijital farkındalık ve sağlıklı beslenme konularında bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. NÖROM standında ekran kullanımının dikkat üzerindeki etkilerine yönelik bilişsel testler ve duyu illüzyonu uygulamaları yapıldı.

Gazi Üniversitesi Nörobilim ve Nöroteknoloji Enstitüsü ve Nörobilim ve Nöroteknoloji Mükemmeliyet Ortak Uygulama ve Araştırma Merkezi (NÖROM) Müdürü Prof. Dr. Hayrunnisa Bolay Belen, projenin dijitalleşmenin bireyler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekmek amacıyla başlatıldığını kaydetti.
Uygulanan bilişsel testlerin katılımcıların kendi dikkat performanslarını gözlemlemelerine imkân tanıdığını kaydeden Prof. Dr. Belen, “Bu ilk toplantımızdı. Adı da aslında amacını yansıtıyor, ekrandan sahaya bir uyanış. Spor bilimleri enstitümüzle birlikte dijital dünyanın etkilerine karşı farkındalık oluştururken aynı zamanda bireyleri geleneksel sporlar ve fiziksel aktivitelerle buluşturmayı hedefliyoruz. Bu çalışmanın diğer üniversiteler ve toplum için de örnek olmasını temenni ediyoruz.” dedi.
Ekran süresi kısıtlama bildirimleri dikkat becerisini azaltıyor
Prof. Dr. Belen, son yıllardaki araştırmalarda cep telefonu bildirimleriyle dikkat performansı arasında güçlü ilişkiler tespit ettiklerini belirterek, telefon kullanımının arttığı bireylerde dikkat gerektiren görevlerin tamamlanmasında daha fazla güçlük yaşandığını ifade etti.
Prof. Dr. Belen, NÖROM tarafından yaklaşık 250 üniversite öğrencisi üzerinde yürütülen yeni araştırma kapsamında, cep telefonu bildirimleri ile yoğun sosyal medya kullanımının dikkat süreçlerini olumsuz etkilediğinin belirlendiğini söyledi.
Özellikle gece saatlerinde gelen bildirimlerin uyku kalitesini düşürerek zihinsel ve fiziksel sağlık üzerinde olumsuz sonuçlar doğurduğunu ifade eden Belen, öğrencilerin ders çalışırken dijital uyaranlardan uzak kalmalarını ve belirli zaman dilimlerini “dijital detoks” olarak değerlendirmelerini önerdi.

“Dijitalleşme hayatın bir gerçeği, önemli olan doğru kullanım”
Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Saniye Bilici, dijitalleşmenin çağın bir gerekliliği olduğunu ancak bilinçsiz kullanımın çeşitli sağlık sorunlarına yol açabildiğini belirtti.
Uzun süreli ekran kullanımının obezite, yeme davranışı bozuklukları ve yanlış beden algısı gibi sorunlarla ilişkilendirildiğini ifade eden Prof. Dr. Bilici, geleneksel sporların ve kültürel oyunların gençlerin fiziksel ve sosyal gelişimine katkı sağlayabilecek önemli araçlar olduğunu söyledi.
Yükseköğretim Kurulunun Bilim İletişimi Ofisi tarafından yürütülen Bilim Kafe etkinliklerine de değinen Prof. Dr. Bilici, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve dijital farkındalık konularının bu platformlar aracılığıyla toplumun geniş kesimlerine ulaştırılabileceğini söyledi. Bilici, bilimsel bilgilerin sade ve anlaşılır bir şekilde toplumla paylaşılmasının bilgi kirliliğiyle mücadelede önemli bir rol üstlendiğini vurguladı.

Katılımcılar memnun ayrıldı
Buluşmaya katılan öğrenciler, geleneksel oyunlar ve spor faaliyetleri aracılığıyla dijital ortamların dışında da keyifli ve verimli zaman geçirilebileceğini ifade etti.
Gazi Vakfı Özel Ortaokulu öğrencisi Fatma Nehir Uyruk, yüzme ile uğraştığını belirterek telefon ve tablet gibi cihazların gözlerini bozabileceğini ve dikkati çok dağıttığını dile getirdi. Uyruk, “Arkadaşlarımla oyunlar oynuyorum, spor yapıyorum. Kısa videoları izlediğimiz zaman çok uzun süre odaklanamıyoruz, geleneksel oyunları ve sporları deneyebiliriz.” dedi.
Ortaokul öğrencisi Ayaz Çetin, “Arkadaşlarım ekranla biraz fazla uğraşıyorlar. Bu sosyalleşmelerini etkiliyor. Buraya gelmek benim için faydalı oldu. Eğlenceli, güzel bir etkinlik alanı, geleneksel oyunlardan atla yapılan kökbörü sporunu sevdim. Tenis oynuyorum.” dedi.
Gazi Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Bölümü 2. sınıf öğrencisi Ekin Kanat, “Ekrana bir bildirim geldiği anda bakıyoruz. O bildirimler aslında bizi daha fazla telefona bağlıyor. Spor yapmak sosyalleşmeyi, sağlıklı olmayı çok destekliyor. Dışarıya çıkın, spor yapın. Çünkü bir daha bu zamanlar da geri gelmeyecek.” diye konuştu.


Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.