Ekonomik tecrit büyüyor: İşgal destekçisi ürünlere yönelik boykot kampanyaları küresel boyutta
İbrahim, her ülkenin tüketim alışkanlıklarına göre özelleştirilmiş; özellikle gıda, içecek ve geleneksel Ramazan şerbetlerini hedef alan kampanyalar yürüteceklerini belirtti.
Hurma Boykotu: Özellikle "Medjool" tipi hurmaların boykotuna odaklanılacak. İşgal rejiminin, boykotu delmek için ürünlerin menşeini gizleme veya ambalaj değiştirme gibi yöntemlerine karşı tüketicilerin "barkod ve menşe ülke" kontrolü yapması gerektiği vurgulandı.
Yerel Alternatifler: Kampanya, sadece boykotu değil, aynı zamanda işgalle bağı olmayan "temiz alternatifleri" ve yerel üretimi desteklemeyi de amaçlıyor.
"Boykot takvimi" ve sistematik baskı
Bu yılın başından itibaren "Boykot Takvimi" adlı sistemli bir planın devreye sokulduğu açıklandı. Bu yöntemle; belirli dönemlerde belirli ürün grupları hedef alınarak halkın motivasyonunun sürekliliği sağlanıyor. Destekçi şirketlerin uğradığı ekonomik zararlar raporlanarak halkın boykotun etkisine olan inancı pekiştiriliyor.
Ünlülerin durumu
Boykot edilen ürünlerin reklamını yapan ünlülerin, sosyal medyada ciddi itibar kaybı yaşadığı ve halk nezdinde tepki gördüğü belirtildi.
Küresel tepki ve limanların direnişi
İbrahim, boykotun sadece Arap ve İslam dünyasında değil; Avrupa, Amerika, Asya ve Afrika'da da geniş yankı bulduğunu ifade etti.
İspanya, İtalya, Belçika, Yunanistan, Şili ve Güney Afrika gibi ülkelerde liman işçilerinin, işgale silah veya mühimmat taşıyan gemilere hizmet vermeyi reddetmesi "insani vicdanın zaferi" olarak nitelendirildi.
Hukuki engeller
ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde siyonist lobilerin baskısıyla boykot aktivistlerine hukuki ve idari zorluklar çıkarılsa da, diğer birçok Avrupa ülkesinde sivil toplumun daha özgür hareket edebildiği aktarıldı.
Dev şirketlerde gerileme
Kampanyanın 2023 Ekim ayından bu yana yürüttüğü çalışmaların sonuç verdiği; Carrefour, McDonald's ve Starbucks gibi dev markaların birçok ülkede şubelerini kapatmak zorunda kaldığı veya performanslarının ciddi şekilde gerilediği vurgulandı.
Uzun vadeli stratejik seçenek
Enes İbrahim, boykotun sadece savaş dönemine özgü bir tepki değil, işgal sona erene kadar sürecek stratejik bir mücadele yöntemi ve bir yaşam biçimi haline gelmesi gerektiğini belirtti. İşgalin siyasi ve ahlaki tecridini derinleştirmenin, Filistin halkına verilecek en somut desteklerden biri olduğu ifade edildi.
Arap ve İslam ulusunun kitlelerine ve dünyanın özgür insanlarına boykotu bir yaşam biçimi ve günlük uygulama haline getirmeleri çağrısında bulunan İbrahim, işgalin yöntemlerini değiştirse bile, adaletsizlik ve saldırganlığa dayandığı sürece suçlarına son vermeyeceği konusunda uyardı.
İbrahim, “Boykot” kampanyasının Ekim 2023'te küresel halk devrimlerine yanıt olarak kurulduğunu ve kısa sürede ekonomik boykotlar konusunda uzmanlaşmış bir referans noktasına, çabaları koordine etme ve nitelikli girişimler başlatma platformuna dönüşebildiğini belirterek sözlerini tamamladı.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.