Eğitimci Sarıtaç: Gelecek ehline emanet edilmeli
Sarıtaç, son dönemde Türkiye'de yaşanan üzücü gelişmelerin, eğitim alanında daha derin bir sorgulamayı zorunlu kıldığını ifade etti.
Sarıtaç, eğitimin ihmal edilebilecek ya da yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak görülemeyeceğini belirterek, yaşanan toplumsal kırılmaların ve değer erozyonunun temelinde doğrudan ya da dolaylı olarak eğitimle ilgili eksikliklerin bulunduğunu dile getirdi.
Mevcut tablonun yalnızca bireysel hatalardan kaynaklanmadığını, aynı zamanda sistemsel bir yaklaşımın sonucu olduğunu kaydeden Sarıtaç, eğitimin ruhunu anlamayan, sınıfa girmemiş, bir öğrencinin gözündeki heyecanı, kırılganlığı ve umudu birebir yaşamamış kişilerin eğitimde söz sahibi olması; bu kopuşun en önemli nedenlerinden biri olduğunu ifade etti.
Eğitimin sadece bilgi aktarmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Sarıtaç, eğitimin karakter inşa etmek, değer kazandırmak ve bireyi topluma faydalı bir insan olarak yetiştirmek anlamına geldiğini belirtti. Bu sürecin merkezinde öğretmenin yer aldığını ifade eden Sarıtaç, öğretmenlik deneyimi olmayan bir anlayışın sağlıklı bir eğitim sistemi kuramayacağını söyledi.
Son dönemde artan toplumsal hassasiyetler, gençler arasında gözlemlenen yön arayışları, değer karmaşaları ve aidiyet problemlerine de dikkat çeken Sarıtaç, eğitimin kimler tarafından ve hangi anlayışla yönetildiği sorusunun her zamankinden daha kritik hale geldiğini kaydetti.
Eğitimin yalnızca yatırım ve büyüme hedefleriyle ele alınmasının, insan yetiştirme misyonunu geri plana ittiğini belirten Sarıtaç, bunun bedelinin tüm toplum tarafından ödendiğini ifade etti.
Okul açmanın bir bina yapmak değil, bir gelecek inşa etmek anlamına geldiğini vurgulayan Sarıtaç, eğitim yöneticiliğinin sadece yönetmek değil; anlamak, hissetmek ve rehberlik etmek olduğunu söyledi.
Bu nedenle eğitim kurumlarının başında, eğitimci kimliği taşıyan, sınıf deneyimi olan ve öğrenciyi yakından tanıyan kişilerin bulunması gerektiğini dile getirdi.
Aksi halde eğitimde alınan yanlış kararların zamanla toplumsal sorunlara dönüştüğünü belirten Sarıtaç, bugün yaşanan birçok problemin temelinde bu yanlış yaklaşımların yer aldığını ifade etti.
Sarıtaç, açıklamasının sonunda eğitimin ehil ellere verilmemesi durumunda yalnızca kalitenin düşmeyeceğini, aynı zamanda toplumun geleceğinin de risk altına gireceğini belirterek, "Eğitim yeniden özüne döndürülmeli; liyakat, tecrübe ve eğitimci kimliği vazgeçilmez bir kriter haline getirilmelidir. Çünkü güçlü bir toplumun temeli, güçlü bir eğitimden; güçlü bir eğitim ise gerçek eğitimcilerden doğar." dedi.
Kaynak:İLKHA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.