Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Savaş uzadıkça ekonomik maliyet artacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Savaş uzadıkça ekonomik maliyet artacak
Diyarbakır'da iş adamlarıyla bir araya gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, savaşın dünya ekonomisi üzerindeki etkilerinden söz ederek sürecin devam etmesi halinde mevcut maliyetlerin artabileceğine dikkat çekti.

Bir dizi temaslarda bulunmak üzere Diyarbakır'a gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir otelin toplantı salonunda iş adamlarıyla buluştu.

Programda konuşan Yılmaz, teknolojinin dengeler üzerinde oluşturduğu değişimler, savaşın başta bölge olmak üzere dünya ekonomisine etkisi ve terörsüz Türkiye süreçlerini ele aldı.

Dünyanın farklı bir dönemden geçtiğini ve dünyayı anlamadan bölgeyi konuşmanın eksik kalacağını kaydeden Yılmaz, bu durumun ekonomide olduğu gibi siyasette de geçerli olduğunun altını çizdi.

"Güç siyasetinin ön plana çıktığı bir dönemden geçiyoruz"

Konuyu ekonomik ve siyasi boyutlarıyla aktaran Yılmaz, "Ekonomik taraftan baktığımızda, savaşların tartışıldığı, korumacılık eğilimlerinin yükseldiği ve ticaretteki eski koşulların dönüştüğü bir dönemdeyiz. Siyasi olarak baktığımızda da aynı tabloyla karşı karşıyayız. Güç siyasetinin ön plana çıktığı, hukukun, insan haklarının ve demokratik kavramların zayıfladığı; adaletin ve merhametin neredeyse hiç akla gelmediği bir dönemden geçiyoruz." dedi.

Bu tür dönemleri çok riskli dönemler olarak değerlendiren Yılmaz, "Aynı zamanda böyle dönemlerde sağlam duruş sergileyenler orta ve uzun vadede mutlaka kazançlı çıkacaklardır. Bu yaşanan sürecin mutlaka sona ereceğine inanıyorum. İşte bu süreçte toplum olarak sağlam ve sağlıklı bir duruş sergilememiz son derece önemlidir. Bir taraftan ayaklarımız yere basacak, gözümüzü gerçeklere kapatmayacağız; diğer taraftan da orta ve uzun vadede gitmek istediğimiz yeri hiçbir zaman ihmal etmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.

"Eski yüksek büyümeler ve büyümeyi aşan liberal küresel düzen artık ortada yok"

Yılmaz, "Bu dönemin ekonomik yansımasına bakacak olursak, dünyada büyümenin ve ticaretin tarihî ortalamaların altında seyrettiği bir dönemdeyiz. O eski yüksek büyümeler ve büyümeyi aşan liberal küresel düzen artık ortada yok. Geçen yıl dünya ekonomisi yüzde 3 oranında büyüdü; bu yıl da aşağı yukarı aynı oranda büyümesi bekleniyordu. Muhtemelen yaşadığımız savaş nedeniyle bu oranın daha aşağı gelme ihtimali var. Daha önce ticaret büyümenin önünde giderdi; ancak son dönemlerde ticaretteki büyüme, ekonomik büyümenin altına düşmeye başladı. Çünkü ülkeler kapanıyor, korumacılık ön plana çıkıyor. Bu durum, liberal ekonomik düzenin dönüştüğünü gösteren en önemli unsurlardan biridir. Ticaretin büyümenin altında kalması bunun en açık göstergesidir." diye belirtti.

"Teknolojide çok ciddi dönüşümlerin olduğu bir dönemdeyiz" diyerek konuşmasını sürdüren Yılmaz, "Dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni üretim biçimleri ortaya çıkarmaktadır. Bazı mesleklerin tamamen ortadan kalkacağı söylenmektedir; kalkmasa bile mesleklerin icra ediliş biçiminin değişeceği ifade edilmektedir. Dolayısıyla yalnızca ekonomik değil; sosyal hayatı, eğitimi, tarımı ve hayatın her alanını değiştiren büyük bir dijital dönüşüm süreci yaşamaktayız." ifadelerine yer verdi.

"Türkiye ekonomisi son 6 yıllık dönemde 100’den 135’e ulaşmıştır"

Ekonomide büyüme oranlarını da konuşan Yılmaz, "Türkiye Cumhuriyeti olarak bu süreçleri iyi yönettiğimize inanıyoruz. Pandemi ile 2025 arasındaki 6 yıllık dönemi ele alacak olursak, dünya ekonomisi 100’den 118’e çıkabilmişken Türkiye ekonomisi aynı dönemde 100’den 135’e ulaşmıştır. Yani reel tarafta dünyanın neredeyse iki katı kadar bir büyüme gerçekleştirmişizdir. Bunu yaparken finansal dengelerimizde bazı sorunlar ve sıkıntılar ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla şimdi bu finansal dengelere yoğunlaşmış durumdayız. Enflasyonu daha aşağı seviyelere çekmeye gayret ediyoruz. Bunu yaparken de büyümüş ekonomimizi olabildiğince korumaya ve geliştirmeye çalışıyoruz." dedi.

Türkiye'nin sadece tüketim üzerinden büyümeyen; yatırım, üretim ve ihracatla büyüyebilen; sadece iç taleple değil, dış taleple de büyüyen bir anlayış içinde ilerlediğini söyleyen Yılmaz, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

"Böyle bir yaklaşımla enflasyonu da aşağı çekeceğimize inanıyoruz. Bunlar kolay sorunlar değildir. Enflasyonu düşürürken büyümeyi belli bir seviyede tutabilmek ciddi bir çaba gerektirir. Kolay bir iş değildir. Ancak biz son 3 yıldır bunu başarıyoruz. Yüzde 5 düzeyinde ve dünya ortalamasının üzerinde bir büyümeyi sürdürürken, yatırımlarımızı ve ihracatımızı artırıyor; işsizliğimizi tek haneli seviyede tutuyoruz. Aynı zamanda enflasyonu da düşürüyoruz. En son enflasyonumuz yüzde 30,7 seviyesine gelmiştir. Ancak maalesef son yaşadığımız gelişmeler özellikle tarımda geçen yıldan itibaren yaşanan kuraklık ve don olayları gıda fiyatlarını etkileyerek enflasyon patikamızı olumsuz etkilemiştir. Diğer taraftan, temel mallarda enflasyon yüzde 16’ya kadar düşmüştür; ancak hizmet enflasyonu geriden gelmektedir. Bu yıl yüzde 20’nin altını görmeyi hedefliyoruz. Ancak bölgemizde yaşanan savaş ve gelişmeler, maalesef tüm dünyada bu görünümü etkilemiştir." diye kaydetti.

"Hürmüz Boğazı’nın kapatılması risklerle enerji piyasaları üzerinde ciddi etkiler oluşturmuştur"

Bölgedeki savaşların ekonomiye etkilerinden de söz eden Yılmaz, "Savaş ve savaşın tetiklediği gelişmeler, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması gibi risklerle enerji piyasaları üzerinde ciddi etkiler oluşturmuştur. Çünkü bu bölge, petrolün yüzde 20’sinin ve sıvılaştırılmış doğalgazın yüzde 25’inin dünyaya arz edildiği kritik bir bölgedir. Aynı zamanda gübre üretimi açısından da son derece önemli bir merkezdir. Dolayısıyla yaşanan savaş, büyük insani ve çevresel maliyetler üretmenin yanı sıra bölge ve dünya ekonomisini de etkilemeye başlamıştır. Dünya piyasalarında petrol fiyatlarının günlük açıklamalara göre hareket ettiği zorlu bir dönemden geçiyoruz." şeklinde konuştu.

Savaş sürecinde Türkiye'nin üstlendiği barışçıl role de dikkat çeken Yılmaz, "Türkiye Cumhuriyeti olarak bu savaşın çıkmaması için büyük gayret gösterdik. Ancak maalesef İsrail’in kışkırtmaları ve ABD-İsrail-İran hattındaki saldırılarla birlikte bu savaş başlamış ve bugünkü noktaya gelmiştir. Bu süreçte komşu ülkelere yönelik saldırılar da yaşanmış ve tablo daha da karmaşık hâle gelmiştir. Şimdi tüm gücümüzle bu savaşın bir an önce sona ermesi için çalışıyoruz. Tüm diplomatik imkânlarımızı bu doğrultuda kullanıyoruz. Savaş ne kadar uzarsa, maliyeti de o kadar artacak ve derinleşecektir. Savaşın kapsamı ve süresi, ortaya çıkacak maliyetleri belirleyecektir." ifadelerine yer verdi.

"israilin etnik kimlikler ve mezhepler üzerinden bölgedeki insanları kışkırtmaya düşürmeye çalıştığını görüyoruz"

Şu anda savaş tamamen bitmiş olsa dahi, tahribatının etkileri bir süre daha devam edeceğini vurgulayan Yılmaz, son dönemde ilan edilen ateşkesin kalıcı bir barışla sonuçlanması temennisinde bulundu.

Yaşanan savaş sürecinde ortaya atılmak istenen mezhepsel gerginlik ve etnik kimlik kışkırtmalarına da değinen Yılmaz, şunları söyledi:

"Bu savaşta, gerek İran’da gerekse birtakım çevrelerde, özellikle israil başta olmak üzere, etnik kimlikler ve mezhepler üzerinden bölgedeki insanları kışkırtmaya, birbirine düşürmeye çalışan güçler olduğunu da görüyoruz. Biz, İran’ın toprak bütünlüğünden, egemenliğinden ve İran’ı oluşturan tüm etnik yapılar ile mezheplerle birlikte sağlam bir şekilde ayakta kalmasından yanayız. Bu tavrımızı da her fırsatta ortaya koyuyoruz. Bu bilinci gösteren bölgede yaşayan tüm halklara, tüm inanç gruplarına da şükranlarımızı sunuyoruz. Burada, Türkiye’de yürütülen terörsüz Türkiye sürecinin de olumlu katkılarının olduğunun altını çizmek isterim."

Yılmaz, "Türkiye Cumhuriyeti olarak cumhuriyetin ikinci yüzyılındayız. Bu yüzyıl, kardeşliğin ve huzurun yüzyılı olacak. Geldiğimiz noktada, Mecliste oluşturulan komisyon ve bu komisyonda, bir grup hariç olmak üzere, tüm partilerin destek vermesiyle ortaya çıkan bir rapor bulunmaktadır. Bu kapsamda yeni bir aşamaya geldiğimizi ifade edebilirim. Suriye’de yaşanan gelişmelerin, inşallah İran’da da barış iklimiyle buluşmasıyla, bu sürecin çok daha hızlı bir şekilde ilerlemesi gerekmektedir." dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Savaş uzadıkça ekonomik maliyet artacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Savaş uzadıkça ekonomik maliyet artacak

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.