Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, "Uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz. Hem Türkiye hem dost Venezuela halkı için en iyisi neyse onu yapmanın gayretindeyiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

81 vilayetimizin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinde bizleri takip eden tüm vatandaşlarımı buradan saygıyla selamlıyorum. Dünyada, bölgemizde, ülkemizde önemli gelişmelerin yaşandığı bir seneyi daha geride bırakıp büyük umutlarla 2026 yılını karşıladık.

Öncelikle yeni yılın ülkemize, milletimize, başta mazlumlar olmak üzere tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyor, aziz milletimize huzur, kardeşlik ve bereket dolu bir yıl temenni ediyorum.

Ezelden ebede biriz ve beraberiz. 27 Aralık'ta vefatının 89. sene-i devriyesinde bir kez daha rahmetle andığımız İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif'in Safahat'ından süzülen şu mısralar bizim pusulamızdır. Bakınız ne diyor o büyük şair: 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.'

İşte bu şuurla tefrikayı, fitneyi, bozgunculuğu kapımıza yaklaştırmadan ebedi ve ezeli kardeşliğimize hep birlikte sıkı sıkıya sarılmamız gerekiyor.

Elbette bunu söylerken şunu da aklımızdan çıkarmıyoruz: Bir dağ ne kadar uluysa başındaki duman da o derece koyu olur. Bizi de ayırmak isteyenler, aramıza nifak sokmak isteyenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler daima olmuştur ve olacaktır.

Bölgemizi kan deryasına çevirmek için türlü tuzaklar kuranlar, her şeyden önce bizi denklem dışına itmeye çalışacaklardır. Ama biz bu oyunlara inşallah gelmeyeceğiz.

Merhum Akif'in 'ittihad yaşatır, yükseltir; tefrika yakar, öldürür' ikazını her zaman zihnimizin bir köşesinde tutacağız. Söz konusu Türkiye olunca, Türkiye'nin huzuru, güvenliği, bekası olunca ayrılıklarımızı bir tarafa bırakıp birbirimize daha sıkı kenetleneceğiz. 86 milyon hep beraber yıkılmaz, aşılmaz, sarsılmaz bir duvar olacağız.

Ülkemizin önünde aralanan fırsat penceresini ardına kadar açacak bu imkânın sabote edilmesine izin vermeyeceğiz.

Terörsüz Türkiye sürecini kararlılıkla devam ettirerek 40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz.

İnşallah bunu da suhuletle, sabırla, sağduyuyla yapacağız. Terörün karanlık gölgesinin olmadığı bir ülkede ve bölgede yaşamanın getireceği büyük kazanımlara odaklanarak bu hedefimize ulaşacağız.

2026 yılının ilk kabine toplantısını biraz önce gerçekleştirdik. Güvenlik, dış politika, ekonomi ve sosyal politikalar başta olmak üzere birçok kritik meseleyi etraflıca değerlendirdik.

Milletimizin hayrına olacak önemli kararlar aldık. Bunlara geçmeden evvel son üç haftada millete hizmet yolunda neler yaptığımızı şöyle özetin özeti mahiyetinde sizlerle paylaşmak istiyorum.

Değerli vatandaşlarım, aziz kardeşlerim, 16 Aralık'ta 'Barış, İstikrar ve Refah Üreten Dış Politika' temasıyla düzenlenen 16. Büyükelçiler Konferansı'nda dünyanın dört bir yanında devletimizi başarıyla temsil eden büyükelçilerimizle bir araya geldim.

Belirsizliğin arttığı, çıkar kavgasının kızıştığı mevcut küresel konjonktürde hem diplomatik zeminde hem de diğer alanlarda güçlü bir varlık gösteriyoruz.

Hiç çekinmeden, eğilmeden, bükülmeden, hiç kimseye minnet etmeden ülkemizin hak ve hukukunu her platformda cesaretle savunuyoruz.

Ana muhalefetin başındaki zat gibi yabancılardan beş dakikacık ilgi dilenmiyor, muhataplarımıza beş dakikalık bir görüşme için yalvarmıyoruz.

Türkiye dünyanın her tarafında adaleti, meşruiyeti ve uluslararası hukuku savunan ülkelerin en başındadır. Gazze'den Suriye'ye nerede bir haksızlık, hukuksuzluk ve zulüm varsa tavrımızı çok net biçimde ortaya koyduk. Açık söylüyorum; ilkelerimiz söz konusu olduğunda komplekse kapılmayız.

Bu hakikati ana muhalefetin başındaki zat bilmese de Afrika'dan Latin Amerika'ya dostlarımız ve kardeşlerimiz iyi bilmektedir.

Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı iç siyasette olduğu gibi dış politikada da üçüncü sınıf bir popülizm yapmaktadır. Bu zatın ne dediği, neyi savunduğu bile belli değildir.

CHP Genel Başkanı'nın isabetli tek bir öngörüsünü bulamazsınız. Ne Karadeniz'de ne Doğu Akdeniz'de ne Gazze soykırımında ne Libya ne de Suriye konusunda tutarlı, vicdanlı, omurgalı hiçbir duruşları yok.

Tek bildikleri hükümetimize karşı çıkmak, bizim ak dediğimize kara, doğru dediğimize yanlış demek. Rusya-Ukrayna krizinin ilk günlerinde şimdi karşılarında süklüm püklüm oldukları güç odaklarının işaretiyle hükümetimizi eleştirenler bunlardı.

Suriye'nin devrik lideri ülkesinden kaçarken Esad'la görüşülmeli diyenler bunlardı. Karabağ'ın 44 günlük vatan muharebesinde Ermeni diasporasıyla söz birliği içinde Can Azerbaycan'ı desteklememize karşı çıkanlar bunlardı.

Gazze soykırımında Filistin direnişine terör yaftası vuranlar bunlardı. Yıllarca Türkiye'yi DEAŞ'a destek vermekle suçlayanlar bunlardı. Avrupa'ya Türkiye'yi şikayet turları düzenleyenler bunlardı. Kendi ülkelerine müdahaleyi savunanları tebrik sırasına girenler bunlardı. Dış politikada omurga nedir, ilke nedir, milli menfaat nedir bilmeyenler yine bunlardı. Bugün bize ahkam kesen ana muhalefet yöneticileriydi.

Şimdi çıkmışlar akıllarınca bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Kimse kusura bakmasın ama bunun adı yüzsüzlüktür. Muhalefet iktidar yıpransın da Türkiye'ye ne olursa olsun mantığıyla hareket edemez. Böyle bir sorumsuzluğun içinde olamaz. Dahası bu kadar basiretsizlikten sonra bırakın ana muhalefetin bize laf söylemesini bu konularda ağızlarını dahi açmaması gerekir.

Şurası da çok enteresan. Ülkemizden 11 bin kilometre ötede Türkiye ile yakın dostluk ilişkisi olan bir ülkede müessif bir hadise yaşanıyor. CHP Genel Başkanı'nın aklına ilk gelen bize saldırmak, bize sataşmak oluyor.

Şimdi çeşitli fotoğraflar üzerinden bize mesaj vermek oluyor. Allah aşkına bu patolojik bir ruh halinin işareti değilse nedir? Siyasette kutuplaşmayı bu provokatif üslupla mı azaltacaksınız? İç cephemizin tahkim edilmesine böyle mi destek olacaksınız? Dünyanın içinden geçtiği bu zor dönemde Türkiye'nin hak ve hukukunu böyle mi koruyacaksınız?

Aziz milletim, biz tabii ki bunlara kulak asmayacak, çirkin tahriklere gelmeyeceğiz. Gerekirse bin düşünüp bir söyleyecek Türkiye'nin menfaatlerini her daim koruyacak, kollayacak ve yücelteceğiz.

Çünkü bizim üzerimizde milletin emaneti var. Bizim üzerimizde 86 milyonun hakkı var, sorumluluğu var. Bizim omuzlarımızda umutlarını büyük ve güçlü Türkiye'ye bağlamış yüz milyonların mesuliyeti var.

Hep söylüyorum; bizim sırtımızda yumurta küfesi var. Bakın biz iç politikayı da dış politikayı da ilkelerle yapan, akılla ve vicdanla yapan bir hükümetiz.

Dünyanın neresinde olursa olsun siyasi meşruiyeti ve uluslararası hukuku ihlal eden hiçbir eylemi tasvip etmeyiz.

Venezuela meselesinde de hem Türkiye için hem dost Venezuela halkı için en iyisi, en doğrusu neyse onu yapmanın gayreti içerisindeyiz.

Sayın Maduro ve Venezuela halkı milletimizin dostu olduğunu pek çok kez göstermiştir. İki dost ülke olarak zor günlerimizde birbirimizle dayanışma içinde olmaya önem ve öncelik verdik.

Bugün de aynı anlayışla hareket ediyoruz. Şurası bir gerçek ki ülkelerin egemenlik haklarının ihlal edilmesi ve uluslararası hukukun çiğnenmesi küresel düzeyde ciddi komplikasyonlara yol açabilecek riskli adımlardır.

Hukukun gücü yerine gücün hukukunun egemen olduğu bir dünyada istikrarsızlık, kriz, çatışma eksik olmaz.

Biz Türkiye olarak ne bölgemizde ne başka coğrafyalarda kaos, kargaşa ve gerilim olmasını asla istemeyiz.

Kurallara dayalı uluslararası sistemin korunması bu bakımdan önemlidir. Bugünkü kabine toplantımızda ilgili birimlerimizin derlediği güncel bilgiler ışığında Venezuela vakasını enine boyuna değerlendirdik.

Amerikan Başkanı Sayın Trump'la telefon görüşmemizde de ülkemizin hassasiyetlerini kendisine ilettik. Venezuela'nın istikrarsızlığa sürüklenmemesi gerektiğinin altını çizdik.

Türkiye ve Türkiye milleti refah, huzur, kalkınma mücadelelerinde dost Venezuela halkının yanında olmaya devam edecektir.

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.