Çekirge yoğunluğuna karşı uzmanından “Panik yapmayın” çağrısı

Çekirge yoğunluğuna karşı uzmanından “Panik yapmayın” çağrısı
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cem Özkan, son günlerde birçok kentte görülen çekirge yoğunluğunun bir istila olmadığını belirterek, görülen türlerin Türkiye'de yaşayan yerli çekirgeler olduğunu söyledi.

Toplumda “çekirgelerin yüksek katlara çıktığı, uçtuğu, zıpladığı, büyük bacakları bulunduğu ve insanlara zarar verebileceği” yönünde korku oluştuğunu anlatan Özkan, asıl dikkatli olması gereken kesimin çiftçiler olduğunu söyledi. Çiftçilerin zararlı türleri tüketicilere göre daha iyi tanıdığını belirten Özkan, mevcut durumda endişe edilecek bir tablo bulunmadığını ifade etti.

Çekirgelerin bir ülkeden diğerine, şehirler arasında, hatta kıtadan kıtaya göç edebildiğini dile getiren Özkan, bugün dünyada tespit edilmiş 10 binden fazla çekirge türü bulunduğunu, bunların 150’den fazlasının Türkiye’de yaşadığını kaydetti.

Zengin biyolojik çeşitliliğin birçok ülkede bilim, sanat, tasarım ve edebiyatta değerlendirildiğine dikkat çeken Özkan, Türkiye’de ise bu çeşitliliğin çoğu zaman korku ya da zarar unsuru olarak görüldüğünü söyledi.

Bazı çekirge türlerinin toplu yaşadığını ve olağanüstü çoğalma yeteneğine sahip olduğunu belirten Özkan, istilacı bir sürünün yemyeşil bir alanı 15-20 saniyede karartıp bitki örtüsünü ortadan kaldırabileceğini ancak bunun her zaman gerçekleşmeyeceğini vurguladı.

Özkan, “Yapılan çalışmalarda bunun istilacı bir tür olmadığı görülüyor. ‘İstilacı’ diyebilmemiz için Türkiye’de yaşamayan, egzotik bir tür olması gerekir. Bu yerli bir tür. Dolayısıyla şu anda çiftçilerin korkacağı bir durum söz konusu değil. Ancak çiftçilerimiz böcekleri sürekli izlemeli, yoğunluk ekonomik zarar eşiğine geldiğinde gerekli mücadele yapılmalı.” dedi.

"Artışın nedenleri sıcaklık ve yağış"

Çekirge sayısındaki artışın göç ya da istila olarak yorumlanmaması gerektiğini ifade eden Özkan, böceklerin soğukkanlı, diğer bir ifadeyle poikilotermal canlılar olduğunu ve sıcaklıktan çok etkilendiğini anlattı.

Özkan, “ani sıcaklık artışı” ile yıl içindeki “yağış ve nem artışının” popülasyondaki yükselişin iki temel nedeni olduğunu belirtti.

“Bir-iki santigrat derece sıcaklık artışı bile böceklerin olağanüstü çoğalması için yeterli. Yağış ve sıcaklık, böceklerin sayısının hızla artmasına neden oldu.” diyen Özkan, bir santigrat derecelik artışın böcek popülasyonunu üç ile beş kat artırabileceğini kaydetti.

Popülasyonlardaki ani iniş ve çıkışların, özellikle istilacı türlerde, ekolojik dengenin bozulduğuna ve küresel iklim değişikliğinin etkilerine işaret edebileceğini belirten Özkan, çevrenin kirletilmemesi ve karbon salınımının azaltılması gerektiğini vurguladı.

Özkan, ekolojik dengenin bozulmasının istilacı türleri ve aşırı popülasyon artışlarını beraberinde getirebileceğini, bundan en fazla insanın zarar göreceğini ifade etti.

“İnsanlar için zehirli bir durum veya saldırı söz konusu değil”

Vatandaşlara korkmamaları ve çekirgeleri araştırmaları tavsiyesinde bulunan Özkan, çekirgelerin insanlar için zehirli olmadığını ve insanlara saldırmadığını söyledi. Bazı çekirgelerin bitkilerle, bazılarının ise diğer böceklerle beslendiğini belirten Özkan, etçil türlerin dahi kendilerinden fiziksel olarak çok daha büyük olan insanlara yönelmediğini kaydetti.

Özkan, çekirgelerin binalara girmesini önlemek için sineklik kullanılabileceğini, evde görülen çekirgeler için hemen tarım ilacı kullanılmaması gerektiğini vurguladı. Özkan, bilinçsiz ilaçlamanın direnç gelişimine yol açarak sorunu büyütebileceği uyarısında bulundu.

Özkan, “Biraz sakin olsunlar. Ekonomik zarar eşiği geçildiğinde gerekli müdahaleler yapılacaktır. Tarımsal alanda popülasyon çok artarsa kayıplar olabilir; bu konuyla Tarım ve Orman Bakanlığı ilgileniyor. Şu anda panik olacak bir şey yok. Sıcaklık geçince denge kurulacak. 10-15 gün içinde çekirge sorununun kendiliğinden azalacağını düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

“Böceklerin olmadığı bir dünya düşünemeyiz”

Dünyadaki yaklaşık bir buçuk milyon hayvan türünün bir milyonunu böceklerin oluşturduğunu belirten Özkan, böceklerin havada, suda, karada, denizde ve evlerde bulunduğunu; böceksiz bir dünyanın düşünülemeyeceğini söyledi. Böceklerin verdiği zararın bir mesaj olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Özkan, yararlarının da araştırılması çağrısında bulundu.

"Doğal denge yeniden kurulacak"

Çekirge artışıyla aynı dönemde martı ve karga sayısının da yükseldiğine işaret eden Özkan, canlıların birbirleriyle denge içinde olduğunu, böcek olmadığında kuşların da olmayacağını söyledi. Özellikle İstanbul’daki durumun bir süre izlenmesi gerektiğini belirten Özkan, kuşların çekirgelerle beslenmesiyle bozulan dengenin yeniden kurulacağını ifade etti.

“Doğanın böyle harika işleri var. Biz böceklere ve diğer hayvanlara muhtacız. Onları yok etmeye çalışırsak çok daha fazla zarar görürüz. Korkunun çaresi bilgidir.” diyen Özkan, iklim değişikliği nedeniyle böceklerin dünya genelinde kendilerine daha uygun bölgelere göç ettiğini, sıcaklık arttıkça Türkiye’de daha önce bulunmayan türlerin de gelebileceğini, benzer durumun bitkiler için de geçerli olduğunu anlattı.

Özkan, “Kısa vadede yapacağımız en güzel iş panik yapmamak, bilim insanlarını ve Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerini dinlemek, doğadan korkmamak. Doğadan öğrenecek çok şey var.” dedi.

Çekirge yoğunluğuna karşı uzmanından “Panik yapmayın” çağrısı

Çekirge yoğunluğuna karşı uzmanından “Panik yapmayın” çağrısı

Kaynak:İLKHA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.